Ana içeriğe geç

Erkek işe şortla gelmesin

The Atlantic yazarı Gilad Edelman, ofislerdeki erkek şortu yasağını "modanın en anlamsız kuralı" olarak nitelendirip "bacak özgürlüğü" çağrısı yapsa da, iş dünyasının kurumsal kimliği bu durumu farklı bir perspektiften değerlendiriyor. Peki, şort gerçekten ofis disipliniyle bağdaşıyor mu?

Erkek işe şortla gelmesin
Odatv
16

Kravatı astık, ceketi çıkardık, pantolonun boylarıysa hâlâ sabit... Hafta sonu güneşin altında özgürce dolaşılan şortlar, pazartesi sabahı ofis kapısında "uygunsuz" damgası yiyor.

Modern çalışma hayatı, Zoom toplantılarına eşofman altıyla katıldığımız, "casual Friday" kavramının haftanın her gününe yayıldığı hibrit bir düzene evrildi. Ancak erkeklerin diz kapağını açıkta bırakan şortlar ofis yasaklarının en başında yer alıyor. The Atlantic yazarı Gilad Edelman, bu durumu "modanın en anlamsız kuralı" ilan edip erkekleri bacaklarını özgür bırakmaya çağırsa da, kurumsal dünyanın sarsılmaz kuralları bu "özgürlük" çağrısına henüz sıcak bakmıyor.

Kimi "konfor" diyor, kimi "disiplin"; gelin, beyaz yakalı dünyanın bu sıcak polemiğine yakından bakalım.

ÖZGÜRLÜK İLANI MI, DİSİPLİN KOPUŞU MU?

The Atlantic yazarı Gilad Edelman, pandemi sonrası değişen hibrit çalışma düzenini ve Zoom toplantılarındaki rahatlığı gerekçe göstererek şort yasağını eleştiriyor. Edelman’a göre, kravatın artık "antika" bir aksesuara dönüştüğü modern dünyada, erkeklerin terleten kumaşlara hapsedilmesi mantık dışı bir dayatma. Ancak, profesyonel yaşamın belirli bir ağırlığı olduğu gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. Bir iş toplantısında veya müşteri görüşmesinde, şortla girilen bir ortamın ciddiyet algısını zedeleyip zedelemediği, sadece "sıcak hava" argümanıyla açıklanamayacak kadar karmaşık bir konu...

NEDEN ŞORT "ÇOCUK" İŞİ?

Edelman, şortun 19. yüzyıl İngiltere’sinde çocuk üniforması olarak başladığını ve bugün bu etiketin hâlâ üzerimizden atılamadığını savunuyor. Tenisçi Bunny Austin’in 1932’de şortla kortlara çıkması bir devrim olsa da, spor sahaları ile bir yönetim kurulu toplantısı aynı kurallara tabi değil...

İş dünyasının "profesyonel görünüm" beklentisi, sadece bir alışkanlık değil, aynı zamanda kurum kültürünün ve karşı tarafa verilen mesajın bir parçasıdır.

"ERKEK BACAKLARI" VE OFİS ETİKETİ

Edelman'ın "Erkek bacakları çirkinse her yerde çirkindir" şeklindeki provokatif çıkışı, tartışmayı moda estetiğinden çıkarıp bir polemiğe dönüştürüyor. Ancak mesele estetikten ziyade, "mekâna uygun giyinme" disiplini...

Hafta sonu Boğaz hattında ya da Ege’nin sıcaklarında özgürce dolaşılan şorttan, ciddiyetin ve hiyerarşinin esas olduğu bir toplantı masasında aynı karşılığı bulmasını beklemek, bizim çalışma kültürümüzde "rahatlık" arayışından öte, bir "sınır aşımı" olarak algılanıyor. Edelman’ın "kadınlar etek giyebiliyorsa erkekler neden şort giyemez" şeklindeki çıkışı, bizim coğrafyamızın tarihsel ve kültürel kodlarını biraz ıskalıyor. Zira bizde kıyafet, sadece bir kumaş parçası değil; karşı tarafa sunulan bir "itibar ve niyet" belgesidir.

KLİMA SAVAŞLARI

Ofislerdeki o meşhur "klima savaşı" üzerinden yürütülen şort savunması da Türk iş dünyasında pek geçerli değil. Yaz sıcağında kan ter içinde kalsak da, bir müşteri görüşmesinde veya üst düzey bir sunumda şortla bulunmak, geniş bir kesim tarafından "disiplin zafiyeti" olarak nitelendiriliyor. Yani plaza koridorlarında "bacak özgürlüğü" naraları atanlara, bizim geleneksel "ciddiyet" anlayışımız hâlâ hafif tebessümlü ama mesafeli bir "Pazartesi sabahı görüşelim" yanıtını veriyor.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler