Ana içeriğe geç

Kaynak sularının bilinçsiz tüketimi sağlığı tehdit edebiliyor... Türk Böbrek Vakfı: 'Her doğal su güvenli değil'

Türk Böbrek Vakfı, halk arasında şifalı olarak bilinen doğal kaynak sularının bilinçsiz tüketiminin ciddi sağlık riskleri oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Kaynak sularının bilinçsiz tüketimi sağlığı tehdit edebiliyor... Türk Böbrek Vakfı: 'Her doğal su güvenli değil'
Cumhuriyet
16

Halk arasında böbrek taşını düşürdüğü ya da böbreklere iyi geldiği düşüncesiyle tüketilen doğal kaynak suları, bilinçsiz kullanıldığında sağlık açısından ciddi riskler oluşturabiliyor. Türk Böbrek Vakfı (TBV), özellikle kronik böbrek hastaları ve diyaliz tedavisi gören bireylerin analiz edilmemiş kaynak sularını tüketmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

Vakıf, doğal olmasının tek başına bir suyu güvenli hale getirmediğini, hem mikrobiyolojik hem de mineral içeriklerinin düzenli olarak analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.

‘DOĞAL OLMASI GÜVENLİ OLDUĞU ANLAMINA GELMİYOR’

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, kontrol edilmeyen kaynak sularının sağlık açısından risk taşıdığına dikkat çekerek, “Temizliği ispatlanmamış her kaynak suyunu sağlıklı kabul etmek büyük bir hata olur. Bazı kaynak suları farklı bakteri türleri barındırabilir. Şifa bulacağını düşünen kişiler, farkında olmadan başka sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilir” dedi.

Türk Böbrek Vakfı Danışma Meclisi Üyesi, Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay, kaynak sularındaki görünmeyen tehlikelere işaret ederek, bazı bölgelerde yürütülen madencilik faaliyetlerinin yer altı su kaynaklarını etkileyebileceğini söyledi. Alpay, “Bazı bölgelerde yürütülen madencilik faaliyetleri nedeniyle arsenik gibi ağır metaller toprağa, oradan da yer altı su kaynaklarına karışabiliyor. Bu nedenle yalnızca mikrobiyolojik inceleme değil, ağır metal analizlerinin de mutlaka yapılması gerekiyor. Ağır metal testleri tamamlanmamış hiçbir kaynak suyunun güvenli kabul edilmemesi gerekir” ifadelerini kullandı.

MİNERAL İÇERİĞİ KİŞİYE GÖRE RİSK OLUŞTURABİLİYOR

Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın ise doğal kaynak sularının geçtikleri jeolojik yapıya bağlı olarak farklı mineral içeriklerine sahip olduğunu belirterek, bu nedenle her suyun etkisinin de farklı olduğunu vurguladı.

Aydın, “Toplumda bazı kaynak sularının böbreklere iyi geldiği yönünde yaygın bir inanış bulunuyor. Ancak tamamen doğal olması, herkes için güvenli olduğu anlamına gelmez. Bazı sularda sodyum, kalsiyum, magnezyum, bikarbonat ve potasyum gibi mineraller yüksek seviyelerde bulunabiliyor. Bu nedenle halk arasında 'şifalı' olarak bilinen iki farklı kaynak suyunun sağlık üzerindeki etkisi tamamen farklı olabilir” diye konuştu.

SU TÜKETİMİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANMALI

Özellikle kronik böbrek hastaları ve diyaliz tedavisi gören bireylerde suyun miktarı kadar mineral içeriğinin de önemli olduğuna dikkat çeken Aydın, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kronik böbrek hastalarında yüksek sodyum içeren sular tansiyon kontrolünü zorlaştırabilir. İleri evre böbrek hastalarında potasyumun vücuttan atılması güçleştiği için potasyum oranı yüksek sular da risk oluşturabilir. Diyaliz hastalarında ise yalnızca sıvı miktarı değil, suyun mineral içeriği de tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle bir kişiye fayda sağlayan kaynak suyu, başka biri için uygun olmayabilir.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler