Uluslararası Af Örgütü’nün açıklamasına göre 26 yaşındaki çevre hakları savunucusu Esra Işık, Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Akbelen Ormanı çevresindeki köyleri etkileyen acele kamulaştırma kararına karşı düzenlenen barışçıl protestolara katılmasının ardından 30 Mart’ta gözaltına alındı.
Işık’ın 42 gün cezaevinde tutulduğu, daha sonra Danıştay’ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı vermesi üzerine serbest bırakıldığı ancak hakkında açılan davanın sürdüğü belirtildi.
Esra Işık hakkında “kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme” ve “kamu görevlisine hakaret” suçlamalarıyla yargı sürecinin devam ettiği, davanın üçüncü duruşmasının 22 Haziran’da yapılacağı bildirildi.
Akbelen Ormanı'nı savunduğu için tutuklanmıştı: Esra Işık 42 gün sonra tahliye edildi
ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ’NDEN “ACİL EYLEM” ÇAĞRISI
Uluslararası Af Örgütü, Esra Işık’a yöneltilen suçlamaların derhal düşürülmesi için Milas Cumhuriyet Başsavcısı Enis Tekgül’e hitaben yazılan bir dilekçeyi dünya genelinde imzaya açarak acil eylem başlattı.
Örgütün açıklamasında, Işık’ın yalnızca çevresel haklarını kullandığı için gözaltına alındığı ve yargılandığı ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu dava, Milas-Yatağan bölgesinde uzun yıllardır devam eden daha geniş çevre ve arazi davaları bağlamında ortaya çıkmıştır. Esra Işık’ın ailesi de dahil bölgedeki yerel topluluklar madencilik faaliyetleri nedeniyle defalarca yerinden edilme riskiyle karşılaştı. Son yıllarda yerel topluluklar, Akbelen bölgesinde yüzlerce parsel özel araziyi etkileyen acele kamulaştırma kararına karşı düzenlenen protestolara katılımları da dahil kömür madenlerinin genişlemesine barışçıl bir şekilde karşı çıkmaktadır.
7 Mayıs’ta Danıştay 6. Dairesi, İkizköy’ün Akbelen bölgesindeki altı mahallede özel mülklerle ilgili acele kamulaştırma kararlarının yürütmesini durdurdu. Kömür madeniyle ve Akbelen Ormanı’nın yok edilmesiyle ilgili daha geniş hukuki ihtilaf yedi yıldır devam ederken, yerel topluluklar da daha fazla maden genişlemesini durdurmak için barışçıl çaba sarf etmeyi sürdürmektedir.
Başsavcılığınızı Esra Işık’a yöneltilen suçlamaların derhal düşürülmesini ve Türkiye’nin uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülükleri uyarınca Işık’ın ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü haklarına saygı gösterilmesini sağlamaya çağırıyoruz.”
Akbelen direnişçisi Esra Işık: Bir karış toprağım için canımı bile veririm
NE OLMUŞTU?
Açıklamaya göre 30 Mart’ta saat 19.30 civarında bir bilirkişi heyeti, 649 parseli kapsayan acele kamulaştırma kararı kapsamında Karacahisar Mahallesi’nde keşif yapmak üzere bölgeye gitti.
Heyetin bir hâkim, bir zabıt kâtibi ve bilirkişilerden oluştuğu, ancak keşfin kısa süre içinde ve arazi sahipleri ile avukatların yeterli katılımı olmadan yapıldığı ifade edildi.
Bölgede toplanan yerel halkın, şirketle bağlantılı olduğunu düşündükleri işaretsiz bir araçla karşılaştığı, Esra Işık’ın da olay sırasında bölgede bulunduğu aktarıldı.
Uluslararası Af Örgütü tarafından incelendiği belirtilen görüntülerde, Işık’ın da aralarında bulunduğu köylülerin araçtaki kişilerle tartıştığı ve bölgeden ayrılmalarını istediği ifade edildi.
YARGILAMA SÜRECİ
Esra Işık, Milas Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 31 Mart’ta “kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme” ve “kamu görevlisine hakaret” suçlamalarıyla tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildi.
Mahkemenin gerekçesinde, suçlamaların niteliği ve devam eden süreçlere olası etkilerinin dikkate alındığı belirtildi.
Davada ilk duruşmada tutukluluğun devamına karar verildiği, Işık’ın ise 11 Mayıs’ta Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı sonrası serbest bırakıldığı aktarıldı.
Cezaevindeki Esra Işık’tan mesaj: Akbelen, güzel memleketime emanet, biz kazanacağız
AKBELEN BÖLGESİNDE ÇEVRESEL TARTIŞMALAR
Çağrıda, Milas-Yatağan hattında son yıllarda kömür madenciliği, orman alanları ve tarım arazilerine ilişkin hukuki ve toplumsal gerilimlerin sürdüğü ifade edildi.
Akbelen Ormanı ve çevresindeki köylerde genişleme planlarına karşı yerel halkın uzun süredir protesto ve dava süreçleri yürüttüğü, çok sayıda acele kamulaştırma kararına itiraz edildiği belirtildi.
Ayrıca 2025’te yapılan yasal düzenlemelerle zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerinin kolaylaştırıldığı, bunun da sivil toplum ve hukuk çevrelerinde eleştirilere konu olduğu aktarıldı. Akbelen bölgesinde çok sayıda zeytin ağacının söküldüğü bilgisi de paylaşıldı.
Uluslararası Af Örgütü’nün başlattığı kampanyaya destek vermek isteyenler için imza sayfası paylaşıldı.