Ana içeriğe geç

Isırığı hastanelik ediyor! Kıyafetler bile engel olamıyor, gündüzleri saldırıyor... Uzmanlar anlattı: Kalıcı hale mi geldi ve salgın riski var mı?

Son günlerde özellikle Avcılar ve Yeşilkent gibi su kaynaklarına yakın bölgelerde yaşayan aileler, çocuklarının vücudunda aniden ortaya çıkan ve bir türlü iyileşmeyen korkunç yaralar yüzünden hastanelere akın ediyor. Bu yaraların sebebinin Asya Kaplan sivrisineği olduğu ortaya çıktı. Son yıllarda ülke genelinde sıklıkla görülen ve ciddi reaksiyonlara neden olan, ısırığı ile hastanelik eden bu tür çok hızlı şekilde ürüyor. Diğer türlerin aksine gündüzleri de saldıran Asya Kaplan sivrisineğini ve yarattığı tehlikeyi uzmanlarla konuştuk: Kalıcı hale mi geldi, salgın riski var mı, ne yapmalıyız?

Isırığı hastanelik ediyor! Kıyafetler bile engel olamıyor, gündüzleri saldırıyor... Uzmanlar anlattı: Kalıcı hale mi geldi ve salgın riski var mı?
Hürriyet
16

Özellikle çocukları hastanelik eden ısırığıyla meşhur bu türü Marmara Üniversitesi, Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Zooloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Turan, işin sağlık boyutunu ise Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş ile konuştuk.

BESLENMEK İÇİN İNSANLARA SALDIRIYOR

“Öncelikle şunu belirtmek isterim. Bu türün bilimsel adı Aedes albopictus. Güneydoğu Asya kökenli olan bu sivrisinek tropik ve subtropik bölgelerde yaşıyor. 2011 yılında ilk defa Türkiye’de görülen bu tür uluslararası taşımacılıkla, ithalat-ihracat yoluyla Türkiye’ye giriş yaptı” diyen Yavuz Turan, bu türü diğerlerinden ayıran özellikleri şöyle anlattı:

“Bu türün diğer türlerden farklarından bir tanesi gündüz de aktif olması ve beslenmek için insana yoğun saldırmasıdır. Ayrıca türün adaptasyon yeteneği çok fazla ve bulunduğu ortama rahatlıkla adapte olabiliyor. Ayrıca taşımış olduğu viral patojenlerden dolayı da tür sağlık açısından tehlikeli türler arasına yer alıyor.”

ISIRIĞI NEDEN HASTANELİK EDİYOR?

Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, “Asya Kaplan sivrisineği diğer sivrisineklerden biraz daha saldırgan davranabilen, gündüz saatlerinde de ısırabilen ve şehir yaşamına uyum sağlamış bir türdür. Ancak burada şunu net söylemek gerekiyor: Her büyük şişlik veya yara doğrudan ‘zehirli sinek’ anlamına gelmiyor” dedi ve bu türün ısırığının tehlikelerini anlattı:

-- Çocuklarda bağışıklık sistemi sivrisineğin tükürüğündeki proteinlere bazen çok güçlü yanıt veriyor. Bu nedenle ısırık yerinde büyük kızarıklık, sert şişlik, yoğun kaşıntı ve bazen su toplaması gelişebiliyor.

-- Hastanelik eden tablo çoğu zaman iki nedenle oluyor: Birincisi aşırı alerjik reaksiyon, ikincisi de çocuğun kaşıması sonucu derinin açılması ve bu bölgeye bakterilerin yerleşmesidir. Yani olay sivrisinek ısırığıyla başlıyor; kaşıma, tahriş ve enfeksiyon eklenirse yara büyüyor, iltihaplanıyor ve tedavi gerektirebiliyor.

-- Tehlikenin boyutu açısından halkı paniğe sevk etmek doğru değil. Ama bu türün kalıcı hale gelmesi, yaşam kalitesini bozan ısırık reaksiyonlarını artırması ve teorik olarak bazı virüsler açısından vektör potansiyeli taşıması nedeniyle halk sağlığı açısından ciddiye alınmalıdır.

ASYA KAPLAN SİVRİSİNEĞİ ÜLKEMİZDE KALICI HALE Mİ GELDİ?

Yavuz Turan, bu türün ülkemizde kalıcı hale gelip gelmediği sorusunu, “2011 yılında girmiş ve halen aktif olarak yayılım göstermesi bu sorunun cevabını veriyor aslında. Evet kalıcı olabilir. Bunun birkaç sebebi var” diye yanıtladı.

“Bu tür tropik ve subtropik bölgelerde yaşıyor. Ülkemizde bilindiği üzere farklı iklim koşulları var” diyen turan Asya Kaplan sivrisineğinin kalıcı olma sebepleri şu sözlerle anlattı:

Akdeniz bu sinekler için çok uygun ama Karadeniz’de de bu türün yoğun görünme sebebi özellikle kıyı kesimlerinin nemli ve ılıman bir iklime sahip olması, belki de en önemlisi olarak kentleşme sorunsalı. Şehirlerde asfalt, beton ve yoğun yapılaşmanın olması ile buralarda mikroklimalar oluşuyor. Bu sayede bu sinekler için de uygun bir ortam sağlanmış oluyor.”

SİNEK KAYNAKLI SALGIN RİSKİ VAR MI?

Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, “Asya Kaplan sivrisineği dünyada dang, chikungunya ve Zika gibi bazı virüsleri taşıyabilen bir sivrisinek türü olarak biliniyor. Ancak bir sivrisineğin bu hastalıkları taşıyabilme kapasitesinin olması, her ısırığın bu hastalıkları bulaştıracağı anlamına gelmiyor” diye konuştu.

“Türkiye ve İstanbul açısından bugün ailelerin ‘çocuğumu sivrisinek ısırdı, acaba Zika veya Dang mı oldu?’ diye panik yapmasını gerektiren yaygın bir yerli salgın tablosundan söz etmek doğru olmaz. Zika ve dang açısından asıl dikkat edilmesi gereken durum, bu hastalıkların sık görüldüğü ülkelere seyahat öyküsüdür” diyen Diktaş şunları söyledi:

“Batı Nil Virüsü Türkiye’de dönem dönem görülebilen bir enfeksiyondur; ancak Batı Nil Virüsü’nün klasik taşıyıcısı daha çok Culex türü sivrisineklerdir. Yani İstanbul’da sivrisinek mücadelesi önemlidir ama her Asya Kaplan sivrisineği ısırığını doğrudan ağır viral hastalık gibi değerlendirmek doğru değildir. Burada doğru mesaj şudur: Paniğe gerek yok, fakat düzenli vektör mücadelesi, sivrisinek üreme alanlarının azaltılması ve şüpheli ateşli hastalıklarda seyahat/temas öyküsünün sorgulanması gerekir.”

KAPI ÖNÜNDE BİRİKMİŞ SU BİLE ÜREMELERİ İÇİN YETER

Asya Kaplan sivrisineklerinin çok hızlı ürediği, hatta kapı önündeki ya da saksı altındaki küçük bir su birikintisinin bile üremeleri için yeterli olabileceği söyleniyor. Peki bu doğru mu?

Yavuz Turan, bu bilginin kesinlikle doğru olduğunu söyledi.

“Her zaman derslerde de öğrencilere hatırlatıyorum; sokak hayvanları için özellikle yaz aylarında su koyuyoruz çok güzel, ama takibini yapmıyoruz. Oraya bıraktığımız su içerisine uygun ortam olduktan sonra bu sinekler çok sayıda yumurta bırakacaktır ve çok kısa sürede üreyebileceklerdir” diyen Turan ekledi:

“O yüzden koyduğumuz su kaplarını hemen her gün kontrol edip değiştirmemiz gerekiyor. Bunun dışında çok fazla lastik atığı oluyor ve bir yağmur ile bunları içi ufak bir göl haline geliyor. Bu da bu sineklere çok uygun ortamlar sağlıyor. Bunlar sadece iki örnek. Bunun gibi ufak su birikintisine çok rahatlıkla bu türler yumurtalarını bırakabilirler.”

Piyasadaki standart sivrisinek kovucu spreyler ve tabletler Asya Kaplan sivrisineğine karşı temel anlamda etkili olabilir. Burada önemli olan içeriğindeki etken maddedir. Bazı spreylerin etken maddeleri ya hiç yoktur ya da etkisi çok düşük maddelerdir. O yüzden spreylerin alınırken etken maddelerinin iyi bilinmesi gerekiyor.

KIYAFETLERİN ÜZERİNDEN BİLE ISIRIYOR... NE YAPACAĞIZ?

Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Turan, bu türün altı iğneli sokucu emici ağza sahip olduğunu, bu nedenle ince kıyafetler üzerinden rahatlıkla sokabildiklerini belirtti.

“Ağız parçaları uzundur ve kolay kolay kırılabilecek yapıda değildir. Açık havada bu sineklerin olduğu bilinen yerlerde mümkünse uzun kollu, ince ama sık dokunmuş kumaştan yapılmış, açık renkli kıyafetler giydirilebilir” diyen Turan evde alınması gereken önlemleri de şöyle anlattı:

“En önemli şey türün üreme kaynağını ortadan kaldırmaktır. Evet sineklik çok ciddi bir önlemdir ve mutlaka olması gerekir ama her zaman sineklik kapalı olmayabilir ve sinekler eve girebilir. Bu yüzden onların üremelerini önlemek lazım. Su birikintilerine dikkat edilmeli. Örneğin bitkilerin saksılarının içinde su birikiyor ve üremeleri için mükemmel bir ortam sağlıyor. Evde kedi köpeğiniz için koyduğunuz su kaplarını da mutlaka her gün kontrol etmeli, sık sık değiştirmelisiniz.”

ASYA KAPLAN SİVRİSİNEĞİ ISIRIRSA YAPMANIZ GEREKENLER

Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, “Ailelerin ilk yapması gereken şey ilaçtan önce basit ama etkili önlemlerdir: Isırılan bölge sabunlu suyla yıkanmalı, soğuk uygulama yapılmalı, çocuk kaşımamaya yönlendirilmeli ve tırnakları kısa tutulmalıdır. Kaşıma engellenemezse yara derinleşir ve enfeksiyon riski artar” dedi ve sırasıyla yapılması gerekenleri anlattı:

--Kaşıntı ve şişlik belirginse, yaşa ve kiloya uygun antihistaminikler hekim veya eczacı önerisiyle kullanılabilir. Bu ilaçlar kaşıntıyı azaltarak çocuğun yarayı kaşımasını önlemeye yardımcı olur.

-- Kortizonlu kremler ise yalnızca uygun durumda, kısa süreli ve ince tabaka halinde kullanılmalıdır. Açık yara, akıntı, irin, kabuklanma veya enfeksiyon şüphesi varsa kortizonlu krem gelişigüzel sürülmemelidir; çünkü enfeksiyonu maskeleyebilir veya kötüleştirebilir.

-- Kortizonlu şurup veya sistemik kortizon ise sıradan sivrisinek ısırığında rutin kullanılmaz. Çok yaygın, ciddi alerjik reaksiyonlarda veya özel durumlarda hekim kararıyla düşünülür.

-- Ateş, akıntı, hızla yayılan kızarıklık veya ağrı varsa evde tedaviyle oyalanmamak gerekir.

Isırılan çocukta yaraya ek olarak yüksek ateş, halsizlik, eklem ağrıları veya lenf bezlerinde şişlik olursa ilk akla gelmesi gereken şey çoğu zaman sivrisinek kaynaklı tropikal virüslerden önce, ısırık yerinden gelişen bakteriyel deri enfeksiyonudur. Özellikle kızarıklık yayılıyorsa, bölge sıcak ve ağrılıysa, irinli akıntı varsa, lenf bezleri şişmişse veya ateş eşlik ediyorsa selülit, impetigo, lenfanjit ya da apse gibi bakteriyel enfeksiyonlar düşünülür. Ancak yüksek ateş, belirgin halsizlik, baş ağrısı, kas-eklem ağrısı, döküntü gibi bulgular varsa ve özellikle seyahat öyküsü mevcutsa dengue, chikungunya, Zika veya Batı Nil Virüsü gibi vektör kaynaklı enfeksiyonlar da ayırıcı tanıya girer.

Kaynağa Git

İlgili Haberler