Ana içeriğe geç

"Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet" ile Gençlik Dayanışması

Golden Pulse "Yılın En Başarılı Sosyal Sorumluluk Projesi" ödülüne layık görülen "Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet" projesi, lise öğrencilerinin sınav ve gelecek kaygısıyla başa çıkabilmesi için yepyeni bir dayanışma ağı örüyor. Proje kapsamında özel bir eğitimden geçen üniversiteli gönüllüler, deneyimlerini lise 10. ve 11. sınıf öğrencilerine aktarıyor

"Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet" ile Gençlik Dayanışması
Habertürk
16

Sınav kaygısı, gençlerin psikolojik iyi oluşlarını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri. Bu soruna çözüm üretmek amacıyla başlatılan projede, Toplum Gönüllüsü üniversite öğrencileri 3 gün süren kapsamlı bir eğitim kampından geçti. Eğitimlerde kaygının doğası, bedensel etkileri, mindfulness (bilinçli farkındalık) pratikleri ve alternatif düşünce üretme gibi konularda bilgi ve deneyim sahibi olan gençler, aldıkları bu donanımı okullara giderek lise öğrencileriyle paylaşıyor. Bugüne kadar 3.000’den fazla öğrenciye ulaşan proje, gençlerin sadece sınav sürecinde değil, hayatın her alanında güçlenmesine katkı sağlayan önemli bir yatırım olarak değerlendiriliyor.Sınav kaygısı, gençlerin psikolojik iyi oluşlarını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri. Bu soruna çözüm üretmek amacıyla başlatılan projede, Toplum Gönüllüsü üniversite öğrencileri 3 gün süren kapsamlı bir eğitim kampından geçti. Eğitimlerde kaygının doğası, bedensel etkileri, mindfulness (bilinçli farkındalık) pratikleri ve alternatif düşünce üretme gibi konularda bilgi ve deneyim sahibi olan gençler, aldıkları bu donanımı okullara giderek lise öğrencileriyle paylaşıyor. Bugüne kadar 3.000’den fazla öğrenciye ulaşan proje, gençlerin sadece sınav sürecinde değil, hayatın her alanında güçlenmesine katkı sağlayan önemli bir yatırım olarak değerlendiriliyor.

Proje Danışmanı Klinik Psikolog Alev Kurt Başer, yaklaşan sınav dönemi öncesinde hem öğrencilerin kaygıyı yönetebilmeleri hem de velilerin doğru tutum sergileyebilmeleri için önemli tavsiyelerde bulundu.

BEDENİN ALARM SİSTEMİNİ SOĞUK SUYLA SUSTURUN

Kaygının insan bedeninde bir alarm sistemi gibi çalıştığını belirten Klinik Psikolog Alev Kurt Başer, tehlike anında beynin savaşma, kaçma veya donma tepkileri verdiğini hatırlatıyor. Kalp atışının hızlanması ve nefes alışverişinin değişmesi gibi fiziksel savunma tepkilerini durdurmanın şifresi ise "vagus sinirini uyarmak".

Başer, sınav öncesinde kaygı yükseldiğinde uygulanabilecek pratik yöntemleri şöyle sıralıyor:

• Yüzü 20-30 saniye soğuk suyla yıkamak veya elleri 15-20 saniye soğuk suda tutmak.

• Enseye soğuk kompres yapmak.

• Doğa ve sevdiklerimizle temas etmek.

• Mırıldanmak, şarkı söylemek veya ses tellerini titreten "hımmmm" gibi sesler çıkarmak.

• Nefes egzersizi yapmak. Bu basit adımlar, bedenin hızlıca "şu anda güvendeyim" moduna geçmesine yardımcı oluyor.

Gelecekte Yaşayan Zihni "Şimdiye" ÇapalayınKorkunun "şu ana", kaygının ise "geleceğe" ait bir duygu olduğunu vurgulayan Başer, gençlerin sıklıkla henüz gerçekleşmemiş ihtimaller denizinde boğulduğunu belirtiyor. Zihnin bu yorucu zaman yolculuğunu durdurmak için "oryantasyon" tekniğini öneriyor:

"Kaygı geldiğinde başınızı sabit tutun ve sadece gözlerinizle bulunduğunuz mekanı taramaya başlayın. Gördüğünüz nesnelerin, renklerin isimlerini içinizden geçirin. Bu pratik sizi geçmişin veya geleceğin kaygılarından çıkarıp 'şimdi ve buradaya' getirmeye yardımcı olacaktır."

Ebeveynlere Kritik Uyarı: Duygular Bulaşıcıdır!Sınav stresi sadece genci değil, tüm evi etkisi altına alıyor. Ayna nöronlar sayesinde duyguların insandan insana aktığını belirten Başer, ebeveyn kaygısının doğrudan çocuğa bulaştığına dikkat çekerek velilerin sıkça düştüğü hataları şu şekilde özetliyor:

• Rol Karmaşası Yaratmayın: "Matematiğimiz biraz zayıf ama çabalıyoruz" diyerek çocuğun sınavını kendi sınavınız gibi sahiplenmek sürece zarar verir. Ebeveynler sınırlarını koruyarak sadece "destek güç" olmalıdır.

• Yıkıcı Eleştiriden Kaçının: Gelişim için yapamadıklarına değil, güçlü yönlerine odaklanılmalıdır. Çocuğa engeli değil, yolu işaret etmek gerekir.

• Aşırı Müdahale Etmeyin: Varsayımlarla yaklaşmak yerine; "Ne hissediyorsun? Neye ihtiyacın var? Sana nasıl destek olabilirim?" gibi açık uçlu sorular sorarak yargısız şefkat sunmak en etkili yöntemdir.

DESTEK YERİNE KÖSTEK OLMAYIN

Kaygılı bir gence destek olurken duyguyu küçümseyen "Çok saçma", "Kafanda büyütüyorsun" gibi ifadelerden kesinlikle kaçınılması gerektiğini belirten Başer, durumu bir doktor metaforuyla açıklıyor: "Diyelim ki hasta olan yakınınızla birlikte doktora gittiniz. Niyetiniz çok iyi onu yalnız bırakmak istemiyorsunuz. Fakat ya sizi üzmemek için durumu tam olarak aktaramazsa? Sorularını tüm açıklığı ile soramazsa? Kaygılı gence destek olurken de onun alanını koruduğunuzdan emin olmalısınız. Bu süreçte neye ihtiyacı var? Doğrudan çocuğunuza bunu sorup, onun ihtiyaçlarına göre pozisyon almak çok kıymetli. Eşit zeminde, açık bir iletişimle arkalarında dağ gibi durmanız en büyük destektir."

Başer, gençlerin potansiyelini keşfetmeyi arkeolojik bir kazıya benzetiyor ve ebeveynleri çocuklarını gözlemlemeye davet ediyor. Çocuğun hangi işle uğraşırken zamanın "su gibi aktığını" bulmanın (Akış Teorisi), onun yetenek alanına dair en büyük ipucunu verdiğini söylüyor. Hedefin sadece yüksek puan almak değil, topluma katkı sağlayacak, gencin değerleriyle örtüşen bir amaca dönüşmesi gerektiğinin altını çizen Başer, "Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet" projesinin tam da bu vizyonla gençlere hayallerini sormak ve kendi güçlerini fark etmelerine alan açmak için çalışmalarına devam ettiğini belirtiyor.

Menarini Türkiye ve TOG iş birliğiyle hayata geçirilen "Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet" projesi, gençlerin sınav kaygısıyla başa çıkmalarını desteklerken akran dayanışmasının gücünü de ortaya koyuyor. Sınav kaygısını yönetmek isteyen gençler ve aileleri, Uzman Psikolog Alev Kurt Başer'in tavsiyelerinin yer aldığı videolara projenin resmi Instagram ve YouTube hesapları üzerinden ulaşabiliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler