Ana içeriğe geç

Dünya ekonomisini bile sarsar! Dev borcu gizliyorlar

Nikkei’nin analizine göre teknoloji devlerinin yapay zekâ yatırımları nedeniyle üstlendiği borç, bilançolarda görünen tutarın çok üzerinde olabilir. Beş büyük şirketin bilanço dışı yükümlülüklerinin 1.65 trilyon dolara ulaştığı öne sürülüyor.

Dünya ekonomisini bile sarsar! Dev borcu gizliyorlar
TGRT Haber
16

Yapay zekâ yarışı, son iki yılda teknoloji dünyasının en büyük yatırım alanlarından biri hâline geldi. OpenAI, Google, Microsoft, Meta ve Amazon gibi şirketler daha güçlü yapay zekâ modelleri geliştirmek için dünyanın farklı noktalarında dev veri merkezleri kuruyor, binlerce GPU satın alıyor ve enerji altyapısına milyarlarca dolar harcıyor.

Şirketlerin açıkladığı yatırım rakamları bile ekonomistleri endişelendirmeye yetiyordu. Ancak Nikkei’nin yayımladığı yeni analiz, asıl tablonun bilançolarda görünenden çok daha ağır olabileceğini ortaya koydu.

BİLANÇODA 1.35 TRİLYON, DİPNOTLARDA 1.65 TRİLYON DOLAR

Nikkei’ye göre Alphabet, Microsoft, Amazon, Meta ve Oracle’ın yapay zekâ altyapısı için üstlendiği finansal yükümlülüklerin önemli bir bölümü doğrudan bilançolara borç olarak yansıtılmıyor.

Analizde, bu beş şirketin resmi bilançolarında toplam 1.35 trilyon dolarlık borç bulunduğu belirtiliyor. Buna karşılık bilanço dışında kalan yükümlülüklerin yaklaşık 1.65 trilyon dolara ulaştığı öne sürülüyor. Yani Nikkei’nin hesabı doğruysa, teknoloji devlerinin yapay zekâ yatırımları nedeniyle üstlendiği gerçek mali yük, açıkladıkları borcun iki katından daha fazla olabilir.

BORÇLAR BİLANÇODA DEĞİL, DİPNOTLARDA YER ALIYOR

Nikkei, şirketlerin bu yöntemle yasa dışı bir işlem yapmadığına dikkat çekiyor. Finansal yükümlülüklerin tamamı raporlarda açıklanıyor. Ancak bu tutarlar, doğrudan borç hanesine yazılmak yerine çoğu zaman finansal tabloların dipnotlarında yer alıyor. Sistem genellikle özel amaçlı şirketler, yani SPV’ler üzerinden yürütülüyor. Teknoloji şirketleri, veri merkezi gibi büyük projeler için ayrı bir tüzel kişilik oluşturuyor veya bir yatırım ortağıyla yeni bir şirket kuruyor.

İnşaat ve altyapı finansmanı bu yeni şirket üzerinden sağlanırken, ana teknoloji şirketi uzun vadeli kira ya da kapasite kullanım anlaşmaları imzalıyor. Böylece projeye ilişkin milyarlarca dolarlık borç, doğrudan ana şirketin bilançosunda görünmüyor.

Resmî borç daha düşük kalıyor ama gelecekte ödenmesi gereken uzun vadeli yükümlülükler ortadan kaybolmuyor. Sadece dipnotlara taşınmış oluyor.

META’NIN 27 MİLYAR DOLARLIK VERİ MERKEZİ DİKKAT ÇEKİYOR

Nikkei analizinde öne çıkan örneklerden biri, Meta’nın Louisiana’da inşa ettiği Hyperion veri merkezi oldu. Meta, proje için yatırım şirketi Blue Owl Capital ile birlikte ayrı bir şirket kurdu. Veri merkezinin finansmanı ise bu yeni şirket tarafından yaklaşık 27 milyar dolarlık borçlanmayla sağlandı.

Meta, veri merkezinin tek kullanıcısı olmasına rağmen borç hukuken özel amaçlı şirkete ait olduğu için söz konusu tutarı kendi bilançosuna dâhil etmiyor. Nikkei’nin hesaplamasına göre Meta’nın bilanço dışında kalan toplam finansal yükümlülükleri yaklaşık 420 milyar dolara ulaşıyor. Bu rakam, şirketin resmî olarak açıkladığı toplam borcun yaklaşık üç katına karşılık geliyor.

Benzer finansman yöntemlerinin Alphabet, Microsoft, Amazon ve Oracle tarafından da yaygın biçimde kullanıldığı ifade ediliyor.

Bilanço dışı finansman modeli, akıllara 2001 yılında büyük bir muhasebe skandalının ardından iflas eden Enron’u getirdi.

ABD merkezli enerji şirketi de borçlarını ana bilançosunun dışında tutmak için özel amaçlı şirketlerden yararlanmıştı. Gerçek mali tablo ortaya çıktığında ise tarihin en büyük şirket iflaslarından biri yaşanmıştı. Bugünkü teknoloji şirketleri ile Enron arasında doğrudan bir bağlantı kurulmuyor. Yine de borçların özel şirketler üzerinden taşınması ve ana bilançolarda daha düşük görünmesi, yatırımcıların dikkatle izlediği bir risk başlığına dönüşmüş durumda.

Asıl kaygı ise yapay zekâ yatırımlarının artık yalnızca teknoloji sektörünü değil, küresel finans sistemini de etkileyebilecek büyüklüğe ulaşması.

Analistlere göre mevcut finansman modeli, yapay zekâ yatırımlarının beklenen geliri üretmesi hâlinde sürdürülebilir olabilir. Veri merkezleri faaliyete geçtiğinde, bugüne kadar bilanço dışında tutulan kira ve kapasite kullanım yükümlülükleri şirketlerin mali tablolarında daha görünür hâle gelecek.

Yapay zekâ hizmetlerine yönelik talep beklendiği kadar hızlı büyümez veya yatırımlar yeterli kazanç sağlamazsa, şirketlerin gelirleri ile uzun vadeli ödeme yükümlülükleri arasında milyarlarca dolarlık bir açık oluşabilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler