Ana içeriğe geç

Tüketicinin ‘sağlık’ talebi gıdayı dönüştürüyor

Pandemi döneminde sağlıklı ürüne yönelen tüketici artık bunun da bir adım ötesine geçerek fonksiyonel fayda sunan ürünleri tercih etmeye başladı. Tüketici sadece sağlıklı olduğu için yeni bir ürün denemek yerine tükettiği ürünün daha zenginleştirilmiş çeşitlerine ilgi gösteriyor.

Tüketicinin ‘sağlık’ talebi gıdayı dönüştürüyor
Dünya Gazetesi
16

Mehmet Hanifi GÜLEL
[email protected]

Tüketiciler, pandemiden sonra tükettiği ürün­lerin daha fonksiyonel versiyonlarını tercih etmeye başladı. Tüketiciler artık sa­dece “sağlıklı” ürünlerle yetin­miyor, bunun bir adım ötesine geçerek zaten tükettiği ürünle­rin protein, lif ve vitamin açı­sından zenginleştirilmiş, be­lirli beslenme ihtiyaçlarına ya­nıt veren, daha doğal içeriklere sahip ve fonksiyonel fayda su­nan varyantlarını tercih ediyor. Beslenme bilincinin artmasıyla birlikte tüketicilerin fonksiyo­nel gıdalara ilgisi hızla artıyor. NIQ’nun 19 ülkede düzenledi­ği 2025 Küresel Sağlık ve Re­fah Anketi'nin Türkiye sonuç­ları ise oldukça çarpıcı. Ankete göre, sağlıklı beslenmenin beş yıl öncesine kıyasla bugün ken­disi için çok daha önemli oldu­ğunu düşünenlerin oranı yüz­de 68'i buluyor. Bu dönüşümün gıda sektöründe “Benim için iyi olan” yaklaşımını ürün geliş­tirme stratejilerinin merkezi­ne taşıdığını kaydeden Karma Grup Satış ve Pazarlama Direk­törü Sinem Bahçekapılı, “Daha sağlıklı ürünlerin raftaki payı her geçen gün artıyor. Hatta bu kategori, süt gibi ürünlere olan talebi artırarak hem raf büyük­lüğünün hem de ürün çeşitlili­ğinin genişlemesine katkı sağ­lıyor” dedi.

Bahçekapılı, mevcut ürünle­rin besin değerinin artırılması, daha düşük kalorili alternatif­lerin sunulması, tüketicilerin sağlıklı beslenme konusunda daha fazla bilgilendirilmesi ve markaların bu süreçte yönlen­dirici rol üstlenmesinin öne çıkan beklentiler arasında ol­duğunu bildirdi. Artık sağlığın yalnızca bireysel bir sorumlu­luk olarak görülmediğini, tü­keticilerin gıda üreticilerinin, perakendecilerin ve diğer sek­tör paydaşlarının daha sağ­lıklı seçimleri kolaylaştırma­sını beklediğini ifade eden Bahçekapılı, “Tüketicilerin bu talebi aslında hiç de yersiz de­ğil. TÜİK’in yayımladığı Tür­kiye Sağlık Araştırması sonuç­larında da daha sağlıklı gıda­ları beslenme rutinine ekleme ihtiyacı duyduğunu çok net şekilde ortaya koyuyor. Tür­kiye’de obez ve obez öncesi bi­reylerin oranı özellikle kadın­larda ciddi şekilde artmış du­rumda. 2008 yılında yüzde 46 olan oran bugün yüzde 57’ye yükseldi. Bu oran, 2008’den bu yana 10 milyonun üzerin­de obez veya obez öncesi nü­fus artışı olduğu gösteriyor. Bu da sağlıklı gıda satın alabilecek 10 milyondan fazla yeni tüke­ticinin pazara girdiği anlamı­na geliyor” diye konuştu.

“Sağlık” ekstra 7 puan büyüme getiriyor

Küresel pazarlara bakıldığın­da ise sağlıklı beslenme trendi­nin etkisiyle sağlıklı atıştırma­lıklar ve organik gıda kategori­lerinin güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığına dikkat çeken Bah­çekapılı, “92,4 milyar dolarlık büyüklüğe sahip sağlıklı atıştır­malık pazarının her yıl yaklaşık yüzde 7 büyümesi bekleniyor. Organik gıda pazarının 2032’ye kadar 500 milyar doların üze­rine çıkması öngörülüyor. Tür­kiye’de ise benzer bir yönelim söz konusu olsa da pazar henüz erken aşamada ve ölçek olarak daha küçük; buna rağmen bü­yüme potansiyeli dikkat çeki­yor. Türkiye’de sağlıklı atıştır­malık pazarının büyüklüğünün yaklaşık olarak 400 milyon do­lar olduğu tahmin ediliyor. Da­ha gidilecek çok yol var. Türki­ye’de sağlıklı atıştırmalıklarda dolar bazında yüzde 6 ile yüzde 9 aralığında bir büyüme öngö­rülüyor. Sağlıklı atıştırmalık­lar, toplam atıştırmalık paza­rının yaklaşık yüzde 12–15’ini oluşturuyor ve bu oran giderek artıyor. Tüketiciler, lezzet ve keyiften ödün vermeden ‘daha sağlıklı’ alternatiflere yönelme eğilimi gösteriyor” açıklama­sında bulundu.

Fermante yöntemlerle üretilen ürünlere talep artıyor

Öte yandan sağlıklı olma­yı geleneksel üretim yöntem­lerinde arayanların önemli bir trend yarattığını bildiren Bah­çekapılı, kara mayalar, siyez­li gıdalar ve katkısız ama gele­neksel fermante yöntemlerle yapılan ürünlere talep artıyor. Bahçekapılı, ayrıca üzüm veya hurmayla tatlandırılan reçel ve tatlıların sağlığı doğallıkta ara­yan tüketiciler için güçlü alter­natifler sunduğunu belirtti.

Tüketiciler işlenmiş gıdaları azaltmaya çalışıyor

Tüketicilerin artık bir ürü­nün sadece sağlıklı olduğu için sürekli ve yüksek miktarda tü­ketilmesi fikrine sıcak bak­madığını aktaran Bahçekapılı, paketli gıdalarda aynı ürünün farklı içerik ve aromalara sahip versiyonlarının sayısının hız­la artığını söyledi. Bahçekapı­lı, tüketiciler markaların fark­lı tatları sağlık faydasıyla be­raber sunmasını beklediğini iletti. “Tüketiciler artık ürün­lerin sadece sağlıklı olmasını değil, aynı zamanda içeriğinin sade, anlaşılır ve doğal olması­nı bekliyor” diyen Bahçekapılı, “Dünyada birçok tüketici işlen­miş gıdaları azaltmaya çalışır­ken, daha fazla taze ve katkısız ürünleri tercih ediyor. Temiz içerik, şeffaf etiketleme ve do­ğal bileşenler, satın alma karar­larında daha belirleyici hale ge­liyor” dedi.

Market raflarından aldıkları pay büyüyor

Tüketicilerin "gıda demek, sağlık demek" yaklaşımının tamamen farkında olduğunu belirten Gıda Perakendecileri Dernek Başkanı Alp Önder Özpamukçu, iyi gıdaya ulaşmanın her geçen gün daha da önemli hale geldiğini söyledi. Müşteri talebi sağlıklı gıdaya yöneldikçe ürünlerin de bu doğrultuda geliştiğine vurgu yapan Özpamukçu, tüketicinin tercihi bu yönde ilerlediği için sağlıklı ürünlerin market raflarında kapladığı alanın her geçen gün genişlediğini iletti. Sağlıklı gıda tüketiminde güvenli zincirin önemine değinen Özpamukçu, Türkiye'deki gıda perakende pazarının yaklaşık yüzde 45'inin organize kurumlardan oluştuğuna dikkat çekti. Piyasada organize olmayan bir yapının da varlığını sürdürdüğüne dikkat çeken Özpamukçu, tüketicilerin kalite standartlarına gösterdiği hassasiyetin altını çizdi. Müşteriye en iyi ve en sağlıklı gıdayı sunma noktasında kalite sistemlerinin önemini vurgulayan Özpamukçu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim asıl odaklandığımız nokta, kurduğumuz kalite sistemleriyle sıkı denetimler yapmak. Müşteriler de organize yapılardaki bu kalite sistemlerinin çalıştığını fark ediyor ve tercihlerini buna göre şekillendiriyor. Neticede buralardan aldığı bir üründe tüketicinin 'başı ağrımıyor'. Müşterinin bu teveccühü, sektördeki herkesi daha sağlıklı ürünler sunmaya teşvik ediyor.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler