Ana içeriğe geç

Araştırma: Uzun oturmada mola vermek kanserden ölüm riskini azaltıyor

Yeni bir araştırmaya göre, uzun süre oturmayı kısa hareket aralarıyla bölmek kanserden ölüm riskini önemli ölçüde azaltabilir.

Araştırma: Uzun oturmada mola vermek kanserden ölüm riskini azaltıyor
Euronews Türkçe
16

Uzun süre oturmak kansere bağlı ölüm riskini artırıyor. Hafif hareket bile riski azaltıyor.

Sedanter davranış, yani en az 30 dakika boyunca oturarak, uzanarak ya da yatarak düşük enerji harcanan her türlü aktivite, olumsuz sağlık sonuçlarıyla ilişkilendiriliyor.

PLOS Medicine dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, tek seferde en uzun süre hareketsiz kalan kişilerde kansere bağlı ölüm, genel kanser görülme sıklığı, obeziteyle ilişkili kanserler ve tip 2 diyabetle ilişkili kanserler açısından daha yüksek risk tespit edildi.

Araştırmacılar, uzun süreli sedanter davranışa eklenen her bir saat için kansere bağlı ölüm riskinin yüzde 10 arttığını buldu.

İyi haber ise kısa bir yürüyüşe çıkmanın, ev işi yapmanın ya da koşuya gitmenin bu riski azaltabilmesi.

Bir saatlik oturma süresinin ütü yapmak, bulaşık yıkamak ya da yürümek gibi hafif fiziksel aktivitelerle değiştirilmesi, kansere bağlı ölüm riskini yüzde 12 azalttı. Oturma süresinin 30 dakika azaltılıp yer silmek ya da tempolu yürümek gibi orta yoğunlukta egzersiz yapılması riski yüzde 8 düşürürken, koşmak ya da basketbol oynamak gibi beş dakikalık yoğun fiziksel aktivite riski yüzde 22 azalttı.

Araştırmanın yazarları, "Bulgularımız, sedanter davranışın sağlık üzerindeki etkilerinin yalnızca toplam hareketsiz kalma süresine değil, bu sürenin uzun kesintisiz dönemler halinde mi biriktiğine yoksa fiziksel aktiviteyle bölünüp bölünmediğine de bağlı olabileceğini gösteriyor," dedi.

Yazarlar, daha önce yapılan deneysel çalışmaların da uzun süreli oturmayı kısa aktivite aralarıyla bölmenin, ara vermeden oturmaya kıyasla metabolik yanıtları iyileştirebildiğini gösterdiğini belirtti.

Araştırmacılar, "Mevcut sağlık rehberleri büyük ölçüde orta ya da yoğun egzersize odaklanıyor, ancak bulgularımız hafif hareketin de göz ardı edilmemesi gerektiğini gösteriyor," ifadelerini kullandı.

Yüksek hareketsizlik oranları

Araştırmacılar, kişilerin kendi beyanlarına dayanan verilere göre sedanter davranışın hem çocuklarda hem de yetişkinlerde uyanık geçirilen sürenin yaklaşık yüzde 55’ini oluşturduğunu belirtti.

Ülkeler, 2018’de düzenlenen Dünya Sağlık Asamblesi’nde fiziksel hareketsizliği 2030’a kadar 2010 seviyesine kıyasla yüzde 15 azaltma hedefinde uzlaşmıştı.

Ancak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ülkelerin bu hedefin gerisinde kaldığı ve dünya genelinde milyonlarca yetişkinin önerilen fiziksel aktivite düzeyine ulaşamadığı uyarısında bulunuyor.

DSÖ, 2024’te yaptığı uyarıda mevcut eğilimin sürmesi halinde hareketsizlik oranının 2030’a kadar yüzde 35’e çıkabileceğini bildirdi.

Küresel ölçekte fiziksel hareketsizlik kadınlarda erkeklere kıyasla daha yaygın. Kadınlarda bu oran yüzde 34, erkeklerde ise yüzde 29. 60 yaş üstü kişiler de genç yetişkinlere göre daha az aktif; bu da ileri yaşlarda fiziksel aktivitenin teşvik edilmesinin önemini ortaya koyuyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler