ABD-İran mutabakatının detayları ortaya çıkarken, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması petrol fiyatlarını sert düşürdü. Ancak tarafların üzerinde uzlaşamadığı zenginleştirilmiş uranyum dosyası belirsizliğini korurken, Trump anlaşmadan memnun kalmaması halinde yeniden askeri seçeneğe dönebileceği mesajını verdi.
Bloomberg ve CNN haberine göre, ABD ile İran arasında Lübnan dahil tüm cephelerde savaşı sona erdirecek, Hürmüz Boğazı'nı yeniden ticari trafiğe açacak ve İran'a yönelik mali rahatlama sağlayacak 14 maddelik bir mutabakat metnine ulaşıldı.
ABD'li bir yetkiliden elde edilen ve G7 zirvesindeki diplomatlar tarafından içeriği doğrulanan taslak metin, İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında cuma günü atılacak resmi imzalar öncesinde sır gibi saklanmıştı.
PETROL MUAFİYETİ
Belgeye göre ABD, mutabakat metninin imzalanmasının hemen ardından İran ham petrolü, petrokimya ürünleri ve bunların türevlerinin ihracatı için hızlıca muafiyetler tanıyacak. Ayrıca Tahran, sonraki aşamalarda nükleer taahhütlerini yerine getirmesi şartıyla ABD ve bölgesel ortakları tarafından finanse edilecek en az 300 milyar dolarlık bir ekonomik kalkınma ve yeniden yapılanma programına erişim hakkı kazanacak. Anlaşma uyarınca İran'ın dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkları da serbest bırakılacak.
ABD basınının aksine Trump " Böyle bir şey yok. İsteyen yatırım yapabilir ama biz 10 cent bile vermiyoruz. Kimsenin İran'a yatırım yapmasını yasaklamıyoruz ancak ABD olarak herhangi bir fon sağlamıyoruz." demişti.
Körfez ülkelerinin İran'a yatırım yapmasına destek verip vermediği sorusuna ise Trump "Ben kimseye yatırım yapın ya da yapmayın demiyorum. İran'ın davranışlarını gördükten sonra yatırım yapabilirler. Ancak bizim 300 milyar dolarlık yatırım yapacağımıza dair haber tamamen yanlış ve çarpıtılmış bir haber." yorumunda bulunmuştu.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA ABLUKA KALKIYOR TANKERLER HAREKETE GEÇTİ
Anlaşmanın sızmasıyla birlikte petrol piyasalarında sert düşüşler yaşandı. Brent ham petrolün varil fiyatı son dört seansta yüzde 15 değer kaybederek 78 doların altına geriledi.
Sızan belgede, ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldıracağı ve 30 gün içinde deniz trafiğini tam kapasiteye ulaştıracağı yer aldı. İran da Basra Körfezi ile Umman Denizi arasındaki ticari gemi trafiğini savaş öncesi hacmine ulaştırmak için mayın temizleme adımlarını derhal başlatacak.
Gemi izleme verilerine göre, ikisi süper tanker olmak üzere İran bağlantılı dört petrol gemisi şimdiden sinyallerini açarak Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yapmak üzere pozisyon aldı.
Mutabakat metninde savaşın "Lübnan dahil tüm cephelerde" derhal ve kalıcı olarak sona ereceği taahhüt edilse de, Netanyahu yönetiminin onayını gerektirdiği için büyük bir risk barındırıyor. Eski İsrail Büyükelçisi Mark Regev, İsrail'in Lübnan'ın güneyinde kalmaya devam etmesinin hayati olduğunu savunurken, İran Meclis Başkanı Khalibaf ise İsrail'in işgal ettiği topraklardan tamamen çekilmesi gerektiğini hatırlattı.
Öte yandan ABD Kongresi'ndeki Cumhuriyetçiler ve eski Başkan Yardımcısı Mike Pence, anlaşmanın İran rejimine can simidi uzatmak anlamına geldiğini ileri sürdü.
Metinde İran'ın asla nükleer silah üretmeyeceğine dair taahhüdü yinelenirken, Tahran'ın elindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının akıbetine dair net bir takvim ya da detay yer almadı.
Taslakta, zenginleştirilmiş malzemenin durumu ve diğer tüm nükleer başlıkların önümüzdeki 60 günlük müzakere sürecinde ele alınacağı ifade edildi. Cuma günü İsviçre'de yapılacak imza töreninde ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance'in, İran heyetine ise Meclis Başkanı Khalibaf'ın başkanlık etmesi bekleniyor. Mutabakatın resmen imzalanmasıyla birlikte, kalıcı bir barış anlaşmasının şartlarını belirleyecek 60 günlük kritik süreç resmen başlamış olacak.