ABD'de yürütülen yeni bir araştırma, maymunların geometrik şekilleri tanıma becerilerinin okul öncesi çağdaki çocuklarla benzer düzeyde olduğunu ortaya koydu.
Carnegie Mellon Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen ve bulguları Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan çalışmada, dört rhesus makakı, dört babun, 3-6 yaş aralığında 55 ABD'li çocuk ve örgün eğitim düzeyi düşük 77 Bolivyalı Tsimane yetişkini üzerinde deneyler yapıldı.
Araştırmada katılımcılardan, dokunmatik ekran üzerinde farklı boyutlara ölçeklendirilmiş veya farklı açılarda döndürülmüş ancak geometrik olarak aynı olan şekilleri eşleştirmeleri istendi.
Deneklere görevle ilgili ayrıntılı bir açıklama yapılmadı ve deneme-yanılma yöntemiyle doğru eşleştirmeleri bulmaları beklendi. Doğru yanıtlar sesli bir uyarıyla ödüllendirilirken, maymunlara tahıl tanesi, çocuklara ise çıkartma verildi.
Araştırmacılar, maymunların üçgen, dikdörtgen ve yamuk gibi şekillerin farklı yönlere çevrilmiş veya farklı büyüklükteki örneklerini tanıma konusunda, matematik eğitimi almamış okul öncesi çocuklara oldukça yakın performans gösterdiğini belirledi.
Çalışmanın ortak yazarlarından psikoloji araştırmacısı Jialin Li, en dikkat çekici sonucun küçük çocuklarla maymunların benzer şekilde zorlanması olduğunu belirterek, "Çocuklarla maymunların performansı arasındaki benzerlik, çocuklarla yetişkinler arasındaki benzerlik kadar yüksek" dedi.
Araştırmanın kıdemli yazarlarından gelişimsel sinir bilimci Jessica Cantlon ise, insanların matematiksel düşünme becerisinin tamamen kendine özgü olmadığını söyledi. Cantlon, "Sonuçlar, soyut düşünmenin yalnızca insanlara özgü ve bir anda ortaya çıkan bir özellik olmadığını gösteriyor. Matematiksel akıl yürütmenin bazı bilişsel temelleri primatlar arasında ortak. Eğitim ve kültür ise bu biyolojik yeteneklerin üzerine inşa ediliyor" değerlendirmesinde bulundu.
Verilerin analizi, çocuklar ve maymunların daha çok sezgisel yöntemlerle karar verdiğini, yetişkinlerin ise şekillerin temel geometrik kurallarını bilinçsiz şekilde soyutlayarak sembolik düşünmeden yararlandığını gösterdi.