Ankara'da ev sahipliği yapılan 36. NATO Liderler Zirvesi öncesinde, küresel siyasetin ve ittifak içi çelişkilerin merkez üssü Beştepe oldu. ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ortak bir basın toplantısı düzenledi. Batı ittifakı içerisindeki stratejik ve ekonomik çatlakları doğrudan yansıtan toplantıda; İran'la gerilim, Hürmüz Boğazı'ndaki askeri operasyonlar, Grönland'ın paylaşım mücadelesi ve Türkiye-İsrail hattındaki askeri dengeler masaya yatırıldı.
TRUMP: ‘NATO’DAN MEMNUN DEĞİLİM’
Basın toplantısına ABD Başkanı Donald Trump’ın Batılı müttefiklerine yönelik sert ve suçlayıcı ifadeleri damga vurdu. NATO’nun özellikle terörle mücadele ve bölgesel operasyonlar konusunda ABD’nin beklentilerini karşılamadığını ve Washington’ı yalnız bıraktığını savunan Trump, şöyle konuştu:
"Mark’a (Rutte) teşekkür etmek istiyorum. Tabii NATO'dan memnun değilim. Çünkü terörün bir numaralı devlet destekçisi konusunda bize destek olmak istemediler. Onların yardımına da ihtiyacımız yok. Almanya'yla, Fransa'yla, İngiltere'yle konuştum. İspanya'yla konuşmadım. İspanya vakit kaybı. Berbat bir müttefik oldu. Üstlerine düşeni yapmadılar. Onlarla bütün bağlantıları keselim, ziyaret bile etmeyelim. Onlarla ticaret yapmak istemiyorum. Özellikle İspanya düşmanca davranıyor."
RUTTE’DEN HÜRMÜZ AÇIKLAMASI
Toplantıda, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı’nda gerçekleştirdiği son askeri müdahaleler de gündeme geldi. Washington yönetiminin bölgedeki tek taraflı hamlelerine değinen NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, yöneltilen bir soru üzerine, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki son operasyonunun "gerekli" olduğunu belirterek askeri müdahaleye ve Washington’ın hamlelerine doğrudan destek verdi.
‘İRAN’LA ATEŞKES BENİM İÇİN BİTTİ’
Bölgesel gerilimlere dair en net mesajlardan biri de İran ekseninde verildi. İran’ın nükleer silaha erişmesine hiçbir şart altında izin vermeyeceklerini iddia eden Trump, diplomatik müzakere kanallarının kapandığını savunarak, "(İran'da ateşkes bitti mi?) Benim için bitti. Onlarla anlaşmak istemiyorum. Bana göre bitti. İran'la anlaşmaya çalışmak vakit kaybı. Müzakere yapabilirler ama vakitlerini boşa harcıyorlar" dedi.
‘GRÖNLAND BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR SORUN’
Kuzey Kutbu ve Atlantik’teki jeopolitik hakimiyet mücadelesine de değinen ABD Başkanı, Grönland’ın ABD savunması için kritik bir üs olduğunu belirterek geçmiş dönemin yönetimlerini eleştirdi. Danimarka’nın İkinci Dünya Savaşı dönemindeki konumunu hatırlatan Trump, "Biz burayı kurtardık sonra aptal gibi geri verdik. Burası sadece ABD için değil, tüm dünyanın savunması için önemli. Danimarka’ya bir faydası yok. Bizden Grönland’ın icabına bakmamızı istemişlerdi. Ben böyle bir şeyi asla yapmazdım" sözleriyle Washington'ın bölgedeki yayılmacı hedeflerini açıkça ortaya koydu.
TRUMP’TAN ERDOĞAN VE F-35 AÇIKLAMASI
Toplantının son bölümünde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik F-35 satışlarına karşı çıkan dünkü açıklamaları hatırlatıldı. Trump şu ifadeleri kullandı:
"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seviyorum. Biliyorsunuz Bibi’yi (Netanyahu) de severim. Tam bir savaş başbakanı. Dün Türkiye’yle ilgili kötü şeyler söyledi ama Erdoğan’la konuştum. İsrail’i sevmiyor, savaşa girebilirdi biliyorsunuz ama benim için savaşa girmedi. Milyonlarca askere sahip güçlü bir ordudan bahsediyoruz. F-35 almak istiyordu. Ben olmasam karşı tarafta olurdu."