Ana içeriğe geç

Fantasistanbul için geri sayım başladı! ‘Yapay zeka sınırları kaldırdı’

Bu yıl merkezine ‘algoritma’ ve sanal gerçeklik kavramlarını alan Fantasistanbul Film Festivali’ne geri sayım başladı. Festivalin iddialı programını Artistik Direktör Kerem Akça ile konuştuk. Akça, ‘Orijinallik ana kıstasımız; yapay zekâ artık sınırları kaldıran bir anlatım aracı.’ dedi

Fantasistanbul için geri sayım başladı! ‘Yapay zeka sınırları kaldırdı’
Aydınlık
16

Bağımsız sinemanın fantastik, distopik ve bilimkurgu esintili türlerine alan açan Fantasistanbul (İstanbul Fantastik Film Festivali), bu yıl algoritma temasını gündeme aldı.

23 Temmuz Perşembe günü Beyoğlu Sineması’nda, usta oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan’ın sunumuyla kapılarını aralayacak olan festivalin ulusal jüri başkanlığını Binnur Kaya üstlendi. Jüri heyetinde Neslihan Atagül, Fikret Kuşkan, Serkan Keskin, Alper Mestçi, Mine Tugay, Soykut Turan ve Bülent Çolak gibi birbirinden güçlü isimler yer alıyor.

Fantasistanbul için geri sayım başladı! ‘Yapay zeka sınırları kaldırdı’ - Resim : 1

Alex Proyas, Onur Ünlü, Taylan Kardeşler, Belçim Bilgin ve Ömer Faruk Sorak’ın Danışma Kurulu’nda bulunduğu bu yenilikçi sinema şöleninin perde arkasını ve yerli fantastik sinemanın girdiği yeni rotayı Festival Artistik Direktörü Kerem Akça’ya sorduk.

YERLİ BİLİMKURGUDA YENİ BİR MODEL: ALGORİTMA’YA BİAT ET

Fantasistanbul için geri sayım başladı! ‘Yapay zeka sınırları kaldırdı’ - Resim : 2

Bu yıl Fantasistanbul’un merkezine “Algoritma” ve yapay zeka kavramlarını yerleştirme kararını nasıl aldınız? Festival programını bu siber-distopik atmosfere çeken ana motivasyon neydi?

“Algoritma’ya Biat Et”, 2025’in en iyi yerli kurmaca filmi. Bilimkurgu eylemiyle de geçtiği aşamalardan sonuç çıkarmayı beceriyor. Bir çeşit Türkiye’nin Guy Maddin’i Hakkı Kurtuluş-Melik Saraçoğlu ikilisinin teknolojik ‘Köprüdeki Kız’ eylemi gibi. Türkiye’deki sinemasız YouTuber filmlerini ikiye, üçe katlıyor. Benzersiz bir sanal gerçeklik deneyimi! Oyunbaz bir sinefil rüyası! Model yaratmaya oynayarak 2020’lerin en iyi yerli bilimkurgu filmine dönüşmeyi zorluyor!

Etkinliğin açılışını “Algoritma’ya Biat Et”in İstanbul Prömiyeriyle yapıyorsunuz. Bu yapımın, festivalin genel vizyonunu ve izleyiciye vermek istediği mesajı nasıl yansıttığını düşünüyorsunuz?

Özgün Uzun Film Garantisi ile yola çıkıyoruz. Fantastik sinema eylemlerine alan açıyoruz. 80 dakikalık deneyim kült olmayı garantiliyor! Distopik sanal gerçeklik bilimkurgusu, 2024’te festivali kapatan ‘İguana Tokyo’ya kardeş geliyor.

BİR TEHDİT DEĞİL YENİ BİR ANLATIM ARACI

Yapay zeka artık senaryodan görsel efektlere kadar sinema endüstrisini doğrudan dönüştüren bir gerçeklik. Sizce yapay zeka, bağımsız sinemacılar için tek tipleştirici bir tehdit mi, yoksa sınırları kaldıran yeni bir anlatım aracı mı?

Yapay Zeka, sınırları kaldıran bir anlatım aracına dönüştü. 80’lerde ‘Tron’, 90’larda ‘Matrix’ külte dönüşmüştü. Şimdilerde ise ülkemizden, Hollywood’dan kalıcı bir geri dönüş yokken böyle kalıcı modern klasikler çıkabilmesi önemli bir gösterge.

Türk fantastik sineması uzun süre geleneksel korku motifleri etrafında şekillendi. Programa baktığımızda ise distopik ve bilimkurgu esintili bağımsız işler dikkat çekiyor. Yerli sinemacıların teknoloji odaklı hikayelere yöneliminde somut bir kırılma gözlemliyor musunuz?

5 İstanbul Festival Prömiyerimiz de var. ‘Barselo’, yeni neslin ‘Barda’sı. Alper Kul’un senaryo dokunuşuyla anlam kazanıp Barselona eyleminde şiddetle yatıştırıyor. ‘Noir’, Türkiye’nin ‘A Ghost Story’si. ‘Hakkı’, yeni kuşağın ‘Küçük Kıyamet’i; gotik bir deprem eylemi. ‘Galata’, ‘Çıplak’a cevap olarak gelen bir mankenin cesur deneyimleriyle ‘büyülü’ olabiliyor. ‘Hatırladığım Ağaçlar’, sondan başa sarılarak Türkiye’nin metoo döneminin ‘Dönüş Yok’u olmaya oynuyor. 3 de Tematik Festival Prömiyeri var. ‘Ağustos Düşleri’ ve ‘Büyük Kuşatma’, deneysel kuşaktan iki yönetmenin işi, ilki ülkemizin Miguel Gomes’i. ‘Turbo’, Can Evrenol filmlerindeki çalışmalarıyla bilinen Cem Özuduru’nun ilk yönetmenliği; araba yarışı filmlerinin ‘In The Realm of Senses’ı. ‘Hızlı ve Öfkeli’yi devirirken zorlanmıyor. ‘Musallat 3’ de son dönemin en başarılı korku seri üretimi olarak seçkiye eklendi.

‘ORİJİNALLİK ANA KISTASIMIZ’

- Binnur Kaya’nın ulusal jüri başkanlığında; Alex Proyas ve Onur Ünlü gibi çok farklı sinema ekollerinden gelen isimlerin yer aldığı bir kurul var. Bu vizyon çeşitliliği, yenilikçi fantastik işlerin değerlendirilme sürecine nasıl bir perspektif katacak?

Binnur Kaya’ya, ilk kez bir festivalde Jüri Başkanlığı yaparken bizim etkinliğimizi tercih ettiği için teşekkürler. Diğer jüriler de İstanbul’da veya ilk kez uzun metraj seçiciliği yapacaklar. Danışma Kurulu üyeleri sadece verdikleri kontaklarla dahil oldular.

- Üretken yapay zekanın komutlarla saniyeler içinde görsel dünyalar yaratabildiği bir dönemde, bir festival direktörü olarak “orijinalliği” hangi kriterlerle tanımlıyorsunuz?

Bir filmi algoritma çıktısından ayırıp ona “ruh” katan asıl unsur size göre nedir? Orijinallik ana kıstasımız. Ama bu konuda geride kalıp ön jürilerden geçmeyip tepki çekenleri öne çıkarıyoruz. Aralık ortası için Uluslararası Yarışma Seçkisi’ne ek olarak Nicolas Winding Refn de Onur Ödülü’nü kabul etti.

- Teknolojinin hayal gücümüzü bu kadar hızlı yakaladığı ve hatta aştığı bir çağda, fantastik sinema festivallerinin varoluş misyonu önümüzdeki yıllarda nasıl evrilmeli?

Yapay Zeka ile festivalimizin tasarımlarını yaptırıyoruz. Sürekli devam edecek mi, bunu tahmin etmek güç.

Kaynağa Git

İlgili Haberler