Ana içeriğe geç

NATO tarihinin en büyük zirvesi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi ile ilgili “Bence NATO tarihinin en büyük zirvesi olacak. Çünkü bu kadar büyük problemli alanın aynı anda kesiştiği başka bir dönemeç olmadı. İnşallah bir daha da olmaz” dedi. CAATSA yaptırımlarının yakın bir tarihte kaldırılabileceğini de belirten Fidan, F-35 satışı ve Türkiye’nin programa yeniden dahil olmasıyla ilgili de “CAATSA’dan sonra bu olur diye düşünüyorum” dedi.

NATO tarihinin en büyük zirvesi
Hürriyet
16

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün CNN Türk’teki ‘Gece Görüşü’ programında Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın sorularını yanıtladı. Fidan, özetle şunları söyledi:
(ABD Başkanı Trump’ın Ankara’ya resmi ziyareti ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması) “Bu aslında başlı başına NATO topluluğu için önemli ve olumlu bir haber. Bu konuda da biz gereken adımları atıyoruz. Çünkü hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem Sayın Trump da bunu kaldırma yönünde güçlü bir irade var. Biz bakanlara da bu sorunu çözmemiz için talimat verildi. Savunma Bakanımız, ben bu noktada yoğun bir çalışma içindeyiz.
(Yakın bir tarih var mı?) Bu yönde yürüyen çalışmalar var. Yani olabilir. Çünkü işlemlerin yerine getirilmesiyle kongrede yasal sürecin tamamlanması her zaman aynı olmayabiliyor. Ama yani idari manada, irade olarak bir sıkıntı yok yönetimlerde. Ama Amerikan kongresinde süreç nasıl gidecek ona bakarız.
(KAAN motorları) Biz genel manada Türkiye’ye yönelik yaptırımların ortadan kaldırılması için ciddi çalışıyoruz.
(Trump’ın hediyesi) Ben onlar adına konuşamam. Türkiye ile Amerika arasında ikili ilişkiler açısından kötü olmayı gerektirecek hiçbir konu yok.
(F35 programına Türkiye’nin dönüşü) Programa üretici ortaklardan olarak geri dönmek ayrı bir konu. Satış yasağının kaldırılması meselesi bence daha kolay bir konu. Bu idari bir karar. CAATSA’dan sonra bu olur diye düşünüyorum. Programa geri dönme meselesi, bu tamamıyla konsorsiyumun tekrar oturup alacağı yeni bir kararla ilgili. cumhurbaşkanımızla görüşmek istiyorlar
(Trump ile basın toplantısı) Burhanettin Bey’in işine karışmak istemiyorum. Basın toplantısı biliyorsunuz onun yönettiği bir alan. Cumhurbaşkanımız bizi topladı, talimatlarını verdi, düşüncelerini söyledi ve genel vizyonu, çerçeveyi çizdi. Nasıl bir perspektif koyacağız, ne söyleyeceğiz, ne yapacağız, ne edeceğiz? Yapacağı ikili görüşmeler var, sadece Amerika’yla değil. İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve diğer ülkeler geliyor. Birçoğunun Cumhurbaşkanımızla görüşme talebi var. Masada olan konularımız var. Herkes bunu fırsat bulmuşken ilerletmek istiyor.
(İsrail’in hedefi Türkiye mi?) İsrail, uluslararası toplumun istisnasız tanımlamasıyla bir düzen bozucu, her yere istikrarsızlık getiren, zulüm getiren, kan getiren, katliam getiren, bir gözü dönmüş çetenin yönettiği maalesef bir ülke. İsrail, şu anda kendi az önce tarif ettiğim bu yok edici ve uluslararası toplumun lanetlenmesine uğramış. İmajını değiştirmek için yeni bir düşman arayışı içerisinde. İsrail veya herhangi bir aktör, bizim milli çıkarlarımızla, bölgesel çıkarlarımızla çakıştığı sürece kimseden korkacak, çekinecek, geri adım atacak halimiz yok. Kavga bizim işimiz, hiç problem değil.
NATO 3.0 OLACAK

(NATO Zirvesi) Güç matrisi değişirken insanlık tarihinin belki en başarılı güvenlik ittifaklarından birinin bu tarihi dönemeçte bu kadar belirsizliğin olduğu bir dönemde bir araya geliyor olması bence NATO tarihinin en büyük zirvesi olacak. Avrupa, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri bu denli tehdit altında hissetmemişti. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının yanı sıra Çin durdurulamıyor, ticaretin, teknolojinin yeniden dağılımı. Bu kadar büyük problemli alanın aynı anda kesiştiği başka bir dönemeç olmadı. İnşallah bir daha da olmaz. Türkiye’nin bu kadar kritik bir zamanda dünya barışı için ve kendi bölgesel güvenliğimiz için böylesine kritik bir rol üstlenmesini ben çok kıymetli buluyorum. NATO 3.0’ın tanımlandığı ve kabul edildiği bir yer olacak. NATO 1.0 yazılımı biliyorsunuz Soğuk Savaş döneminde. 2.0 Soğuk Savaş’tan bu zirveye kadar olan ve 3.0 bu zirvede kabul edilecek ve bundan sonra yeni bir aşamaya geçilmiş olacak.
REKABET ALANI AÇILACAK

İlk defa Savunma Sanayi Forumu, NATO’nun resmi programının bir parçası oluyor. Savunma sanayi alanında muazzam bir işbirliği alanı açılacak onu görüyoruz. Bununla beraber büyük bir rekabet alanı da açılacak. İşbirliğini ve rekabeti paralel olarak götürmemiz gerekiyor.
(Putin’le görüşmesi) Cumhurbaşkanımız her zaman için Sayın Putin’le istişare içinde. Cumhurbaşkanımızın adına ben bu kabulü görüyorum. Cumhurbaşkanımızın mesajını taşıdığım için ben kabul ediliyorum. Cumhurbaşkanımın konuşacağı meseleleri, bana talimat verdiği konuları ben Sayın Putin’e aktarıyorum. Oradaki cevapları, yorumları alıp kendi yorumlarımızı yapıp Cumhurbaşkanımıza getiriyoruz. Bu benim üzerimden Sayın Cumhurbaşkanımızla Putin’in diyaloğu.

FETÖ HÂLÂ VAZGEÇMİŞ DEĞİL

“Örgütün kurucu lideri öldükten sonra yerine geçen yönetim kadrosu Türkiye ile ilgili hedeflerinden ve eylemlerinden vazgeçmiş değiller. Türk devletine yönelik operasyonları devam ediyor. Devleti yönetenlere yönelik operasyonları devam ediyor. Yabancılarla ortaya koydukları işbirlikleri olduğu gibi devam ediyor ve tabanın ve burada bir ‘biz tövbe, pişmanlık, eylemden ve Türkiye aleyhtarlığından vazgeçip artık normal hayata dönüyoruz’ gibi bir ifade görmüyoruz. Örgütlenme arayışları devam ediyor. Kamu içerisindeki güçleri yok ama yani durduğu yerden ‘ne yapabilirim’ arayışları hâlâ hazırda devam ediyor.”

ÖZEL’İ CİDDİYE ALMIYORUM

(CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in köşe yazısı) Aslında söylemeye çalıştığı şey; ‘Ben burada siyaseten zor durumdayım. Gelip bana niye yardım etmiyorsunuz?’ Kendi içinde bir takım siyasi açmazlar var, çatışmalar var, sıkıntılar var. Özel, ‘Siz aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile değil, AK Parti ile ilişki kuruyorsunuz’ demeye çalışıyor. Bu kendi içerisinde çok tutarlı değil. Yani bu bizim açıkçası çok fazla üzerinde durduğumuz, ciddiye aldığımız bir konu da değil. Yani burada kendi içinde bir feryat var. Kendi içinde de ideolojik ironiye de düşüyor. Stratejik seviyeden baktığınız zaman diğer devlet aktörlerinin ciddiye aldığı bir konu değil.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler