Ana içeriğe geç

FETÖ firarilerine kıtalar arası takip: İşte iadesi istenen isimler

FETÖ'nün paralel yapılanmasına yönelik sınır ötesi hukuki abluka genişliyor. Türkiye'nin terörle mücadele diplomasisi kapsamında, örgütün yurt dışına kaçan tepe yöneticileri ve operasyonel isimleri hakkında hazırlanan iade dosyaları yeniden gündeme geldi. Adli makamların dosyalarında, 15 Temmuz darbe girişiminden 17-25 Aralık kumpasına, sınav sorularının çalınmasından dijital casusluğa, medya yapılanmasından örgütün finans ağına kadar çok sayıda suç başlığı yer alıyor. Türkiye'nin iadesini talep ettiği isimler arasında örgütün yargı, medya, eğitim, finans, propaganda ve mahrem yapılanmalarında görev aldığı belirtilen çok sayıda firari bulunuyor. ÖNCELİKLİ LİSTEDE KİMLER VAR? FETÖ'nün yurt dışındaki yapılanmasına yönelik dosyalarda Cevheri Güven, Abdullah Bozkurt, Bülent Keneş, Murat Çetiner, Levent Kenez, Mustafa Kemal Şirin, Mehmet Karabörk, Ercan Karakoyun, Celal Fındık, Harun Tokak ve Ekrem Dumanlı gibi medya ve propaganda ayağında öne çıkan teröristler dikkat çekiyor. Bu isimlerin ardından örgütün yargı yapılanmasında kilit rol üstlendiği belirtilen Ahmet Can, 17-25 Aralık kumpasının firari savcısı Celal Kara, dijital operasyonların mimarlarından Emrullah Uslu, medya yapılanmasında adı geçen Bekir Baz, örgütün propaganda yüzlerinden Enes Kanter, eğitim ve medya hattının eski isimlerinden Halit Esendir, sınav sorularının çalınması dosyasında öne çıkan Mehmet Hanefi Sözen ve finans yapılanmasında adı geçen Necdet Başaran da dosyalarda yer alıyor. Adli takip yalnızca ABD ile sınırlı değil. Avrupa, Balkanlar, Orta Asya ve Güney Amerika hattında da firari isimler için hazırlanan iade evraklarının ilgili ülkelere gönderildiği belirtiliyor. AHMET CAN: ADLİYE KORİDORLARINI PENSİLVANYA'YA BAĞLAYAN İSİM FETÖ'nün yargı yapılanmasında kritik görevler üstlendiği belirtilen Ahmet Can, örgüt içindeki konumu nedeniyle 'Gölge Adalet Bakanı' olarak anılan isimlerden biri oldu. Dosyalara göre Can, öğrencilik yıllarından itibaren örgüt içinde yükseldi ve zamanla adliye yapılanmasını koordine eden kilit isimlerden biri haline geldi. Can'ın, örgütün yüksek yargıdaki kadrolaşma süreçlerinde etkili olduğu, eski adıyla Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun görev alanına giren faaliyetleri örgüt adına takip ettiği değerlendiriliyor. Adalet Bakanlığı bürokrasisine yönelik örgütsel yönlendirmelerde de rol aldığı belirtilen Can'ın, örgüt içindeki konumu nedeniyle hem HSYK hattını hem de bakanlık bürokrasisini koordine eden mahrem isimlerden biri olduğu kayıtlara geçti. HSYK LİSTELERİ ELEBAŞI ONAYINA GİDİYORDU Ahmet Can'a ilişkin dosyalarda en dikkat çeken başlıklardan biri, yargıdaki kadrolaşma listeleri oldu. Can'ın, HSYK başta olmak üzere yüksek yargı ve adliye yapılanmasındaki kadrolaşma ve atama listelerini örgüt adına yönettiği, bu listeleri elebaşı Fetullah Gülen'in onayına sunduğu öne sürüldü. Hukuk sisteminin örgüt çıkarları doğrultusunda manipüle edilmesi, usulsüz soruşturmalara zemin hazırlanması ve yargı süreçlerinin örgütsel amaçlarla yönlendirilmesi de Can hakkındaki dosyalarda yer alan suçlama başlıkları arasında bulunuyor. Can'ın geçmişte Kuzey Irak ve Orta Doğu imamlığı görevlerini de üstlendiği belirtiliyor. DALLAS'TA GÖRÜNTÜLENDİ Uzun süre ABD'de hangi bölgede yaşadığı bilinmeyen Ahmet Can 2024 yılında ABD'nin Teksas eyaletine bağlı Dallas bölgesinde görüntülendiği aktarıldı. Can'ın, asıl mesleği avukatlık olmasına rağmen ABD'de herhangi bir hukuk bürosu açmadığı, bunun yerine Teksas'ta ticari faaliyet yürüttüğü belirtildi. Can'ın eşi Berna Can ile birlikte 'SKY Blue Gelato LLC' adlı şirket üzerinden dondurmacı işletmesi kurduğu bilgisi yer aldı. Berna Can'ın, FETÖ'nün ABD yapılanmasında adı geçen Faruk Taban'ın kız kardeşi olduğu da biliniyor. LÜKS VİLLA VE HOUSTON ZİYARETİ Ahmet Can'ın daha önce Dallas çevresinde lüks bir villada yaşadığı ortaya çıkmıştı. Can'ın gündüz saatlerinde dikkat çekmemek için işletmesine sık uğramadığı, akşam saatlerinde dükkâna giderek günlük hesapları kontrol ettiği ve ardından yaşadığı eve geçtiği aktarıldı. Can ve eşi Berna Can'ın, geçmişte Dallas'tan Houston/Sugar Land bölgesine giderek Faruk Taban'ı ziyaret ettiği de ortaya çıkmıştı. Bu ziyaret, Ahmet Can'ın ABD'deki örgüt ağıyla temasını sürdürdüğü yönündeki değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı. ARANANLAR LİSTESİNDE Ahmet Can, Türkiye'nin terörden arananlar listesinde yer alan firari isimler arasında bulunuyor. Can hakkında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçlamaları bulunuyor. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ise 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçlamasıyla arandığı belirtiliyor. FETÖ çatı davasına bakan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, Can'ın ABD'den iadesi için hazırlanan talepnameyi 2017 yılında Adalet Bakanlığı'na ulaştırdığı; Türkiye'nin ABD makamlarından iade talebinde bulunduğu ancak bu talebin yerine getirilmediği kaydediliyor. 17-25 ARALIK SAVCILARIYLA AYNI HATTA Ahmet Can'ın, 17-25 Aralık kumpası sürecinde görev alan firari savcılarla da bağlantılı olduğu dosyalara girdi. İtirafçı beyanlarında Can'ın, 17-25 Aralık sürecinin firari savcılarından Mehmet Yüzgeç ile aynı evde kaldığı yönünde bilgiler paylaşıldı. Can'ın yargı imamlığı yaptığı dönemde Osman Karakuş ve Abdülkadir Aksoy gibi isimlerin de yardımcıları arasında bulunduğu belirtildi. İstihbarat raporlarında Can'ın, 15 Temmuz darbe girişiminin kritik isimlerinden firari mahrem imam Adil Öksüz ile irtibatlı olduğu; Kara Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri mahrem yapılanmalarında da üst düzey görevler aldığı değerlendirmeleri yer aldı. BEKİR BAZ: MEDYA PROPAGANDASI VE BÖLGE İMAMLIĞI DOSYASI FETÖ firarisi Bekir Baz, örgütün medya yapılanması ve bölge yapılanması dosyalarında öne çıkan isimlerden biri olarak kayıtlara geçti. Darbe girişiminin ardından örgüt propagandasını kamuoyuna farklı kanallardan ulaştırmaya çalıştığı belirtilen Baz'ın, medya yapılanmasının aktif isimleri arasında yer aldığı ifade ediliyor. Baz hakkında hazırlanan kapsamlı iade dosyasının iki farklı tarihte ABD makamlarına sunulduğu belirtiliyor. Dosyalarda Baz'ın, örgütün propaganda aygıtı gibi hareket eden medya organları ve sosyal medya ağları üzerinden algı operasyonlarında rol aldığı değerlendiriliyor. MAAŞ ÇİZELGESİNDE 'EGE BÖLGE İMAMI' DETAYI FETÖ'cü Bekir Baz'ın örgütün sözde 'Ege bölge imamı' olarak faaliyet yürüttüğü biliniyor. Ele geçirilen çizelgelerde örgüt mensuplarına görev yeri, faaliyet alanı, grup seviyesi, makam oranı ve sabit ek ders benzeri kalemler üzerinden ödeme yapıldığı tespit edildi. Bu maaş hesaplamasında Baz'ın, şirket genel müdürü gibi gösterildiği ve birinci grupta yer aldığı aktarıldı. Söz konusu çizelgede Baz'a 30 saat sabit ek ders ödemesi üzerinden yüksek miktarda ödeme yapıldığı kaydedildi. EMRULLAH USLU: DİJİTAL OPERASYONLARIN LOJİSTİK İSMİ Emrullah Uslu, FETÖ'nün siber ve sosyal medya operasyonlarında adı geçen firari isimlerden biri olarak dosyalarda yer aldı. Uslu'nun, özellikle devletin kozmik bilgilerini sızdırdığı belirtilen 'fuatavni' benzeri hesapların arkasındaki lojistik güçlerden biri olduğu değerlendiriliyor. Dosyalarda Uslu'nun, sosyal medya üzerinden Türkiye aleyhine faaliyet yürüttüğü, devletin gizli bilgilerini hedef alan dijital operasyonlarda rol aldığı ve örgütün propaganda hattına destek verdiği belirtiliyor. Uslu hakkında 'suç uydurma' ve 'siyasal casusluk' gibi ağır suçlamaların bulunduğu da dosyalara yansıyan başlıklar arasında. BEKİR BAZ VE EMRULLAH USLU İÇİN İADE ADIMLARI Türkiye, Bekir Baz ve Emrullah Uslu'nun iadesi için de adımlar attı. Baz'ın medya yapılanması ve propaganda faaliyetleri, Uslu'nun ise dijital operasyonlar ve gizli bilgilerin sızdırılması başlıkları üzerinden dosyalandırıldığı belirtiliyor. Her iki ismin de yurt dışından Türkiye aleyhine faaliyetlerini sürdürdüğü değerlendirilirken, iade dosyalarının adli ve diplomatik kanallar üzerinden takip edildiği kaydediliyor. CELAL KARA: 17-25 ARALIK KUMPASININ FİRARİ SAVCISI Eski savcı Celal Kara, 17-25 Aralık kumpasının yargı ayağında öne çıkan firari isimlerden biri olarak biliniyor. Dosyalara göre Kara, bakanlar ve iş insanları hakkında usulsüz soruşturmalar açarak hükümeti hedef alan sürecin en kritik isimleri arasında yer aldı. Dönemin Başbakanı, Ekonomi Bakanı, İçişleri Bakanı ve Avrupa Birliği Bakanı'nın dinletilmesi ve bu kayıtlara ilişkin süreçler de Kara hakkındaki dosyalarda yer alan suçlama başlıkları arasında bulunuyor. Kara'nın, örgütün en üst düzey operasyon ekibinde yer aldığı ve 17-25 Aralık dosyasının inandırıcı görünmesi için çok sayıda kişi hakkında haksız gözaltı kararı verdiği belirtiliyor. TAYİN HEYETİ VE KADROLAŞMA AĞI Celal Kara'nın, yalnızca 17-25 Aralık sürecinde değil, örgütün bürokrasi yapılanmasında da etkili olduğu biliniyor. Dosyalarda Kara'nın, TSK, Emniyet ve MİT imamlarının bağlı olduğu örgütsel hatlarla bağlantılı olduğu, aynı zamanda örgütün tayin heyeti üyesi olarak bürokrasideki kadrolaşmayı yönettiği öne sürülüyor. Kara'nın, firari eski savcı Zekeriya Öz ile birlikte Gürcistan sınırından kaçtığı biliniyor. Bu kaçış, 17-25 Aralık kumpası sonrası firari hale gelen yargı mensuplarına ilişkin dosyalarda önemli bir başlık olarak yer aldı. ENES KANTER: PARKEDEN ÖRGÜT PROPAGANDASINA Eski NBA oyuncusu Enes Kanter, FETÖ'nün uluslararası propaganda ayağında öne çıkan isimlerden biri oldu. Kanter'in, sosyal medya hesapları üzerinden örgüt elebaşına bağlılığını ilan ettiği, soyadını 'Gülen' olarak değiştirmek istediğini söylediği ve örgütün küresel görünürlüğünü artırmaya dönük faaliyetlerde bulunduğu biliniyor. Türkiye'nin en çok aranan teröristler listesinde yer alan Kanter'in, Mozambik'teki örgüt okullarında gizli toplantılara katıldığı ve terörün finansmanı kapsamında 50 bin dolar tutarında 'himmet' sağladığı iddiası dosyalara girdi. Bu iddianın iki farklı tanık beyanıyla kayda geçtiği belirtiliyor. 110 MİLYON DOLAR AÇIKLAMASI Kanter, geçmişte yayınladığı bir videoda örgüt içindeki 'ağabey' olarak nitelediği kişilere bugüne kadar 110 milyon dolar verdiğini söyledi. Kanter, açıklamasında evinin ve arabasının olmadığını, küçük bir evde kirada yaşadığını ifade etti. Verdiği paranın Türkiye dahil farklı ülkelerdeki FETÖ mensuplarına aktarıldığını söyleyen Kanter, parayı kontrol eden kişilere güvendiğini de dile getirdi. Bu açıklama, örgütün 'himmet' trafiği ve yurt dışındaki finansal kaynakları açısından dikkat çeken bir itiraf olarak gündeme gelmişti. HALİT ESENDİR: EĞİTİM YAPILANMASININ ESKİ İSMİ Halit Esendir, FETÖ'nün eğitim yapılanmasının temelini atan eski kadrolardan biri olarak biliniyor. Esendir'in, 1971'de lise son sınıf öğrencisiyken Balıkesir'in Edremit ilçesinde vaizlik yapan Fetullah Gülen ile tanıştığı belirtiliyor. Ege Üniversitesi Kimya Fakültesi'nden mezun olan Esendir, örgütün ilk eğitim yapılanmalarından olan 'ışık evleri'nde görev aldı. 1977'de örgütün ilk dershanelerinden biri olarak gösterilen Akyazılı Orta Yüksek Eğitim Vakfı Dershanesi'nin açılmasında rol oynadı. 12 Eylül darbesinin ardından bu dershanenin 'Yamanlar Koleji' adıyla okula dönüştürüldüğü, sonraki süreçte bu modelin örgüte ait eğitim kurumlarının ülke çapında yayılmasında kullanıldığı kaydediliyor. ZAMAN, STV, CİHAN VE AKSİYON HATTI Halit Esendir, örgütün medya yapılanmasında da kritik görevler üstlendi. 1988-2003 yılları arasında Zaman gazetesinde genel koordinatörlük ve genel yayın yönetmenliği yapan Esendir'in, Samanyolu TV, Cihan Haber Ajansı ve Aksiyon dergisinin kurucuları arasında yer aldığı belirtiliyor. FETÖ'nün en üst karar mekanizmalarından biri olarak gösterilen 'Başyüceler Kurulu' ya da 'İstişare Heyeti' içinde yer aldığı ifade edilen Esendir, örgütün küresel stratejilerinde söz sahibi isimlerden biri olarak dosyalara girdi. Esendir'in, Afganistan ve Pakistan'da örgüt adına eğitim faaliyetlerinden sorumlu düzeyde görev yaptığı, Pakistan, Afganistan ve Orta Asya hattında örgütün uluslararası ağını genişlettiği değerlendiriliyor. KIRMIZI KATEGORİDE ARANIYOR Halit Esendir, terörden arananlar listesinde 'kırmızı kategori'de yer alan firari isimlerden biri olarak gösteriliyor. Darbe girişiminin ardından yurt dışına kaçtığı belirtilen Esendir'in, Almanya'nın Frankfurt kentinde basın-yayın alanında ticaretle uğraştığı biliniyor. Esendir'in Türkiye'ye teslim edilmesi için Almanya ve Özbekistan'ın ardından Arnavutluk'a da kapsamlı iade dosyası iletildiği belirtiliyor. FETÖ çatı iddianamesinde Esendir'in, örgütün yayın organlarında ve farklı ülkelerde üst düzey faaliyetler yürüttüğü, örgüt içinde yönetici konumunda bulunduğu değerlendirmesine yer verildi. DARBE SAATİNE İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER Halit Esendir'in geçmişte yaptığı açıklamalarda, Fetullah Gülen'in 15 Temmuz darbe girişiminin saatine ilişkin bilgi sahibi olduğu yönündeki sözleri dikkat çekmişti. Esendir, darbenin gece 03.00 civarında başlamasının beklendiğini, ancak Türkiye'de saat 21.00 sularında gelişmelerin başlaması üzerine örgüt elebaşının şaşırdığını anlatmıştı. Bu sözler, darbecilerin görevlendirme belgelerinde sıkıyönetim ilan saatinin 03.00 olarak yer alması nedeniyle ayrıca gündeme gelmişti. Esendir'in bu açıklamaları, FETÖ elebaşının darbe girişimindeki rolüne ilişkin önemli başlıklardan biri olarak kayıtlara geçti. MEHMET HANEFİ SÖZEN: SORU HIRSIZLIĞI DOSYASININ KİLİT İSMİ 'Fatih' kod adını kullandığı belirtilen Mehmet Hanefi Sözen, FETÖ'nün sınav sorularını çalmasına ilişkin dosyalarda kritik isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Ankara-Çankaya imamı olarak görev yaptığı belirtilen Sözen'in, örgütün kamuya sızma faaliyetlerinde merkezi konumdaki bölgelerden birinde aktif rol oynadığı değerlendiriliyor. Başta ÖSS olmak üzere, 2010 KPSS sorularının sızdırılması dosyasında da Sözen'in adı geçti. Sözen'in, soruların örgüt üyelerine dağıtılmasını organize ettiği ve bu yolla binlerce adayın hakkının gasp edilmesine neden olan sürecin merkezinde bulunduğu belirtiliyor. HTS KAYITLARINDA YÜZDE 61 BAĞLANTI KPSS soruşturmasına ilişkin geçmiş iddianamelerde, Sözen'in irtibat ağına dikkat çekildi. Bilirkişi raporlarında, 3 bin 227 sınav şüphelisinin HTS kayıtlarının incelendiği ve bu kişilerin yüzde 61'inin Sözen ile bağlantı kurduğunun tespit edildiği aktarıldı. Sözen'in, yalnızca kendi telefonu üzerinden değil, başka örgüt mensupları adına alınmış hatlar üzerinden de görüşmeler yaptığı belirlendi. Bu tespitler, örgütün sınav sorularını dağıtma mekanizmasının nasıl organize edildiğini ortaya koyan kritik başlıklar arasında yer aldı. FLAŞ BELLEKLE GELEN SORULAR KPSS soruşturmasında itirafçı Hakan ve Hüsne Yeter Aytekin çiftinin ifadeleri de dosyalara girdi. İtirafçı çift, örgüt imamının 'sınava girin' talimatı verdiğini, soruların eve flaş bellekle getirildiğini ve bu soruları ezberlediklerini anlattı. Bu beyanlar, FETÖ'nün sınav sorularını örgüt üyelerine servis ederek kamu kurumlarına sızma yöntemini ortaya koyan önemli ifadeler arasında yer aldı. Türkiye'nin, Güney Amerika yapılanmasına kaçtığı belirtilen Sözen'i Kolombiya'da tespit ettiği ve iadesi için resmi süreç başlattığı kaydediliyor. NECDET BAŞARAN: PENSİLVANYA VE AVRUPA FİNANS HATTI Necdet Başaran, FETÖ'nün en eski ve üst düzey yöneticileri arasında gösterilen isimlerden biri. Geçmişte Avrupa ve Orta Asya imamlığı görevlerinde bulunduğu belirtilen Başaran'ın, 'himmet' adı altında toplanan finansal kaynakların küresel yönetiminde aktif rol aldığı değerlendiriliyor. Başaran'ın, Fetullah Gülen'in Pensilvanya'daki yerleşkesine ilişkin idari işlerde etkili olduğu, örgüt elebaşının özel süreçleri ve örgütün iç işleyişi hakkında kritik bilgilere sahip olduğu ifade ediliyor. Örgüt elebaşının ölümünün ardından FETÖ içinde patlak veren para ve liderlik tartışmalarında da Başaran'ın adının geçtiği belirtiliyor. ROTTERDAM AKYAZILILAR VAKFI DETAYI Başaran'ın Avrupa'daki faaliyetlerini Rotterdam merkezli Akyazılılar Vakfı üzerinden yürüttüğü kayıtlarda yer aldı. Hollanda vatandaşı da olan Başaran'ın, FETÖ'nün Avrupa'daki ekonomi operasyonlarının merkezindeki isimlerden biri olduğu değerlendiriliyor. Gülen'in ABD'de kaldığı çiftliğin satın alınması sürecinde de Başaran'ın adının geçtiği belirtiliyor. Başaran için Hollanda'dan yapılan iade talebinin reddedilmesinin ardından, güncel ikametinin ABD'de tespit edilmesi üzerine bu kez ABD makamları nezdinde peş peşe iade taleplerinin gündeme geldiği kaydediliyor. SAİT AKSOY: EĞİTİM YAPILANMASININ MAHREM İSMİ Fetullah Gülen'e en yakın isimlerden biri olarak gösterilen Sait Aksoy, örgütün eğitim ve mahrem yapılanmasına ilişkin dosyalarda öne çıkıyor. Aksoy'un, örgüt elebaşının özel kuryesi olarak görev yaptığı ve 'Mahrem Hizmetler Türkiye Talebe İmamı' olarak bilindiği belirtiliyor. TSK'nın eğitim birimleriyle bağlantılı süreçlerde rol aldığı, askeri okullar ve polis okullarına öğrenci yerleştirme faaliyetlerini yönettiği değerlendiriliyor. Bu nedenle Aksoy'un, örgüt içinde adeta 'Gölge Milli Eğitim Bakanı' gibi hareket ettiği ifade ediliyor. OKULLARDAN MAHREM YAPILANMAYA Sait Aksoy'un, örgütün yurt içi ve yurt dışındaki eğitim kurumlarından sorumlu isimlerden biri olduğu belirtiliyor. Dosyalarda, FETÖ'nün eğitim yapılanmasının yalnızca okul ve dershaneler üzerinden değil, askeri ve polis okullarına öğrenci yerleştirme süreçleri üzerinden de örgütsel amaçlarla kullanıldığına dikkat çekiliyor. Aksoy'un bu süreçlerdeki konumu, FETÖ'nün devlet kurumlarına sızma faaliyetleri açısından kritik başlıklardan biri olarak değerlendiriliyor. AHMET SAİT YAYLA: AKADEMİDEN ULUSLARARASI PROPAGANDA HATTINA FETÖ'nün eğitim yapılanmasında adı geçen bir diğer isim Ahmet Sait Yayla oldu. Yayla'nın, Harran Üniversitesi'nde akademisyen olarak görev yaptığı dönemin ardından yurt dışında katıldığı programlarda Türkiye aleyhine açıklamalarda bulunduğu belirtiliyor. ABD Kongresi dahil çeşitli uluslararası platformlarda Türkiye'yi hedef alan sunumlar yaptığı, Türkiye'ye yönelik asılsız 'terör' suçlamalarını gündeme taşıdığı ifade ediliyor. Bu faaliyetler, örgütün yurt dışındaki propaganda ayağının akademi ve düşünce kuruluşları üzerinden nasıl işletildiğine ilişkin dosyalarda yer aldı. FETÖ'NÜN FİRARİ AĞI: YARGI, MEDYA, FİNANS, EĞİTİM FETÖ firarilerine ilişkin dosyalarda öne çıkan tablo, örgütün farklı alanlardaki yapılanmasının yurt dışında da sürdürüldüğünü gösteriyor. Ahmet Can yargı ve mahrem yapılanma, Celal Kara 17-25 Aralık kumpası, Emrullah Uslu dijital operasyonlar, Bekir Baz medya ve bölge yapılanması, Enes Kanter propaganda ve himmet ağı, Halit Esendir eğitim ve medya hattı, Mehmet Hanefi Sözen sınav sorularının çalınması, Necdet Başaran finans yapılanması, Sait Aksoy eğitim ve mahrem hizmetler, Ahmet Sait Yayla ise akademik propaganda başlıklarıyla dosyalarda yer alıyor. Türkiye'nin farklı ülkelerdeki firarilere yönelik iade talepleri sürerken, adli makamların hazırladığı dosyalarda örgütün yurt dışındaki hareket alanının daraltılmasına yönelik yeni adımların da değerlendirildiği belirtiliyor. ANKARA NEFESİNİ ENSELERİNDE TUTUYOR 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılına yaklaşılırken, Türkiye FETÖ'nün yurt dışındaki firari kadrolarına yönelik takibi bırakmıyor. Darbe girişimi, kumpas davaları, sınav sorularının çalınması, dijital casusluk, finans ağı ve propaganda faaliyetlerine ilişkin hazırlanan dosyalar, ilgili ülkelerin adli makamlarına iletilmeye devam ediyor. Ankara'nın öncelik listesinde yer alan firariler için iade süreçleri diplomatik kanallar üzerinden sürerken, örgütün farklı ülkelerdeki ticari, medya, eğitim ve finans bağlantıları da adli takibin merkezinde bulunuyor.

FETÖ firarilerine kıtalar arası takip: İşte iadesi istenen isimler
Takvim
Kaynağa Git

İlgili Haberler