Ana içeriğe geç

Mavi Vatan korkusu büyüyor! "Türkiye ile sıcak temas yaşanabilir" deyip ABD'den acil alım istediler

Doğu Akdeniz'de Türk Deniz Kuvvetleri'nin yerli, milli ve havadan bağımsız tahrik sistemli yeni nesil denizaltı hamleleri İsrail'de alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İsrail basını, Türk ordusunun bölgedeki caydırıcılığı karşısında Tel Aviv yönetiminin "önlem almakta geç kaldığı" itirafında bulunurken, yüksek maliyetine rağmen P-8 Poseidon savaş uçaklarının acilen filoya katılması gerektiğini tartışmaya başladı.

Mavi Vatan korkusu büyüyor! "Türkiye ile sıcak temas yaşanabilir" deyip ABD'den acil alım istediler
Türkiye Gazetesi
16

Doğu Akdeniz'de Türk Deniz Kuvvetleri'nin yerli, milli ve havadan bağımsız tahrik sistemli yeni nesil denizaltı hamleleri İsrail'de alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İsrail basını, Türk ordusunun bölgedeki caydırıcılığı karşısında Tel Aviv yönetiminin "önlem almakta geç kaldığı" itirafında bulunurken, yüksek maliyetine rağmen P-8 Poseidon savaş uçaklarının acilen filoya katılması gerektiğini tartışmaya başladı.

Mavi Vatan sahasındaki yüksek harekat kabiliyeti, İsrail güvenlik bürokrasisinde tırmanan bir endişe kaynağı haline geldi. İsrail'in önde gelen gazetelerinden Jerusalem Post'un savunma kaynaklarına dayandırdığı analize göre, İsrail ordusu, Türkiye'nin sürekli genişleyen ve modernleşen denizaltı filosunu doğrudan bir tehdit olarak değerlendirerek, ABD üretimi Boeing P-8 Poseidon deniz devriye ve denizaltı savunma harbi uçaklarını tedarik etmeyi gündemine aldı.

"TÜRKİYE YÜZÜNDEN"

İsrail ordusuna yakınlığıyla bilinen gazeteci Amir Bohbot imzasıyla yayımlanan analizde, Türk Deniz Kuvvetleri'nin Akdeniz'deki caydırıcılığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

"İsrail savunma kurumları, öncelikle denizaltıları tespit etmek üzere tasarlanmış çok amaçlı bir deniz devriye uçağının tedarik edilmesini değerlendiriyor. Söz konusu değerlendirme; üst düzey Türk yetkililerin sertleşen söylemlerinin sahada askeri bir gerginliğe dönüşebileceği ihtimali ve Türk Deniz Kuvvetleri'nin bölgede tırmanan gücüne ilişkin endişeler doğrultusunda ele alınıyor. Nitekim Türk Donanması, envanterindeki 10’dan fazla aktif dizel-elektrikli denizaltının yanı sıra havadan bağımsız tahrik sistemleriyle donatılmış yeni nesil bir denizaltı serisini de inşa etmeye devam ediyor."

"BEYAZ SARAY" FORMÜLÜ

İsrail ordusu halihazırda stratejik istihbarat ve gözetleme uçağı olan "Oron"u elinde bulundursa da, bu kapasite Türk Deniz Kuvvetleri’nin Doğu Akdeniz’de kurduğu sessiz ve derin caydırıcılığı kırmaya yetmiyor. Mavi Vatan bünyesinde görev yapan Türk denizaltılarının yüksek teknolojiye dayalı hareket ve gizlenme kabiliyeti karşısında yetersiz kalan Tel Aviv yönetimi, acoustic ve buhar sensörleriyle donatılmış ABD yapımı P-8 Poseidon uçaklarına muhtaç kaldı.

İsrailli askeri yetkililer, P-8 Poseidon'ların yüksek tedarik ve bakım maliyetleri nedeniyle mevcut bütçe şartlarında söz konusu alımı gerçekleştirmenin son derece zor olduğunu itiraf etti. Tel Aviv'in Türk deniz altı gücüne karşı koymak için ABD'den gelecek yardım paketlerine mecbur kaldığını belirten kaynaklar, İsrail basınında şöyle konuştu:

"İsrail ordusu şu an kendi imkanlarıyla belirli düzeyde bir denizaltı savunma kabiliyetine sahip olsa da, P-8 Poseidon uçaklarının satın alınması bütçe açısından oldukça ağır bir yük oluşturacaktır. Bu alım ancak Beyaz Saray ile yürütülecek daha geniş kapsamlı bir askeri yardım ve diplomatik anlaşma paketine dahil edilirse hayata geçirilebilir."

İsrail basınında yer alan geniş kapsamlı analizlerde; Türkiye’nin hem yerli ve milli imkanlarla inşa ettiği hem de envanterine kattığı fırkateynler, korvetler, İHA/SİHA taşıyıcıları ve sessiz seyir yeteneği yüksek modern denizaltı filosuyla NATO’nun en caydırıcı deniz güçlerinden birine sahip olduğu açıkça kabul edildi.

Doğu Akdeniz'deki askeri ve stratejik güç dengesinin tamamen Ankara lehine dönmesi, Tel Aviv yönetimini bölgedeki deniz güvenlik doktrinini baştan aşağı gözden geçirmeye ve Türk Donanması'nın üstünlüğü karşısında yeni savunma arayışlarına girmeye zorluyor.

Öte yandan, İsrail kabinesinin aşırı sağcı Diaspora İşleri Bakanı Amichai Chikli, hem İsrail basınına hem de "HaLiberal" podcast yayınında Türkiye'yi hedef alan diplomatik sınırları aşan açıklamalarda bulundu. Türk ordusunun Akdeniz'deki varlığından duyduğu rahatsızlığı gizleyemeyen Chikli, "Denizde Türk ordusuyla doğrudan temas yaşanabilir. Bu imkansız bir senaryo değil; yarın sabah bile gerçekleşebilir." dedi.

İsrail'in de yalnızlaştığını da itiraf eden Chikli, Orta Doğu'da değişen dengelere ilişkin şunları söyledi:

"Hindistan bizim için süper stratejik bir ortaktır. Pakistan'ın İran, Katar ve Türkiye ile ittifak kurduğunu görüyoruz. Buna karşılık bizim BAE, Somaliland, Yunanistan ve Kıbrıs ile oluşturduğumuz hat var. Batı Avrupa'nın tutumu değişiyor, artık yeni dostlar edinmek ve eldeki imkanlarla hareket etmek zorundayız."

Kaynağa Git

İlgili Haberler