Ana içeriğe geç

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Fezlekeler bambaşka bir siyasi oyunun kapısını açar, süreç oraya gelmedi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "CHP binasına polisin girip o görüntülerin ortaya çıkması sadece Cumhuriyet Halk Partisi'ne zarar vermedi, bütün Türkiye'ye zarar verdi" diye konuştu

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Fezlekeler bambaşka bir siyasi oyunun kapısını açar, süreç oraya gelmedi
Gazete Oksijen
16

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen 'mutlak butlan' kararına ilişkin yaptığı değerlendirmede Yargıtay'ın konuya ilişkin kararını bir an önce önce açıklaması gerektiğini ifade etti. CHP'den kurultayın da bir an evvel gerçekleşmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Belli bir zamanlama içerisinde CHP'nin delege iradesini tekrar ortaya koyması bir an evvel uygun bir zamanda kurultayın yapılması siyasi partiler hukuku bakımından önemlidir" dedi.

CHP Genel Merkezi'nin polis müdahalesi ile boşaltılmasına da değinen Kurtulmuş, "CHP binasına polisin girip o görüntülerin ortaya çıkması sadece Cumhuriyet Halk Partisi'ne zarar vermedi, bütün Türkiye'ye zarar verdi. Siyaset, 'Ben bu karara uymuyorum, bu mahkeme kararını kabul etmiyorum, benimsemiyorum' deme hakkı veriyor siyasetçiye ama mahkeme kararlarının sonuçlarına fiziken direnme hakkını vermiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Özgür Özel başta olmak üzere CHP'nin önde gelen isimlerinin dokunulmazlıklarının kaldırılacağı iddiasına ilişkin de konuşan Kurtulmuş, "Mecliste şu anda bile çok sayıda fezleke var. Bunların hiçbirisi doğal olarak gündeme getirilmiyor. Yani fezleke meselesi bambaşka bir siyasi oyunun kapısını açar. Dolayısıyla bakalım. Süreç henüz oralara gelmedi" yorumunu yaptı.

Nefes yazarı Aytunç Erkin'in sorularını yanıtlayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

- Mecliste grup toplantıları tartışması var. Bu konuda sizin de isminiz zikrediliyor. Bugün de muhtemelen talepler gelecek. Nedir bu olay? Bir grup diyor ki TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş bu olayın tam göbeğinde ve karar vermeli. Çünkü Meclis orası. Bir taraf diyor ki Meclis Başkanı ilgilenmez partinin iç meselesidir.

Ben ilk andan itibaren ısrarla, “Bu mesele, Meclis Başkanlığını ilgilendiren bir mesele değildir. Bu, bir siyasi partinin iç meselesidir, taraf olmayız, olamayız, taraf olmamıza imkan verecek bize verilmiş olan bir sorumluluk yok” diyoruz. Zaten benzer durum daha evvel 1993'te Murat Yalçın, Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı iken de yaşanmış. Milletvekili olmadığı için Sayın Aydın Güven Gürkan, genel başkanına rağmen meclis grubunu toplamış ve orada grup başkanı seçilmiş. O zaman TBMM Başkanı rahmetli Cindoruk da çok benzer bir tavır göstermiş. Hatta benim girdiğim kadar da konuya dahil olmamış, “Bu mesele bir partinin iç meselesidir, çözün” şeklinde tavır göstermiş. Sayın Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararını ekleyerek gönderdiği yazıyla, kendisinin resmen CHP Genel Başkanı olduğunu aynı gün içerisinde TBMM kayıtlarına aldık. Yine aynı şekilde CHP Meclis Grubunun iç yönetmeliği çerçevesinde yapmış olduğu seçimde Sayın Özel'in Grup Başkanı olduğunu tescil ettik, o gün de grup başkanlığı odasındaki genel başkan yazısını kaldırdık. Bizim yapabileceğimiz budur. Sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi’ne “Bu meseleyi CHP'nin kurumsal kimliği içerisinde çözün” mesajımızı tüm kamuoyunun şahitliğinde ilettik. Ancak maalesef gördüğüm kadarıyla taraflar bu meselenin üzerinden karşılıklı alan kazanmak ve grup toplantılarını parti içi çekişmenin bir aracı haline getirmek istiyorlar. Bırakın da Meclis Başkanlığı konumu gereği, tanımı gereği tarafsız bir noktada dursun, yeri geldiği zaman sorunları çözebilecek kabiliyetini, becerisini ortaya koysun.

"Meclis miting alanına dönüşemez"

-Sizi şöyle bir şey yoracak gibi görünüyor. Her iki grubun da Meclisi miting alanına çevirmek gibi bir eğilimi var. Taraftarlarını meclis bahçesinde toplama çalışması var. O yönde bir şey tartışma var. Kemal Bey grup salonunda toplantı yaparsa, Özgür Özel de bahçede yapacak şeklinde.

Ona müsaade edilmez. Siyasetin bir usulü, erkanı var, adabı var. Mecliste herhangi bir grubun toplantı yapabilmesi için grup salonunun tahsis edilmesi lazım. Bazı destek hizmetlerinin verilmesi, TBMM TV'den yayınların yapılması gibi çalışmalar Meclis Başkanlığının uhdesinde olan konular. Buralarda atılacak adımlarda en ufak bir tereddüt göstermeyiz ancak hiç kimsenin hangi gerekçeyle olursa olsun Meclis’i bir miting alanına dönüştürme hakkı yoktur.

"Yargıtay bir an evvel netleştirmeli"

-Anayasal tartışma için ne söylüyorsunuz? En son eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bu konuda değerlendirmede bulundu. Kim genel başkan olacak bir siyasi tartışma ama hukuki bu tartışmanın sürmesi mesela Devlet Bey, “Yargıtay bir an önce karar versin” diyor. Sizin Meclis Başkanı olarak beklentiniz ne bu noktada?

Bu konu mahkeme kararıyla ilgili… Mahkeme kararını beğenirsiniz, beğenmezsiniz, eleştirirseniz, “Bu mahkeme kararının Türk siyasetine olumsuz etkileri vardır” diyerek bunları tartışırsınız. Bu ayrı bir konu. Altını çiziyorum: Benim sorumluluğum bu süreçlerin parlamento hukuku bakımından yönetilmesidir. Burada en doğru tutumu sergilediğimize inanıyorum. Burada temenni mahiyetinde bazı şeyler söyleyeceksek…

Yargıtayın bir an evvel bu mahkeme kararıyla ile ilgili meseleyi netleştirmesinde çok büyük fayda var, böylece bir tartışma ortadan kalkar. Aynı zamanda eğer parti içindeki süreçlerin CHP’nin dinamikleri bakımından halledilmesi gerekirse belli bir zamanlama içerisinde CHP'nin delege iradesini tekrar ortaya koyması bir an evvel uygun bir zamanda kurultayın yapılması siyasi partiler hukuku bakımından önemlidir.

Bu süreçleri maalesef ben üzüntüyle karşılıyorum. Hiç şüphesiz Türkiye demokrasisinde CHP'nin çok belirleyici bir rolü var. Cumhuriyet Halk Partisi'nin ümit ederim en kısa süre içerisinde bu iç ihtilafını çözümleyip varsa ondan sonra ne adım atacaklarsa, kurultay mı kurultay, revizyon mu revizyon, ne yapacaklarsa onu kendi parti hukukları çerçevesinde gerçekleştirmesi lazım. Böyle bir konunun Türkiye'nin gündemini çok uzun süre işgal etmemesini temenni ediyorum.

-Özgür Bey bunu bir parti içi kavga olarak değil de bir müdahale olarak değerlendiriyor.

O öyle görecek, başka taraf farklı şekilde görecek. Herkes bu konuda görüşlerini söyler ama CHP binasına polisin girip o görüntülerin ortaya çıkması sadece Cumhuriyet Halk Partisi'ne zarar vermedi, bütün Türkiye'ye zarar verdi. Siyaset, “Ben bu karara uymuyorum, bu mahkeme kararını kabul etmiyorum, benimsemiyorum” deme hakkı veriyor siyasetçiye ama mahkeme kararlarının sonuçlarına fiziken direnme hakkını vermiyor. Ben de benzer bir durum yaşadım. Genel başkan olduğum partiye bir çağrı heyeti atandı, sadece kendi görüşlerimi ifade ederek oradan ayrıldım. Siyaset biraz daha uzun dönemli bir iş. Partinin kurumsal kimliğini arkadaşların koruması lazım. Kaç kişi ne tarafta kaldı, bunun hiçbir önemi yok. Eğer Millet Cumhuriyet Halk Partisi içerisindeki bu kavgaları görürse ve “Bunlar da kavgadan başka bir şey yapamıyorlar” noktasına gelirlerse bunun her tarafa büyük zarar vereceğini düşünüyorum. Dolayısıyla aralarındaki yorum farklılıklarına asla müdahale etmem.

-Fezlekeler meselesi… CHP'de Özgür Özel, grup başkan vekilleri hakkında fezlekeler var. Mecliste bu konuda normal prosedürün dışında yapılacak bir şey var mı? Bir de temmuzda Meclis tatile girerse o zaman fezlekeler duracak mı, nasıl ilerleyecek o süreç?

Mecliste şu anda bile çok sayıda fezleke var. Bunların hiçbirisi doğal olarak gündeme getirilmiyor. Yani fezleke meselesi bambaşka bir siyasi oyunun kapısını açar. Dolayısıyla bakalım. Süreç henüz oralara gelmedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler