NATO Parlamenter Asamblesi ve NATO Genel Sekreteri Özel Kalemi Politika Planlama Birimi ev sahipliğinde gerçekleştirilen oturumda, Avrupa güvenliği, NATO’nun caydırıcılık ve savunma kapasitesi, savunma yatırımlarının askerî kabiliyete dönüştürülmesi ve toplumlarda güvenlik kültürünün güçlendirilmesi konuları ele alındı.
Konuşmasına, Ankara milletvekili olarak katılımcıları Türkiye’nin başkentinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek başlayan Karakaya, “Sizleri şehrimde görmekten ve ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bir kez daha hoş geldiniz.” dedi.
Panelde yapılan değerlendirmelere teşekkür eden Karakaya, konuşmalardan çıkan ortak mesajın NATO’nun caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, Avrupa’nın güvenlik alanında daha fazla sorumluluk üstlenmesi, savunma yatırımlarının somut askerî kabiliyetlere dönüştürülmesi ve toplumlarda daha güçlü bir güvenlik kültürünün geliştirilmesi yönünde olduğunu belirtti.
Karakaya, müttefikler arasında savunma sanayii iş birliği ve teknoloji transferi konularında devam eden kısıtlamalara dikkat çekerek şu soruyu yöneltti:
“Müttefikler arasında savunma alanındaki iş birliği ve teknoloji transferlerine yönelik kısıtlamalar devam ettiği sürece gerçek anlamda ortak kabiliyetleri nasıl inşa edebiliriz? Avrupa’nın gelecekteki güvenlik mimarisi, NATO üyesi olup Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefikleri de tam anlamıyla kapsayacak mıdır?”
Avrupa güvenliği tartışmalarının yalnızca Avrupa kıtasıyla sınırlı ele alınamayacağını vurgulayan Karakaya, Karadeniz, Kafkasya ve Orta Doğu’nun da Avrupa güvenlik mimarisinin ayrılmaz parçaları olduğunu ifade etti.
Karakaya, sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:
“Avrupa’nın güvenliğinin gerçek başlangıç noktasını nerede görüyorsunuz? Avrupa’nın güvenliği yalnızca Avrupa kıtasıyla mi sınırlıdır, yoksa Karadeniz’i, Kafkasya’yı ve Orta Doğu’yu da kapsayan daha geniş bir coğrafyayı mı içine almaktadır? Bazı hususları zaman zaman yeniden vurgulamak her zaman faydalıdır.”
Prof. Dr. Karakaya’nın değerlendirmeleri, NATO içinde yük paylaşımı, savunma sanayii iş birliği ve Avrupa güvenliğinin coğrafi kapsamı bakımından Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çekti. Karakaya, özellikle NATO üyesi olup Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefiklerin Avrupa güvenlik mimarisine tam ve adil biçimde dahil edilmesi gerektiği mesajını öne çıkardı.