Ana içeriğe geç

Sarıkamış'taki kışlada TikTok videoları çeken Doktor Efran Tumaris Usul hakkındaki gerçekler ortaya çıktı: İhraç değil aday memurluğun meshi

Doktor Efran Usul’ün ortaya attığı 31 iddia üzerine 36 personelin ifadesi alındı. Bin sayfalık belge incelendi. Yapılan idari tahkikatta iddiaları doğrulayacak somut bulguya ulaşılamadı. Usul’ün aday memurluğunun disiplin hükümleri kapsamında sona erdirildiği belirtildi.

Sarıkamış'taki kışlada TikTok videoları çeken Doktor Efran Tumaris Usul hakkındaki gerçekler ortaya çıktı: İhraç değil aday memurluğun meshi
Aydınlık
16

Kars Sarıkamış’taki 9’uncu Komando Tugay Komutanlığında görev yapan ve emekli bir askerin kızı olan doktor Efran Tumaris Usul’ün, sağlık hizmetlerindeki eksiklikleri açıkladığı için TSK’den ihraç edildiği öne sürüldü. Ancak Usul’ün askerî personel olmadığı, aday memurluğunun disiplin cezaları nedeniyle sona erdirildiği ortaya çıktı. Altı kişilik heyet, 36 personelin ifadesini aldı. Yaklaşık bin sayfalık belge üzerinde inceleme yaptı. Doktor Usul’ün 31 iddiasını doğrulayacak somut bir bulguya ulaşılamadı.

Usul’ün sosyal medya paylaşımlarında birlikte görev yaptığı dönemde erbaş ve erlerin sağlık hizmetlerine erişiminde ciddi sorunlar yaşandığını, sağlık ve hijyen koşullarının askerlerin sağlığını tehlikeye attığını öne sürdü. Sosyal medyada yayımladığı videolarda, sorunları kurum içinde dile getirdiğini ancak sonuç alamadığını savundu. Usul’ün bu açıklamaları nedeniyle “TSK’den ihraç edildiği” öne sürüldü. Ancak Usul’ün gerçekler çok farklıydı.

İşte Usul’ün aday memurluğunun sona ermesi, iddialar hakkında yürütülen tahkikat ve kamuoyuna anlatılan eksiklikler….

ASKERÎ PERSONEL DEĞİL ADAY MEMURDU

Efran Usul, 9’uncu Komando Tugay Komutanlığında 11 Aralık 2025 tarihinde göreve başladı. Usul’ün Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu askerî tabip statüsünde değil, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi aday devlet memuru olarak görev yaptığı belirtildi.

Bu nedenle Usul hakkında uygulanan işlem de “TSK’den ihraç” değil, aday memurluğunun sona erdirilmesi oldu.

Usul, 11 Aralık 2025 ile 5 Mart 2026 tarihleri arasında görev yaptı. Bu süre içindeki hafta sonları, izin ve sağlık raporları çıkarıldığında fiilen 42 iş günü çalıştı.

KIŞLA İÇİNDE VİDEO ÇEKİP YAYIMLADI

Usul’ün göreve başlamasının ardından kışla içerisinde TikTok videoları çekerek sosyal medya hesaplarından yayımladığı belirlendi.

Askerî kışlalarda cep telefonu kullanımına ilişkin emrin kendisine tebliğ edilmek istendiği ancak Usul’ün emri tebellüğ etmediği kaydedildi. Görüntülerin önemli bir bölümünün kışla içerisinden çekildiği, yapılan uyarılara rağmen paylaşımların sürdüğü belirtildi.

Bunun üzerine Usul hakkında disiplin soruşturması başlatıldı. Soruşturma sonucunda birlik komutanı tarafından aylıktan kesme cezası verildi. Usul’ün bu cezaya yasal süresi içinde itiraz etmediği bildirildi.

TEBLİĞ EDİLMEK İSTENEN BELGEYİ YIRTTI

Usul’ün, cep telefonu kullanımına ilişkin emrin kendisine tebliğ edilmesi sırasında emrin ekini yırtıp attığı ve tebliğ işlemini yapan personele hakaret ettiği belirtildi.

Şikâyet üzerine yürütülen ikinci disiplin soruşturmasında Usul’e, “iş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” disiplinsizliği nedeniyle kınama cezası verildi.

Usul, bu cezaya da yasal süresi içerisinde itiraz etmedi.

42 İŞ GÜNÜNDE 81 DİLEKÇE

Usul’ün fiilen görev yaptığı 42 iş gününde kurum içinde 81 dilekçe verdiği ve ayrıca beş kez Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne başvurduğu belirlendi.

Usul’ün bir gün içerisinde 51 ayrı dilekçe yazdığı da kayıtlara geçti.

Söz konusu dilekçe ve başvuruların tamamının ilgili makamlar tarafından incelendiği ve gerekli işlemlerin yapıldığı belirtildi.

Usul’ün görev yaptığı bazı personel hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, bu başvurular hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği öğrenildi.

Buna karşılık Usul hakkında “iftira” ve “suç uydurma” suçlamaları kapsamında soruşturma başlatıldığı ve savcılık kararıyla bir gün süreyle gözaltında tutulduğu bildirildi.

Usul hakkında kısa görev süresi boyunca toplam altı disiplin soruşturması ve bir idari tahkikat yürütüldü.

31 AYRI İDDİA ORTAYA ATTI

Efran Usul, sosyal medya paylaşımlarında görev yaptığı birlikteki sağlık ve yaşam koşullarına ilişkin çok sayıda iddia ileri sürdü.

Usul, erbaş ve erlere tarihi geçmiş ilaçların verildiğini veya verilmek istendiğini, bazı ilaçların eksik olduğunu ve askerlerin gerekli ilaçlara ulaşamadığını öne sürdü.

Birlik revirinde eczane protokolünün bulunmadığını savunan Usul, askerler için reçete yazılamadığını ve temin edilen yeni ilaçların dahi ihtiyaç sahibi askerlere verilmediğini iddia etti.

Usul ayrıca askerlerin yeterli içme suyuna ulaşamadığını, kantinde parayla dahi su satılmadığını ve musluk suyu tüketilmesi nedeniyle enfeksiyon vakalarının arttığını söyledi.

Kışlada uyuz vakalarının çoğaldığını, bazı askerlerin uzun süre banyo yapamadığını ve uyuz olmadığı hâlde bir askerin yaklaşık 17-18 gün karantinada tutulduğunu ileri sürdü.

Revirdeki oksijen tüplerinin boş olduğunu belirten Usul, solunum atağı geçiren bir hastaya bu nedenle müdahale edemediğini savundu.

Aşıların zamanında yapılmadığı, ambulansın rütbeli personelin özel işlerinde kullanıldığı, sevk ve istirahat kararlarının uygulanmadığı, bulaşıkhanede çalışan askerlere koruyucu eldiven verilmediği ve sağlık malzemesi eksikliklerine rağmen önlem alınmadığı da Usul’ün iddiaları arasında yer aldı.

ALTI KİŞİLİK HEYET KURULDU

Sosyal medya paylaşımlarının ardından iddiaların incelenmesi amacıyla kapsamlı bir idari tahkikat başlatıldı.

Tahkikatı, başkanlığını bir generalin yaptığı altı kişilik bir heyet yürüttü. Heyette bir hukuk danışmanı ile farklı alanlardan dört üye görev aldı.

İnceleme kapsamında konuyla ilgili yürürlükteki 10 ayrı mevzuat ele alındı. Birlikte görev yapan 36 personelin ifadesine başvuruldu.

Yaklaşık bin sayfadan oluşan 62 ayrı evrak ve doküman incelendi. Usul’ün sosyal medya paylaşımlarında dile getirdiği toplam 31 iddia ayrı ayrı değerlendirildi.

İnceleme yalnızca Usul’ün görev yaptığı dönemle sınırlı tutulmadı. Birlikte son iki yıl içerisinde revirde görev yapan askerî ve sivil doktorların başvuru ve kayıtları da karşılaştırmalı olarak incelendi.

Usul ile aynı dönemde, aynı statüde görev yapan başka bir kadın doktorun ise iki dilekçe verdiği belirlendi. Bu dilekçelerin kışla içi servis talebi ve cep telefonu kullanımına ilişkin olduğu görüldü.

TARİHİ GEÇMİŞ İLAÇ BULUNDU MU?

Tahkikatta Usul’ün, revirde tarihi geçmiş veya eksik ilaç kullanıldığı yönündeki iddiası da incelendi.

İlaçların temin, kayıt, saklama ve dağıtımına ilişkin belgeler ile sağlık malzemesi kayıtları değerlendirildi. İlaç ve sağlık malzemelerinin kayıt ve takip işlemlerinin düzenli biçimde yürütüldüğü tespit edildi.

Usul’ün tarihi geçmiş ilaç kullanıldığı veya askerlere tarihi geçmiş ilaç verilmek istendiği yönündeki iddiasını doğrulayacak bilgiye, belgeye ya da personel beyanına ulaşılamadı.

Sağlık malzemesi ihtiyaçlarının ilgili birimlere bildirildiği ve eksikliklerin takip edildiği belirtildi.

ECZANE PROTOKOLÜ VARDI

Usul, erbaş ve erlere ilaç reçete edilemediğini ve birliğin ilaç temini için gerekli eczane protokolüne sahip olmadığını da ileri sürmüştü.

Yapılan incelemede birliğin eczane protokolünün bulunduğu belirlendi. Reçete ve ilaç temin süreçlerine ilişkin kayıtlar da tahkikat dosyasına alındı.

Bu nedenle “eczane protokolünün bulunmadığı” yönündeki iddianın da mevcut belgelerle doğrulanmadığı sonucuna varıldı.

SU ANALİZLERİ İNCELENDİ

Kışladaki içme suyunun yetersiz olduğu, askerlerin sağlıksız musluk suyu içmek zorunda kaldığı ve bunun enfeksiyon vakalarını artırdığı iddiası üzerine su analiz raporları incelendi.

Analiz sonuçlarına göre kışlada kullanılan suların içilebilir nitelikte olduğu belirlendi.

Su yetersizliği nedeniyle enfeksiyon vakalarında artış yaşandığı yönündeki iddiayı doğrulayacak sağlık kaydı, belge veya personel beyanına rastlanmadı.

Tıbbi malzeme eksikliklerine karşı tedbir alınmadığı yönündeki iddia da eldeki kayıt ve ihtiyaç bildirimleriyle doğrulanmadı.

İDDİALARI DESTEKLEYEN SOMUT BULGU ÇIKMADI

Tahkikat sonucunda Usul’ün sosyal medya paylaşımlarında dile getirdiği 31 iddiayı doğrulayacak somut bir bulguya ulaşılamadığı kaydedildi.

Tarihi geçmiş ilaç kullanıldığı, erbaş ve erlere ilaç reçete edilemediği, eczane protokolünün bulunmadığı, su yetersizliği nedeniyle enfeksiyonların arttığı ve tıbbi malzeme eksikliklerine karşı önlem alınmadığı yönündeki iddiaların bilgi, belge ve personel ifadeleriyle desteklenmediği belirtildi.

Buna karşılık ilaç ve sağlık malzemelerinin kayıtlarının düzenli tutulduğu, ihtiyaç bildirimlerinin yapıldığı, eczane protokolünün bulunduğu ve kışla sularının analiz sonuçlarına göre içilebilir olduğu tespit edildi.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU

Usul’ün askerî kışla içerisinden görüntüler çekerek sosyal medya hesaplarında yayımlaması üzerine ayrıca hukuki işlem başlatıldı.

Paylaşımların 2565 sayılı Askerî Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu ile Türk Ceza Kanunu’nun “halkı askerlikten soğutma” suçunu düzenleyen 318’inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi amacıyla 23 Haziran 2026 tarihinde suç duyurusunda bulunuldu.

Söz konusu başvuruyla ilgili adli sürecin sürdüğü öğrenildi.

ADAY MEMURLUĞU NEDEN SONA ERDİRİLDİ?

Efran Usul’ün aday memurluğunun sona erdirilmesi işleminin hukuki dayanağını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 56’ncı maddesi oluşturdu.

Kanuna göre adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ya da staj dönemlerinin herhangi birinde başarısız olanların, birden fazla uyarma veya kınama cezası alanların, aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılanların ilişiği kesilebiliyor.

Usul hakkında adaylık döneminde bir aylıktan kesme ve bir kınama cezası verilmişti. Usul, bu cezaların hiçbirine yasal süresi içerisinde itiraz etmedi.

9’uncu Komando Tugay Komutanlığının 12 Mayıs 2026 tarihli teklifi üzerine Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Usul’ün aday memurluğuna son verildi.

Böylece Usul’ün ilişiğinin, sosyal medyada sağlık hizmetlerine ilişkin iddialarda bulunması nedeniyle değil, aday memurluk döneminde aldığı disiplin cezaları ve 657 sayılı Kanun’un ilgili hükmü doğrultusunda kesildiği belirtildi.

“TSK’DEN İHRAÇ” İFADESİ GERÇEĞİ YANSITMIYOR

Usul’ün kamuoyuna “TSK’den ihraç edilen doktor” olarak tanıtılması da statüsü bakımından tartışmalı.

Usul, subay veya astsubay statüsünde bir askerî personel değil, 657 sayılı Kanun’a tabi aday devlet memuru olarak görev yapıyordu. Dolayısıyla hakkında gerçekleştirilen işlem, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç değil, aday devlet memurluğunun sona erdirilmesi niteliğini taşıyor.

Usul’ün sağlık hizmetlerine ilişkin iddiaları ise görevden ayrılma işleminden bağımsız biçimde idari tahkikata konu edildi. Altı kişilik heyetin yürüttüğü incelemede 31 iddia için somut kanıt bulunamadığı sonucuna ulaşıldı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler