6 Şubat depremlerinin yaşandığı illerde bina ve otoparkların çökmesiyle enkaz altında ezilerek hurda yığınına dönen araçlar ile yangın; doğal afet ve trafik kazalarında kullanılamaz hale gelen özellikle mali değeri yüksek ultra lüks marka araçları çok cüzi rakamlarla satın alan 11 kişilik çetenin daha sonra bu araçların Şasi numaralarını Diyarbakır’da çalıntı 235 araca işleyerek Change yöntemiyle üçüncü kişilere sattıkları belirlenen çete üyeleriyle ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı.
32 ULTRA LÜKS ARACA EL KONULDU
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanıkların hasarlı araç alım ve satım işini meslek haline getirip nitelikli dolandırıcılıkla milyonlarca liralık haksız ekonomik kazanç elde ettikleri bildirildi. Çetenin bu hileli işlemle piyasada satışa çıkardığı 32 lüks araca da mahkeme kararıyla el konuldu.
Araçlar Bölge Jandarma ve Polis Kriminal Laboratuvarlarında titizlikle uzman ekiplerce incelendi. Rapora göre, bu araçlardan 13’ünün orijinal kimliğinin Edirne’deki Gümrük Kapıları üzerinden ülkemize girişi bulunan, ancak çıkışı bulunmayan araçlardan olduğu belirlendi.
KESME VE BİRLEŞTİRME YÖNTEMİYLE SATIŞ YAPMIŞLAR
10 aracın ise orijinal kimliğinin çeşitli İcra Dairelerince üzerlerinde haciz ve yakalama kaydı bulunan araçlardan olduğu, 2 aracın da illegal iki farklı aracın çeşitli kısımlarının kesilerek kazalı araçla birleştirilmesiyle meydana getirilen araçlardan olduğu, 1 aracın orijinal kimliğinin çalınan araçlardan olduğu, 2 aracın Change araçlardan olduğu ancak orijinal kimliklerinin tespit edilemediği belirlendi.
İNTERNET VERİ TABANLI UYGULAMALARDAN GÖRÜŞME
Çete üyelerinin ağır hasarlı, hacizli/yakalamalı ve yurt dışından getirilip ülkemizden çıkışı yapılmayan araçları evraksız olarak satın alarak ekleme/çıkarma yöntemiyle araçların şasi ve motor numaralarını değiştirerek araçları change yaptıkları, araçları iyi niyetli 3. şahıslara sattıkları, bu illegal faaliyete ilişkin tüm telefon görüşmelerini ise polis ve jandarmanın teknik takibine takılmamak için internet veri tabanlı uygulamalar üzerinden gerçekleştirdikleri tespit edildi. İddianamede suçtan zarar gören 50 kişi ve şirket kurum da mağdur olarak yer aldı. Sanıklar hakkında 20 yıldan 350 yıla kadar hapis cezaları istendi.