'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' soruşturması kapsamında, 3’ü belediye başkanı 7 tutuklu sanık ve 200 tutuksuz sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Duruşma İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan yeni duruşma salonunda görülecek. Bugünkü duruşma, sanıkların esasa ilişkin mütalaaya karşı yaptığı savunmalarla devam edecek.
26 SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Geçtiğimiz celselerde, görevinden uzaklaştırılan Zeydan Karalar, Ali Fırat Baycan, Cem Alper Akyüz, İbrahim Koçyiğit, İbrahim Halil Çalış, Mehmet Ataş, Mert Çelik, Müzeyyen Karakaş ve Oktay Aktaş, BELTAŞ Başkanı Önder Gedik, Esenyurt Belediye Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Personeli Mustafa Yolcu ile İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal, Ali Rıza Yılmaz, Burak Kangal, Kazım Gökhan Yankılıç ve Rabil Artan, Burak Sirali, Mahkeme heyeti, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, eğitmen Gülşah Ocak, eski Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Gülal Erdovan Anıl, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi ve Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi tahliye edildi.
'AZİZ İHSAN AKTAŞ DA AYNISINI SÖYLEDİ'
Tutuklu sanıklardan Oya Tekin mütalaaya karşı yaptığı savunmasında, "Sanıklığım burada tanıklığıma dönüştü. Aynı sevk maddesinden yargılanan, dosyanın kendi içindeki mantığına göre aynı deliller sunulan, gizli tanıklar, itirafçı beyanları ve iftiralarla suçlanan, hatta benden daha fazla cezalandırılması talep edilen birtakım arkadaşlarımız bu dosyada hiç tutuklanmadı. Bir belediye başkanının yetkisi 'Gel, sen ihaleye gir, sen girme, sen yapma' demek değildir. İhaleler ihtiyaçlara göre belirlenir; müdürlükçe hazırlanır, ilan edilir. İsteyen ihaleye girer. Şartları burada zaten aylardır, ihale mevzuatı çerçevesinde tartışılıyor. Alan alır, alamayan alamaz; ihale böyle bir şeydir. İhalelerden dışlanma diye bir şey yoktur. Aziz İhsan Aktaş, belediyelerde iş yapan bir müteahhittir; görüşebilirsiniz de görüşmeyebilirsiniz de. Sonuçta kendisinden hizmet alıyorsunuz. Bu görüşmelerin içeriği kesin ve somut delillerle ispatlanmış görüşmeler midir. Ben yine söylüyorum, Aziz İhsan Aktaş da söyledi. Ben Aziz İhsan Aktaş ile ilk kez belediye başkanı seçildiğimde, herkes sıraya girmişken ayaküstü 'Hayırlı olsun' dileğinde bulunurken görüştüm. Aziz İhsan Aktaş da aynısını söyledi" dedi.
'ŞAHSIMA İLİŞKİM SOMUT DELİL NEDİR'
Tekin savunmasının devamında, "Bana güvenip oy vererek görev verdiğini düşündüğüm insanlardan ayrı kaldım. İnsan bazen yaşadıklarına dışarıdan bakıyor ve kendine soruyor. Bu davada verilecek kararın konusu sadece Oya Tekin değildir. Bu karar aynı zamanda bir kamu görevlisinin, seçilmiş bir belediye başkanının hangi delillerle suçlanabileceğine ve özgürlüğünden hangi gerekçelerle mahrum bırakılabileceğine ilişkin olacaktır. Bir insan hakkında hüküm kurulacaksa bunun somut delillere dayanması gerekir. Yargılamanın başından beri aynı soruyu soruyorum. Benim hakkımda, şahsıma ilişkin, rüşvet aldığımı ya da suç işlediğimi ortaya koyan somut delil nedir. Bu soruya verilecek cevabın bu dosyada bulunmadığını düşünüyorum. Eğer suç işlediğimi gösteren somut ve tartışmasız bir delil varsa bunun sonucuna katlanmaya hazırım; ama böyle bir delil yoksa, bir insanın özgürlüğünün varsayımlarla elinden alındığı bir kararın parçası olmak istemiyorum. Bugün sizden bir ayrıcalık, bir lütuf istemiyorum; merhamet de istemiyorum. Yalnızca dosyaya ve delillere bakmanızı, kararınızı hukukun gereklerine uygun olarak vermenizi istiyorum. Adalet istiyorum" dedi.
'ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARIN YORUMLARI DİKKATE ALINAMAZ'
Tutuklu sanık Oya Tekin’in eşi Celal Tekin ise mütalaaya karşı savunmasında, "Kamu görevlisiyle görüşme, anlaşma, yönlendirme, zorlama olmadığı delil ve beyanlardan anlaşılmıştır. Bir suç örgütü davasında örgüt liderinin zorlandığını iddia etmek, ciddiyetten uzak olduğu gibi iddianamenin ve yargılamanın da ruhuna aykırıdır. Rüşvet deniliyorsa rüşvet verdiği, aracı kıldığı iddia edilen Bilginay firma sahiplerinin suçlanmaması ya maddi bir hatadan kaynaklanmakta ya da hukuki bir eksiklik olmaktadır. Bunun da derhal giderilmesi gerekmektedir. Mahkeme önünde Bilginay firma sahipleri, başkanı tanımadıklarını, görüşmediklerini beyan etmişlerdir. O zaman sorunun çözümsüz kaldığı, bu nedenle rüşvet anlaşması yapıldığı nasıl iddia edilecektir. Yapılan yargılamada faturaların 15-20 gün öncesinden kesildiği, belediyeden gelecek paranın yerinin dahi belli olduğu, gelen paranın kısmen Beşiktaş Belediyesi’nden alınan arsa bedelinin ödenmesinde kullanıldığı banka kayıtlarında ortaya çıkmıştır. Öncesinde ödeneceği yer bile belli bir paranın rüşvet karşılığı ödendiği nasıl kabul edilecektir. Oya Tekin’in olayın hiçbir yerinde olmadığı, görüşme, konuşma, yönlendirme yapmadığı, bir araya gelmediği açıkça ortaya çıkmışken üçüncü şahısların yorumları dikkate alınamaz. Sadece suç örgütü lideri olduğu iddia edilen şahsın savunmalarımız üzerine sürekli değişen, başkalaşan beyanlarına itibar edilerek isnat oluşturulamaz. Bu beyanların da cezaevinden çıkmak ve mal varlığını kurtarmak amaçlı yapıldığı herkesin bildiği bir gerçektir" dedi.