Çelik açıklamasında şu ifadeleri kullandı;
Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri tarihi şan ve şereflerle dolu asil bir ocaktır.
Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen sözde karar, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik alçakça bir iftiradır. Bu sözde kararı kınıyoruz.
Hiçbir temele dayanmayan bu sözde kararların hangi güdümlü ilişkiler yoluyla alındığını çok iyi biliyoruz. Bu alçakça kararı kökten reddediyoruz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaptığı açıklamaya tarihi dürüstlük adına herkes destek vermelidir.
Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerinin şan ve şereflerle dolu tarihi karşısında bu tip alçakça iftiraların hiçbir hükmü yoktur.
NE OLMUŞTU?
AB'nin yasama organı olan AP'de 369 lehte, 160 aleyhte ve 112 çekimser oyla kabul edilen skandal kararda, TSK'nın adadan derhal ve tamamen çekilmesi talep edilmişti.Kararda Türkiye, "uluslararası hukuku ihlal etmekle" suçlanmıştı.
Kararda, Türkiye'nin Kıbrıs'ın kuzeyindeki askeri varlığı "hukuka aykırı" olarak nitelendirilmiş, bunun AB-Türkiye ilişkileri için engel oluşturduğu vurgulamıştı.
KKTC'DEN DE TEPKİ GELMİŞTİ
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Türk askerinin müdahalesini çarpıttığı, Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye’yi hedef aldığı gerekçesiyle Avrupa Parlamentosunun Türkiye'nin 1974 Barış Harekatı'na ilişkin kararını şiddetle kınadı.
KKTC Dışişleri Bakanlığından Avrupa Parlamentosunda Kıbrıs konusunda kabul edilen karara ilişkin yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Avrupa Parlamentosunun, Kıbrıs'a 1974 Türk askeri müdahalesini çarpıtarak, Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye’yi hedef alan bu kararını şiddetle kınıyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Yunanistan ve Kıbrıs'taki Rum işbirlikçilerin Kıbrıs Türklerini yok etmek amacıyla 15 Temmuz 1974'te gerçekleştirdikleri kanlı darbeyi müteakip Türkiye'nin, 1960 Garanti Antlaşması’ndan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri doğrultusunda 20 Temmuz 1974'te Ada’ya meşru bir müdahalede bulunduğu hatırlatılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gerçekleştirdiği harekatın, yalnızca Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamakla kalmayarak toplu katliamları da önlediği vurgulandı.
Açıklamada, Avrupa Parlamentosunun, Rumlar tarafından Kıbrıs Türk halkına yapılan vahşet ve insanlık suçlarını dile getirmek yerine kahraman Türk ordusuna yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunarak haddini bir kez daha aştığı kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:
"Avrupa Parlamentosunun Türkiye’yi hedef alan bu kabul edilemez kararı, dünyayı kandırmaya yönelik Rum propagandasına katkı koymaktan başka bir şeye yarar sağlamayacaktır. KKTC Cumhuriyet Meclisimizdeki Kadın Milletvekillerimiz, alınan bu Rum yanlısı karar öncesinde Avrupa Parlamentosunda ilgili Komite Başkanına mektuplar göndererek, bu gerçekleri yansıtmayan iddialara cevap vermişler ve Ada’daki gerçekleri doğru ve şeffaf bir biçimde ortaya koymak adına yoğun çaba sarf etmişlerdir. Ancak tüm bu çabalara rağmen kararın kabul edilmiş olması, Avrupa Birliği ve kurumlarının, Kıbrıs konusundaki tarafsızlıklarını çoktan yitirdiklerini ve tamamen Rum tarafının sözcülüğünü yaptıklarını bir kez daha gözler önüne sermektedir."
Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan, özden gelen haklarını görmezden gelen ve Ada’daki gerçekleri bilinçli şekilde çarpıtan bu tür kararların KKTC açısından yok hükmünde olduğu ve hiçbir meşruiyet taşımadığı belirtildi.
Ayrıca açıklamada, tek taraflı yaklaşımlardan vazgeçmesi, Kıbrıs meselesini siyasi propaganda aracı olarak kullanmaması ve adadaki mevcut gerçeklik ile tarihi gerçeklere saygı göstermesi için Avrupa Parlamentosuna çağrıda bulunuldu.