Somali yönetimi, ülkenin ekonomik geleceği için stratejik öneme sahip hidrokarbon arama programında dış politika ortağı olarak Türkiye’yi seçti.
Kurumsal ajanslara açıklamalarda bulunan Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, 12 açık deniz arama bloğundan 3'ünün resmi olarak Türkiye’ye verildiğini duyurdu. Geri kalan 9 blok ise Batılı şirketlere tahsis edildi.

Mahmud, “Türkler bugün üç saha aldı. Yarın gelip otuz tane daha istesinler, hiç düşünmeden veririz. Risk alan, elini taşın altına ilk koyan Türkler oldu. Herkes dışarıdan bakıp, 'Somali'ye gidilmez. Orası çok tehlikeli, her yerde savaş var. Korsanlar var, teröristler var' diyordu. İşte tam da böyle bir zamanda biri öne çıkıp, 'Kardeşim, ben bu riski seninle beraber omuzluyorum' diyorsa... Biz onu baş tacı ederiz!” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Mahmud, Batı merkezli bir firmanın yatırım kapasitesi eksikliğini gerekçe gösterdi. Yakın zamanda aldığı 7 arsayı iade ettiğini bildirdi.

Dış ilişkilerinin tamamen karşılıklı fayda ilkesine göre sevk ve idare edildiğini beyan eden Cumhurbaşkanı, ABD ile olan diplomatik reaksiyonların olumlu seyrettiğini kaydetti. Mahmud, Orta Doğu’daki askeri engeller ekseninde İsrail meselesine de değindi. Mogadişu’nun mevcut tutumunun hem siyasi hem de insani gerekçelere dayandığını bildirdi. Resmi diplomatik ilişkiler kurmanın şu anda hükümet ajandasında yer almadığını kurumsal olarak rapor etti.

Resmi beyanatta devlet inşası, güvenlik operasyonları ve ekonomik kalkınmanın paralel süreçler olduğu vurgulandı. El-Kaide bağlantılı el-Şebab isyancı grubuna karşı güney ve orta bölgelerdeki mücadelenin, ordunun yeniden yapılandırılması süreciyle desteklendiği aktarıldı. Mahmud 2012'de kabul edilen geçici anayasayı sabit bir metin değil, değişen ihtiyaçlara göre güncellenebilen "yaşayan bir belge" olarak tanımladı. Uluslararası yatırımcıları ülkeye davet etti.