Hukukçu ve eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, Nefes yazarı Aytunç Erkin'e açıklamalarda bulundu.
Kurultayın ne zaman yapılacağının belli olmadığını kaydeden Sav şöyle konuştu:
"Önemli bir risk var. Kemal Bey’in başında bulunduğu Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) istifalarla düşmüştür. İstifalardan sonra 30 kişi kaldı. Düşmüş PM ve düşmüş MYK kararlarıyla milletvekilleri, il ve ilçe başkanları ihraç ediliyor ve il-ilçe yönetim kurulları görevden alınıyor. Fevkalade hukuksuz bir aşamaya girdi parti. Aslında genel başkanın kurultayı çağırması lazım. Tedbir varmış, mutlak butlan varmış yok, efendim. Üyeler imza toplamış, kurultay yapılmak zorundadır. Ama yapılmıyor, o zaman mahkemelik olma durumu ortaya çıkıyor. Ucu açık mahkeme kararlarıyla uğraşılacak bu hususları kimse görmek istemiyor."
"CHP’DE SİYASET YAPMA VE NEFES ALMA ŞANSI KALMAMIŞSA KENDİ YOLLARINI ÇİZECEKLERDİR"
"YSK, yarın öbür gün seçimlere girecek partileri belirlerken CHP’yi yok sayarsa ne yapacaksınız? O kitle, CHP’nin ilkelerine, demokratik laik cumhuriyete, Atatürk ilke ve devrimlerine gönül vermiş kitle sahipsiz mi kalacak?" ifadelerini kullanan Sav, şöyle devam etti:
"O nedenle bence kurultayın yapılması zorunludur. Aksi takdirde parlamentoda 1923’te kurulmuş olan CHP’nin düşünceleri, ilkeleri temsil edilemeyecek duruma gelecektir. Parlamento dışında kalan bir partinin siyaset yapma şansı zayıftır. Yapar da çok zordur. CHP’nin başındaki Kılıçdaroğlu’na oy vermeyecek kitlenin oyu heba mı olacak kardeşim! Elbette, fiilen ve hukuken CHP’de siyaset yapma ve nefes alma şansı kalmamışsa kendi yollarını çizeceklerdir. Benim düşüncem bu."
"KILIÇDAROĞLU’NUN BAŞINDA OLDUĞU CHP’NİN BARAJI GEÇEBİLECEĞİNİ SANMIYORUM"
Sav, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Mahkemeler ihtilaf çözen yerlerdir. Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi ihtilaf çözeceği yerde yeni ve içinden çıkılmaz ihtilaf yaratmıştır. Mutlak butlan kararıyla işin içinde çıkılmaz durum oldu. Bu nedenle ülkenin ünlü 32 Anayasa hukukçusu mutlak butlan kararının hem yetkisiz mahkeme tarafından verildiğini hem üyenin hem seçmenin oyuna müdahale edildiğini açık açık belirtiyorlar.
Yargıtay’ın, hukukun üstünlüğünü gözeterek, hukuken geçersiz mutlak butlan kararını bozması lazım. Ama ona zaman da kalmadı! CHP ve içinde kalıp veya dışında siyaset yapmak isteyen insanların zamanı kalmadı. 26 Temmuz’a kadar bir şeyler oldu, oldu. Olmadı ondan sonra sıkıntılar baş gösterir. Dileyen CHP’de kalır, dileyen başka bir yapılaşmanın içinde yer alır.
Hukuk yolları ve siyaset yapma şansı kalmadığı zaman yeni bir yolun, yeni bir yapının kurulmasında hiçbir sakınca görmem. Meşrudur. Çünkü ben, üzülerek söylemek isterim ki Kemal Kılıçdaroğlu’nun başında olduğu CHP’nin barajı geçebileceğini sanmıyorum. Bu kadar net görebiliyorum."
"TÜZÜĞÜN T'SİNİ GÖRMEDİM"
"Yeni parti sürecinde Önder Sav’ın rolü ne olacak?" sorusuna da yanıt veren Sav, şöyle konuştu:
"Ben 70 yıl CHP’liyim. Yeni partinin kurulmasına öncülük etmem benim işim değil. O, şu anda seçimle gelmiş olan Özgür Özel ve arkadaşlarının işi. Onlar eğer CHP’de siyaset yapma şanslarının kalmadığını görüyorlarsa yeni bir parti kurmayı düşünmeleri doğal karşılanmalıdır.
Bu konuda çeşitli yalanlar uyduruluyor; güya ben oturmuşum Bülent Tezcan’la birlikte tüzük hazırlıyormuşum. Tüzüğün T’sini görmedim, öyle bir konu yok. Ben Özgür Bey’le genel başkan seçildikten sonra ve ardında da mutlak butlan kararı verildiğinde bir kez görüştüm. Onun dışında baş başa verip yeni yapılanmayla ilgili değerlendirme yaptığım yok. Onların iç işlerine müdahale etmek istemem, bana da yakışmaz."
Kılıçdaroğlu ile görüşmediğini söyleyen Sav, "Ne benden ne de kendisinden böyle bir talep olmadı. Hele hele benden öyle bir talep gitmez. Ben Kemal Bey’in, altı ay çalışmış, genel sekreterliğini yapmış biri olarak reflekslerini bilen, ne yapıp ne yapmayacağını kestiren bir siyaset adamıyım. Boşuna kürek sallamak istemem" dedi.