İngiltere merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Quacquarelli Symonds’ın (QS) 2017-2027 dönemini kapsayan verileri, Türkiye’nin son on yılda hem dünya sıralamalarındaki görünürlüğünü hem de üniversitelerinin uluslararası performansını önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu. Her yıl tüm dünyadan yaklaşık bin 500 üniversitenin dahil edildiği ölçümlerde; 2017 yılında QS Dünya Üniversite Sıralamaları’nda 11 üniversite ile temsil edilen Türkiye, 2027’de bu sayıyı 25’e yükseltti. Böylece, küresel sıralamadaki üniversite sayısını iki katından fazla artırmış oldu.
‘İSTİKRARLI İYİLEŞME’
QS, Türkiye’nin 10 yıllık performansını değerlendirirken yükseköğretimdeki gelişimi “istikrarlı iyileşme” olarak tanımladı. Analizde, özellikle son yıllarda Türk üniversitelerinin küresel sıralamalardaki konumlarını güçlendirdiği ve son on yılın Türk yükseköğretimi açısından düzenli bir gelişim dönemi olduğu belirtildi. QS’in verilerine göre Türkiye’nin sıralamadaki görünürlüğü özellikle 2021 sonrasında hızla arttı. 2020 yılında sıralamada yer alan üniversite sayısı 9’a kadar düşerken, 2021’de 14’e, 2022’de 21’e, 2023’te 24’e yükseldi. 2024 ve 2025’te 25 üniversiteyle temsil edilen Türkiye, 2026’da 26 üniversiteyle zirveye ulaştı. 2027 sıralamasında ise 25 üniversite yer aldı.
İLK 400’DE 5 ÜNİVERSİTE
Türkiye’nin yükselişi listelerin üst sıralarında da dikkat çekti. QS’in analizine göre 2017 yılında dünyanın ilk 400 üniversitesi arasında Türk üniversitesi bulunmazken, 2027 sıralamasında Türkiye’den 5 üniversite bu ligde yer aldı. 2017 yılında Türkiye’nin zirvesindeki Bilkent Üniversitesi 411-420 bandında yer alıyordu. Aradan geçen 10 yılda liderlik değişti. 2027’de İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), 279’uncu sıraya yükselerek Türkiye’nin en yüksek sıradaki üniversitesi oldu. QS verilerine göre İTÜ, 2017’de bulunduğu 651-700 bandından yaklaşık 400 basamaklık yükseliş gösterdi. QS listelerindeki şu ana kadar ki en yüksek başarı ise 2026’da 269’uncu sırada yer alan Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne (ODTÜ) ait.
2022 DÖNÜM NOKTASI
QS verileri, Türkiye’nin yükseköğretim performansında 2022’nin bir dönüm noktası olduğunu gösterdi. Analizde, önceki yıllarda yaşanan düşüşün ardından Türk üniversitelerinin yeniden yükselişe geçtiği ve bu ivmenin 2027’ye kadar devam ettiği ifade edildi. Analizin dikkat çektiği önemli göstergelerden biri de üniversitelerin genel performansı oldu. 2022 yılında ortalama bir Türk üniversitesi, dünya genelinde sıralamaya giren üniversitelerin yalnızca yüzde 13’ünden daha iyi performans gösterirken, 2027’de bu oran yüzde 27’ye yükseldi. Böylece ortalama bir Türk üniversitesinin küresel rekabet gücü 5 yılda iki kattan fazla artmış oldu.
ULUSLARARASILAŞMA YÜKSELDİ
Türkiye’nin en hızlı ilerleme kaydettiği alanlardan biri de uluslararasılaşma oldu. Üniversitelerin uluslararası akademisyen çekme performansı son 10 yılda önemli ölçüde yükseldi. 2017 yılında ortalama bir Türk üniversitesi bu göstergede dünya üniversitelerinin yüzde 15.3’ünden daha iyi performans gösterirken, 2027’de bu oran yüzde 28’e çıktı. Ortalama uluslararası öğrenci oranı puanı 2017’de 9.4 seviyesindeyken, 2027’de 18.1’e yükseldi. Böylece Türk üniversitelerinin uluslararası öğrenci çekme kapasitesi yaklaşık iki katına çıktı. Diğer yandan 2018 yılında bu göstergede Türkiye’nin en iyi üniversitesi olan Sabancı Üniversitesi dünya sıralamasında 501+ bandında yer alırken, 2027’de İstanbul Aydın Üniversitesi dünya 213’üncüsü olarak Türkiye’nin zirvesine çıktı.
YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR: ‘ARAŞTIRMA’ YÜKSELİŞİN TEMEL GÜCÜ
“Yükseköğretimde kaliteyi, araştırma kapasitesini ve uluslararası rekabet gücünü yükseltmeyi hedefleyen çok boyutlu bir yaklaşım benimsiyoruz. QS tarafından açıklanan son üniversite sıralamalarındaki başarının arkasındaki en önemli unsurlardan biri araştırma ekosisteminin güçlenmesi. Araştırma üniversiteleri programı, bölgesel kalkınma odaklı ihtisaslaşma politikaları ve artan araştırma destekleri sayesinde üniversitelerimizin bilimsel yayın, patent, proje ve yenilikçilik performanslarında önemli ilerlemeler kaydedildi. QS sıralamalarında görülen yükseliş, bu dönüşümün uluslararası göstergelere de yansıdığını ortaya koyuyor. Uluslararasılaşma alanındaki yükselişimiz de olumlu yansıdı.�Türkiye, bugün yaklaşık 350 bin uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapan ve dünyanın en çok uluslararası öğrenci çeken ülkelerinden biri konumunda.“