Ana içeriğe geç

Adriyatik'in en gözde adası: Hvar

Bir yanda Orta Çağ'dan kalan taş sokaklar, diğer yanda limanı dolduran süperyatlar… Hırvatistan'ın Dalmaçya kıyılarındaki Hvar Adası, son yıllarda Akdeniz'in en çok ilgi gören yaz destinasyonlarından biri. Tarihi, doğal güzellikleri ve hareketli sosyal yaşamıyla ada, lüks turizmin yükselen yıldızları arasında gösteriliyor.

Adriyatik'in en gözde adası: Hvar
Dünya Gazetesi
16

Akdeniz'in gözde yaz desti­nasyonları her yıl yeniden sıralanıyor. Bazı yıllar Mikonos öne çıkıyor, bazen Sa­int-Tropez ya da Capri konuşu­luyor. Son dönemde ise bu liste­nin üst sıralarında Hırvatistan'ın Hvar Adası yer alıyor.

Dalmaçya kıyılarında, Split'in hemen karşısında bulunan Hvar, berrak denizi ve hareketli haya­tıyla klasik bir Akdeniz adası iz­lenimi veriyor. Yaklaşık 2 bin 400 yıllık tarihi, UNESCO koruma­sındaki kültürel mirası, taş mi­marisi ve lavanta kokulu tepele­ri, Hvar'a Adriyatik'teki birçok adadan farklı bir kimlik kazan­dırıyor. Beyoncé, Tom Cruise ve Roman Abramovich gibi isimle­rin yıllardır adayı tercih etmesi de uluslararası tanınırlığını artır­mış durumda. Özellikle temmuz ve ağustos aylarında marina, Ad­riyatik'in en hareketli limanla­rından biri haline geliyor.

Adriyatik'in en gözde adası: Hvar - Resim : 1

Yüzyıllar boyunca değişmeyen ada

Hvar'ın geçmişi Neolitik Çağ'a kadar uzanıyor. Grapčeva ve Mar­kova mağaralarında bulunan sera­mikler, adanın binlerce yıl önce de önemli bir yerleşim olduğunu or­taya koyuyor. Bugünkü kimliğinin temelleri ise MÖ 4. yüzyılda An­tik Yunan kolonistlerinin kurduğu Pharos yerleşimiyle atılıyor. Günü­müzde Stari Grad adıyla bilinen bu kent, Avrupa'nın en eski yerleşim­lerinden biri olarak kabul ediliyor.

Adanın UNESCO Dünya Mira­sı Listesi'nde yer alan Stari Grad Ovası, Hvar'ın en dikkat çekici miraslarından biri.

Roma döneminde bağcılığı ve balıkçılığıyla gelişen ada, daha sonra Venedik Cumhuriyeti'nin önemli deniz üslerinden biri ha­line gelmiş. Bugün Hvar Town'da görülen surlar, taş konaklar ve ka­leler de büyük ölçüde bu dönemin izlerini taşıyor.

Adriyatik'in en gözde adası: Hvar - Resim : 2

Avrupa'nın en eski tiyatrolarından biri

1612 yılında hizmete açılan Hvar Halk Tiyatrosu, Avrupa'nın en eski kamu tiyatrolarından biri olarak kabul ediliyor. Tarihi Arse­nal binasının üst katında yer alan tiyatro, oldukça sıra dışı bir anla­yışla inşa edilmiş. Soyluların ya­nı sıra halkın da oyun izleyebil­diği bu yapı, Rönesans'ın eşitlik­çi yaklaşımını yansıtan önemli eserlerden biri. Adanın gelenek­sel el sanatları da yaşamaya de­vam ediyor. Benedikten rahibele­rinin yüzyıllardır agave liflerin­den ördüğü danteller, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alıyor.

Denizin ortasındaki saklı koylar

Hvar'a gelenlerin büyük bö­lümü en az bir gününü tekneyle denize açılarak geçiriyor. Bunun en önemli nedeni ise adanın tam karşısında uzanan Pakleni Ada­ları. Çam ormanlarıyla kaplı kü­çük adacıklardan oluşan bu ta­kımada, berrak koyları ve sakin atmosferiyle Hvar'ın en özel böl­gelerinden biri. Palmizana, ada­ların en çok ilgi gören noktası. Daha hareketli bir ortam arayan­lar ise Jerolim ve Stipanska koy­larını tercih ediyor. Özellikle yaz sezonunda bu plajlar sabah saat­lerinden gün batımına kadar can­lılığını koruyor. Marinkovac Ada­sı'ndaki Carpe Diem Beach Club ise Hvar'ın gece hayatının denize taşınmış hali gibi.

Adriyatik'in en gözde adası: Hvar - Resim : 3

Hvar Town'ın dışına çıkın

Stari Grad, adanın en eski yer­leşimi olmasının yanında çok da­ha sakin bir yaşam sunuyor. Li­man çevresindeki taş evler, kü­çük meydanlar ve dar sokaklar, Hvar Town'ın hareketli atmos­ferinden tamamen farklı bir ha­va yaratıyor. Biraz daha kuzeyde bulunan Vrboska, kanalları ve taş köprüleri nedeniyle "Küçük Ve­nedik" olarak anılıyor. Jelsa ise daha çok yerel yaşamı görmek is­teyenlerin uğradığı kasabalardan biri. Küçük limanı, sahil boyun­ca uzanan yürüyüş yolu ve çevre­sindeki plajlarıyla kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler için iyi bir alternatif.

Kartpostallık koylar

Hvar'da uzun kumsallar yeri­ne kayalık kıyılar ve turkuaz koy­lar öne çıkıyor. Adanın en çok bi­linen plajlarından Dubovica, taş evlerin çevrelediği doğal yapı­sıyla ilk kez gelenlerin mutlaka uğradığı yerlerden biri. Zarace, yüksek kayalıkların arasındaki sakin atmosferiyle dikkat çeker­ken, Milna ise daha geniş kıyısı ve berrak deniziyle ailelerin ter­cih ettiği bölgeler arasında bulu­nuyor. Bu koyların ortak nokta­sı ise suyun berraklığı. Dalış ve şnorkelle yüzme meraklıları için de Hvar, Adriyatik'in en uygun adalarından biri.

Tarihi binalardan dönüşen oteller

Ada aynı zamanda Akdeniz'in dikkat çeken butik otel desti­nasyonlarından biri. Limanın yanında yer alan Palace Elisa­beth (Hvar Heritage Hotel), tari­hi bir saraydan dönüştürülmüş. Freskli tavanları ve meydana ba­kan konumuyla adanın en karak­teristik otelleri arasında. Stari Grad yakınındaki Maslina Re­sort, doğayla uyumlu mimarisiy­le daha sakin bir tatil arayanla­ra hitap ediyor. Hvar Town'da­ki Adriana Hvar Spa Hotel, çatı katındaki sonsuzluk havuzu ve Top Bar terasıyla özellikle yaz sezonunda ilgi görüyor. Amfo­ra Grand Beach Resort ise geniş plajı ve spasıyla ailelerin tercihi.

Yavaşlamayı hatırlatan ada

Hırvatların günlük yaşamın­da sıkça kullandığı bir kelime var: Fjaka. Biraz yavaşlamak, acele et­memek ve içinde bulunulan anın tadını çıkarmak anlamına geli­yor. Hvar'da bu anlayışı hissetmek zor değil. Sabah limandaki ilk kah­velerle başlayan gün, öğle saatle­rinde uzun sofralara, akşamüs­tü eski kaleye doğru yapılan kısa yürüyüşlere dönüşüyor. Gün batı­mında ise meydanlar yeniden ha­reketleniyor; restoranlar doluyor, marina ışıklarla aydınlanıyor. Bel­ki de Hvar'ı diğer popüler adalar­dan ayıran en önemli özellik bu.

Adriyatik mutfağının en güzel örnekleri

Hvar mutfağı, Dalmaçya kıyılarının klasik lezzetlerini yansıtıyor. Balık, ahtapot, midye ve zeytinyağlı otlar menülerin temelini oluşturuyor. Adanın en önemli tarım ürünlerinden biri ise Plavac Mali üzümü. Bu üzümden üretilen kırmızı şaraplarda Hvar'ın sıcak iklimi ve mineralli topraklarının etkisini görmek mümkün.

Dalmaçya'nın en canlı meydanı

Hvar Town, adanın sosyal hayatının merkezi. Şehrin kalbi sayılan St. Stephen Meydanı, Dalmaçya'nın en büyük meydanı. Meydanın bir yanında barok St. Stephen Katedrali yükselirken, diğer yanında tarihi Arsenal binası bulunuyor. Gün boyunca kafeler ve restoranlar dolup taşıyor; akşam saatlerinde ise meydan, adanın buluşma noktasına dönüşüyor. Meydandan yukarı doğru uzanan patika ise Hvar'ın en çok fotoğraflanan noktalarından biri olan Fortica Kalesine ulaşıyor.

Adanın kimliği: Lavanta kokusu

Hvar denildiğinde akla gelen ilk simgelerden biri de lavanta. Lavanta üretimi yıllardır adanın önemli geçim kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor. Küçük dükkânlarda satılan lavanta yağları, sabunlar ve el yapımı ürünler en çok ilgi gören hediyelikler arasında. Lavanta yalnızca tarlalarda değil, mutfakta da karşınıza çıkıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler