Okuma sevgisinin kazandırmadığını kim söylüyor... ama bazen bu kazanç, yıllarca hapse mal olabiliyor.
Altı Gürcistan vatandaşı, Rus edebiyatı klasiklerinin nadir baskılarını çalmakla suçlanarak salı günü Paris’te bir mahkemenin karşısına çıktı. Çalındığı iddia edilen eserler arasında Fransa’nın saygın kütüphanelerinden alınan nadir kitaplar da var; bunların içinde, adı Rusya’da (ironik bir tonda da olsa) öneminden ötürü sık sık “Puşkin bizim her şeyimizdir” sözüyle birlikte anılan Aleksandr Puşkin’in eserleri de bulunuyor.
Bu dava, son yıllarda Avrupa çapındaki kütüphanelerde işlenen ve örgütlü bir şebekenin işi olduğundan şüphelenilen benzer hırsızlıkların son halkasını oluşturuyor.
Hırsızlıkların hedefinde, toplam değeri birkaç milyon avroyu bulan nadir Rus klasikleri vardı. Bunlar arasında “Yevgeni Onegin”in yazarı Puşkin ile “Ölü Canlar”ın ölümsüz yazarı Nikolay Gogol gibi 19. yüzyılın büyük kalemlerinin eserleri de yer alıyor.
Fransa’da yargılanan sanıklar, suç örgütü kurmak ve hırsızlığa teşebbüsle suçlanıyor. Bazıları ayrıca sergilenen kültürel eserleri çalmakla da itham ediliyor.
On yıla kadar hapis cezası almaları söz konusu.
İlk etapta yedi kişinin yargılanması planlanıyordu, ancak salı öğleden sonra başlayan duruşmada, usule ilişkin nedenlerle bir kadının 2 Aralık 2026’da ayrı yargılanacağı açıklandı.
Kalan altı kişi arasında ikisi hakkında gıyaplarında yargılama yapılıyor; haklarında yakalama kararı çıkartılmış durumda.
Duruşmaların cuma gününe kadar sürmesi bekleniyor.
Sadece Mikheil Z. ve Beqa T. olarak tanımlanan iki kişi, benzer suçlardan başka ülkelerde zaten mahkûm edilip hapse girmiş durumda ve geçici olarak Fransız makamlarına teslim edilmişlerdi.
50 yaşındaki Mikheil Z., geçen yıl Litvanya’da, değeri 606 000 avro (698 bin dolar) olan 19. yüzyıl baskılarının organize biçimde çalınmasından dolayı üç yıl dört ay hapse mahkûm edildi.
49 yaşındaki Beqa T. ise Estonya’da üç yıl altı ay hapis cezası aldı.
Tutuklu bulunan bir başka erkek ile tutuksuz yargılanan bir kadın da mahkemede hazır bulunan sanıklar arasındaydı.
AFP’nin gördüğü soruşturma belgelerine göre, Fransız soruşturma hâkimleri sanıkların örgütlü bir suç şebekesinin parçası olduğundan şüpheleniyor.
Almanya, İsviçre ve Çekya’yı da etkileyen bu hırsızlıklar, Avrupa Birliği’nin polis ve yargı koordinasyon ajansları Europol ile Eurojust’ın himayesinde ortak bir soruşturma ekibi kurulmasına yol açtı. Bu ekip, 2024 yılında çok sayıda gözaltı yapılmasını sağladı.
Toplamda yaklaşık bir düzine Avrupa ülkesinin kütüphanelerinden elyazmaları kayboldu. Avrupalı soruşturmacılar, çeşitli ülkelerde yaklaşık(kaynak Fransızca)target="_blank" rel="noopener" href="https://www.radiofrance.fr/franceinter/podcasts/les-histoires-du-monde/histoires-du-monde-du-lundi-06-mai-2024-4414457" tooltip="https://www.radiofrance.fr/franceinter/podcasts/les-histoires-du-monde/histoires-du-monde-du-lundi-06-mai-2024-4414457"> 170 nadir Rus eserinin çalındığını tahmin ediyor.
“Korumasını güçlendirmek”
Fransa’daki hırsızlıklar, 2023 yılında Lyon’daki École Normale Supérieure’ün (ENS) Diderot kütüphanesinde, ayrıca Paris’teki Fransa Ulusal Kütüphanesi’nde (BnF) ve Diller ve Medeniyetler Üniversite Kütüphanesi’nde (BULAC) gerçekleşti.
Soruşturmacılara göre hırsızlar, nadir ve değerli eserleri incelemek için kütüphanelere gidiyor, kitapların fotoğraflarını çekip ölçülerini alıyor, ardından neredeyse ayırt edilemeyecek kopyalarla değiştiriyordu.
Mart ile ekim 2023 arasında Mikheil Z., özellikle Puşkin’e ait elyazmalarına erişim talep etmek için Fransa Ulusal Kütüphanesi’ne (BnF) kırk kez gitti; 19. yüzyıl Rus edebiyatında demokrasi üzerine araştırma yaptığını öne sürüyordu.
Kasım ayında kütüphane, dokuz eserin kopyalarla değiştirilmiş olduğunu tespit etti. Tahmini zararın 650 000 avro olduğu, çalınan eserlerin sekizinin Aleksandr Puşkin’e (1799-1837), birinin ise Rus romantizminin iki öncü isminden diğeri olan Mihail Lermontov’a (1814-1841) ait olduğu belirlendi; her ikisi de düelloda hayatını kaybetmişti.
Edebiyat açısından bir başka ilginç ayrıntı da Lermontov’un, Fransız asker ve siyasetçi, II. İmparatorluk döneminde senatör olan Georges Charles de Heeckeren d’Anthès tarafından öldürülen Puşkin’in ölümüne adanmış “Şairin Ölümü” adlı şiirin yazarı olması.
Tüm bu edebiyat tarihi ayrıntılarının ise muhtemelen failler için hiçbir anlamı yoktu: Mikheil Z., kitapları çaldığını itiraf etti, ancak diğer sanıklarla herhangi bir bağlantısı olduğunu reddederek sadece para hırsıyla hareket ettiğini ve eserleri Rusya’da “Maksim” adlı birine sattığını ileri sürdü.
Haziran 2024’te Rus müzayede evi Litfond, kataloğuna Puşkin’in “Kafkas Esiri”nin ikinci baskısını ekledi; bu kopya, BnF’den çalınan nüshayla örtüşüyordu.
Müzayede evi, Fransız makamlarına, kitabın 2014 ya da 2015’te Rusya’daki sahibinden satın alındığını kanıtlayan belgeler bulunduğunu bildirdi.
Soruşturma hâkimlerine göre bu hırsızlıklar, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Moskova ile Avrupa arasındaki ilişkilerin giderek gerildiği bir dönemde, Rus kültürel mirasını ülkeye geri getirme isteğiyle bağlantılı olabilir.
Çalınan eserlerin hiçbiri henüz bulunamadı, ancak Fransa Ulusal Kütüphanesi’nin avukatı Alexandre de Konn, kurumun “onları geri alma umudundan vazgeçmediğini” söyledi.
“Kütüphane misyonuna sadık kalıyor: mirası kamuya açık tutarken, aynı zamanda korunmasını sürekli güçlendiriyor” diye konuştu ve AFP’ye açıklama yaptı.