Ana içeriğe geç

Dosyaya 2 yeni bilirkişi raporu daha girdi: Sanıkların savunması çürüdü

İzmir’de Balımnaz ve Nergiz Türkkal kardeşlerin şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma sürerken dosyaya 2 yeni bilirkişi raporu daha girdi. Kamera ve telefon kayıtları, sanıkların "Yol çöktü" savunmasını çürüttü. Sanık Demirdaş ise asli kusurlu bulundu.

Dosyaya 2 yeni bilirkişi raporu daha girdi: Sanıkların savunması çürüdü
Birgün
16

İzmir'in Menderes ilçesinde, geçen Şubat ayında sele kapılan otomobilde 16 yaşındaki Balımnaz Türkkal ve 21 yaşındaki ablası Nergiz Türkkal’ın şüpheli şekilde yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı.

"Taksirle ölüme neden olma" suçundan iki sanığın yargılandığı davada, dosyaya iki yeni bilirkişi raporu daha girdi. Trafik bilirkişisinin hazırladığı raporda kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü sanık Tamer Demirdaş’ın asli kusurlu olduğu belirtildi. Dosyaya giren diğer bilirkişi raporunda ise Demirdaş ve araçta bulunan diğer sanık Devran Yağız’ın “Yol çöktü, suya kapıldık” savunması güvenlik kameralarıyla ve telefon kayıtlarıyla çürütüldü.

SAVUNMA İNANDIRICI BULUNMADI

Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen bilirkişi raporlarından biri 13.05.2026 tarihinde dosyaya girdi. Raporda, sürücü Demirdaş’ın yoğun sel sularını görmesine ve suyun derinliğini kestirememesine rağmen hızını düşürmediği, tehlikeyi öngörerek durması veya geri dönmesi gerekirken karşıya geçmeye çalıştığı belirtildi.

Raporda, Demirdaş ve Devran Yağız’ın, akıntıya kapılınca camları açıp dışarı atladıklarını ifadeleri yer aldı. Ancak rapor kapsamında yapılan incelemede, yoğun sağanak altında camların açık olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulandı. Ayrıca arabanın modeli doğrultusunda elektronik sistemin devreye girmiş olabileceği ve batan aracın otomatik kapı ve camlarının anında kilitlenmiş olma ihtimalinin yüksek olduğu ifade edildi. Şüphelilerin bu kapsamda çelişkili ifadeler verdiği raporda yer aldı.

YOĞUN TELEFON TRAFİĞİ

Raporda dikkat çeken diğer başlık ise kaza sonrasına ait iletişim trafikleri oldu. Kazanın 23:00 ile 00:30 saatleri arasında gerçekleştiği belirlenirken, sürücü Demirdaş’ın telefonunun yanında ve çalışır durumda olduğu, hatta kaza sonrasında kendisini arayan bir kişiye "Abi müsait değilim" diyerek telefonu kapattığı yer aldı. Raporda buna rağmen şüphelilerin, 112 Acil Çağrı Merkezini veya jandarmayı arayarak yardım istemediği ifade edildi.

Şüphelilerin olaydan yaklaşık 15 saat sonra yardım istedikleri belirtilen raporda, şüphelilerin olay yerinden kaçtıktan sonra geri dönüp kendi imkânlarıyla kaybolan kadınları aradıklarını iddia ettikleri de yer aldı. Raporda bu savunma da çürütülerek "Zifiri karanlıkta, fırtınada ve çalılık dere yatağında telefon ışığıyla arama kurtarma çalışması yapılamaz. Olay anında derhal profesyonel arama-kurtarma, AFAD ve güvenlik güçlerine haber verilmesi, drone ve iş makineleriyle müdahale edilmesi gerekirken bu yola başvurulmamış; maktullerin kurtulma şansı ellerinden alınmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Soruşturmada, ertesi sabah saat 10:00'da jandarmayı arayıp, "Dere kenarında gezerken suda tesadüfen ceset gördüm” ifadeleriyle kazadan haberdar olmadığını belirten ve dosyada tanık sıfatıyla yer alan Uğur Işık'ın da ifadeleri yer aldı

Raporda yer alan telefon incelemelerinde, Işık’ın kazadan hemen sonra Demirdaş için "kıyafet" organize etmeye çalıştığı belirlendi. Işık’ın kazayı ilk andan itibaren bildiği halde, hiçbir şeyden haberi olmayan biri gibi sahte ihbarda bulunarak adli makamları yanılttığı da kayıtlara geçti.

Raporun sonuç kısmında ise sürücü Demirdaş’ın tedbirsizliğiyle kazaya sebebiyet vermesinin yanı sıra, her iki şüphelinin de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 81/d maddesindeki "Kazayı yetkililere bildirme ve olay yerinden ayrılmama" yükümlülüğünü açıkça ihlal ettikleri ifade edildi.

SÜRÜCÜ ASLİ KUSURLU!

Dosyaya giren diğer bilirkişi raporunu ise trafik bilirkişisi hazırladı. Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilen ve 03.06.26 tarihinde dosyaya giren diğer raporda kaza mahallinde yapılan incelemeler, 2 sanığın ve tanık ifadeleri ve tespit tutanakları yer aldı.

Raporda kazanın nedenleri ve kusuru bulunanlarla ilgili “Kazanın oluş biçimi dikkate alındığında sanık sürücü Tamer Demirdaş, olaydan sonra 112 Acil Çağrı merkezini arayarak kaza olayını yetkililere haber vermemesi, kaza yerinden kaçması, kazadan dört gün sonra yakalandığından sürücünün kaza anında alkol veya uyuşturucu madde etkisindeyken araç kullanıp kullanmadığı tespit edilememiştir. Ancak kazadan önce birlikte hareket ettikleri olay tanığını Devran Yağız’ın verdiği ifadesinde gittikleri mekânlarda Demirtaş’ın alkol aldığını beyan etmesinden kaza anında alkollü olabileceği düşünülmektedir” denildi.

2 MADDEYİ İHLAL ETTİ

Ayrıca raporda Demirdaş’ın sürdüğü araçtaki şahısların can güvenliği sorumluluğunu üzerine alarak olayın gerçekleştiği ve girilmemesi gereken tarla yoluna girdiği de belirlendiği kaydedildi. Raporda, Demirdaş’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 2/1-b maddesini ve aynı kanunun 81 maddesini ihlal ettiği de belirtildi.

Raporun sonuç kısmında ise zincirleme ihmaller sıralandı. Kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü şüpheli Tamer Demirdaş’ın asli kusurlu olduğu belirtildi. Güvenlik kamerası kayıtları ve deliller doğrultusunda hazırlanan raporda; şüphelinin hızını trafik durumuna göre ayarlamadığı, kaza sonrasında ise yetkililere haber vermeden ve kimlik bilgilerini paylaşmadan olay yerinden ayrıldığı belirtildi.

İzmir'in Menderes ilçesinde, geçen Şubat ayında sele kapılan otomobilde 16 yaşındaki Balımnaz Türkkal ve 21 yaşındaki ablası Nergiz Türkkal’ın şüpheli şekilde yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı.

"Taksirle ölüme neden olma" suçundan iki sanığın yargılandığı davada, dosyaya iki yeni bilirkişi raporu daha girdi.

Trafik bilirkişisinin hazırladığı raporda kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü sanık Tamer Demirdaş’ın asli kusurlu olduğu belirtildi. Dosyaya giren diğer bilirkişi raporunda ise Demirdaş ve araçta bulunan diğer sanık Devran Yağız’ın “Yol çöktü, suya kapıldık” savunması güvenlik kameralarıyla ve telefon kayıtlarıyla çürütüldü.

SAVUNMA İNANDIRICI BULUNMADI

Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen bilirkişi raporlarından biri 13.05.2026 tarihinde dosyaya girdi. Raporda, sürücü Demirdaş’ın yoğun sel sularını görmesine ve suyun derinliğini kestirememesine rağmen hızını düşürmediği, tehlikeyi öngörerek durması veya geri dönmesi gerekirken karşıya geçmeye çalıştığı belirtildi.

Raporda, Demirdaş ve Devran Yağız’ın, akıntıya kapılınca camları açıp dışarı atladıklarını ifadeleri yer aldı. Ancak rapor kapsamında yapılan incelemede, yoğun sağanak altında camların açık olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulandı. Ayrıca arabanın modeli doğrultusunda elektronik sistemin devreye girmiş olabileceği ve batan aracın otomatik kapı ve camlarının anında kilitlenmiş olma ihtimalinin yüksek olduğu ifade edildi. Şüphelilerin bu kapsamda çelişkili ifadeler verdiği raporda yer aldı.

YOĞUN TELEFON TRAFİĞİ

Raporda dikkat çeken diğer başlık ise kaza sonrasına ait iletişim trafikleri oldu. Kazanın 23:00 ile 00:30 saatleri arasında gerçekleştiği belirlenirken, sürücü Demirdaş’ın telefonunun yanında ve çalışır durumda olduğu, hatta kaza sonrasında kendisini arayan bir kişiye "Abi müsait değilim" diyerek telefonu kapattığı yer aldı. Raporda buna rağmen şüphelilerin, 112 Acil Çağrı Merkezini veya jandarmayı arayarak yardım istemediği ifade edildi.

Şüphelilerin olaydan yaklaşık 15 saat sonra yardım istedikleri belirtilen raporda, şüphelilerin olay yerinden kaçtıktan sonra geri dönüp kendi imkânlarıyla kaybolan kadınları aradıklarını iddia ettikleri de yer aldı. Raporda bu savunma da çürütülerek "Zifiri karanlıkta, fırtınada ve çalılık dere yatağında telefon ışığıyla arama kurtarma çalışması yapılamaz. Olay anında derhal profesyonel arama-kurtarma, AFAD ve güvenlik güçlerine haber verilmesi, drone ve iş makineleriyle müdahale edilmesi gerekirken bu yola başvurulmamış; maktullerin kurtulma şansı ellerinden alınmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Soruşturmada, ertesi sabah saat 10:00'da jandarmayı arayıp, "Dere kenarında gezerken suda tesadüfen ceset gördüm” ifadeleriyle kazadan haberdar olmadığını belirten ve dosyada tanık sıfatıyla yer alan Uğur Işık'ın da ifadeleri yer aldı

Raporda yer alan telefon incelemelerinde, Işık’ın kazadan hemen sonra Demirdaş için "kıyafet" organize etmeye çalıştığı belirlendi. Işık’ın kazayı ilk andan itibaren bildiği halde, hiçbir şeyden haberi olmayan biri gibi sahte ihbarda bulunarak adli makamları yanılttığı da kayıtlara geçti.

Raporun sonuç kısmında ise sürücü Demirdaş’ın tedbirsizliğiyle kazaya sebebiyet vermesinin yanı sıra, her iki şüphelinin de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 81/d maddesindeki "Kazayı yetkililere bildirme ve olay yerinden ayrılmama" yükümlülüğünü açıkça ihlal ettikleri ifade edildi.

SÜRÜCÜ ASLİ KUSURLU!

Dosyaya giren diğer bilirkişi raporunu ise trafik bilirkişisi hazırladı. Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilen ve 03.06.26 tarihinde dosyaya giren diğer raporda kaza mahallinde yapılan incelemeler, 2 sanığın ve tanık ifadeleri ve tespit tutanakları yer aldı.

Raporda kazanın nedenleri ve kusuru bulunanlarla ilgili “Kazanın oluş biçimi dikkate alındığında sanık sürücü Tamer Demirdaş, olaydan sonra 112 Acil Çağrı merkezini arayarak kaza olayını yetkililere haber vermemesi, kaza yerinden kaçması, kazadan dört gün sonra yakalandığından sürücünün kaza anında alkol veya uyuşturucu madde etkisindeyken araç kullanıp kullanmadığı tespit edilememiştir. Ancak kazadan önce birlikte hareket ettikleri olay tanığını Devran Yağız’ın verdiği ifadesinde gittikleri mekânlarda Demirtaş’ın alkol aldığını beyan etmesinden kaza anında alkollü olabileceği düşünülmektedir” denildi.

2 MADDEYİ İHLAL ETTİ

Ayrıca raporda Demirdaş’ın sürdüğü araçtaki şahısların can güvenliği sorumluluğunu üzerine alarak olayın gerçekleştiği ve girilmemesi gereken tarla yoluna girdiği de belirlendiği kaydedildi. Raporda, Demirdaş’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 2/1-b maddesini ve aynı kanunun 81 maddesini ihlal ettiği de belirtildi.

Raporun sonuç kısmında ise zincirleme ihmaller sıralandı. Kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü şüpheli Tamer Demirdaş’ın asli kusurlu olduğu belirtildi. Güvenlik kamerası kayıtları ve deliller doğrultusunda hazırlanan raporda; şüphelinin hızını trafik durumuna göre ayarlamadığı, kaza sonrasında ise yetkililere haber vermeden ve kimlik bilgilerini paylaşmadan olay yerinden ayrıldığı belirtildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler