HAŞİM KILIÇ / NEFES
Ankara’nın önde gelen dans okullarından Dünya Dans Merkezi’nde eğitim alan öğrenciler, yılsonu gösterisinde sahneye çıktı. Yaklaşık 400 öğrencinin sahne aldığı temsillerde klasik balenin başyapıtlarından ‘La Bayadere’ sahnelendi. Dünya Dans Merkezi'nin 19'uncu yılını geride bıraktığını belirten Bahri Gürcan, bugüne kadar yetiştirdikleri birçok öğrencinin Devlet Opera ve Balesi'nde profesyonel sanatçı olarak görev yaptığını söyledi.
Kuruldukları ilk yıllarda Ankara genelinde yetenek taramaları yaptıklarını anlatan Gürcan, bugün sahnelerde başarıyla görev yapan birçok dansçının bu çalışmalar sayesinde keşfedildiğini belirterek, "İlk başladığımız dönemde çok sayıda yetenekli öğrenciye ulaştık. Bugün o çocuklar Devlet Opera ve Balesi'nde perde açıyor. Başrol dansçılarımızın önemli bir bölümü Dünya Dans Merkezi'nde eğitim aldı. Bu bizim için gerçekten büyük bir gurur." ifadelerini kullandı.

HER ÇOCUK SANATLA TANIŞMALI
Sanat eğitiminin yalnızca profesyonel sanatçı yetiştirmek anlamına gelmediğini vurgulayan Gürcan, çocukların fiziksel, sosyal ve kişisel gelişimleri açısından da sanatın önemli katkılar sunduğunu söyledi. Gürcan, "Her çocuk profesyonel sanatçı olacak diye bir şey yok. Ama sanatla iç içe büyüyen çocukların özgüveni gelişiyor, duruşları değişiyor, fiziksel gelişimleri olumlu etkileniyor. Sanatın içinde paylaşım var, empati var, güzellik var. Bu nedenle her çocuğun mutlaka ciddi bir hobisi olması gerektiğine inanıyorum. Bu spor olur, sanat olur ya da müzik olur. Toplumda sanat ne kadar yaygınlaşırsa toplumun gelişimi de o kadar ileriye gider." diye konuştu.
Çocukların yeteneklerinin erken yaşlarda keşfedilmesi gerektiğini ifade eden Gürcan, eğitim sisteminde bu konuya daha fazla önemine vurgu yaparak, şunları söyledi: “Bence ilkokul çağındaki bütün çocukların hangi alana eğilimli oldukları belirlenmeli. Sanat mı, spor mu, müzik mi... Bunları erken yaşta keşfedebilirsek ülkemiz çok daha fazla sanatçı, sporcu, bilim insanı ve mühendis yetiştirir. Özellikle klasik sanatlarda dünya standartlarını yakalamak istiyorsak çocuklarımızı erken yaşta keşfetmeli ve akademik anlamda çok güçlü eğitim vermeliyiz. Çünkü klasik sanatlar bizim dünyaya açılan en önemli kapılarımızdan biridir."

YETENEK TARAMALARI
Her yıl yetenek taramaları düzenlediklerini söyleyen Gürcan, bu çalışmaların yalnızca özel kurumların çabasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Bu yıl da ağustos sonu ya da eylül ayında yeniden yetenek taramaları yapmayı planlıyoruz. Ancak bu sadece bizim yapabileceğimiz bir iş değil. Okullarda öğretmenlerin de çocukları takip ederek yönlendirmesi gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu konuya daha fazla önem vermesi gerektiğine inanıyorum." diye konuştu.
ERKEK ÖĞRENCİ ORANI YÜZDE 5 BİLE DEĞİL
Bale eğitiminde en büyük eksikliklerden birinin erkek öğrenci sayısının azlığı olduğunu dile getiren Gürcan, ailelere de önemli çağrıda bulundu. Gürcan, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Erkek öğrencilerimiz gerçekten çok az. Yüzde 10 bile değil. Belki yüzde 4-5 civarında. Oysa erkeklerin bale sanatında çok önemli avantajları var. Ben de bu sanata annemin yönlendirmesiyle başladım. İyi ki de başlamışım. Bugün yeniden dünyaya gelsem yine bale sanatçısı olmayı isterdim. Çünkü sahnede masal kahramanlarını canlandırıyoruz, prens oluyoruz, kral oluyoruz, kahraman oluyoruz. Gerçekten çok keyifli bir dünya."
Bale eğitiminin disiplinli ve zorlu bir süreç olduğunu ancak karşılığının da çok değerli olduğunu ifade eden Gürcan, erkek öğrencilerin mezuniyet sonrasında önemli kariyer fırsatları yakalayabildiğini söyleyerek, "Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı tamamıyla ücretsiz bir okul. Devlet desteğiyle okutuluyor. Burası bir meslek okulu. Çocuklar ilkokuldan sonra buraya giriyorlar. Ortaokul, lise ve üniversiteyi bu okulda okuyorlar. Yani çocuklar hiçbir şekilde LGS, üniversite sınavları gibi streslerin hiçbirisini yaşamıyorlar. Bu tabii ki çok büyük bir avantaj. Erkek çocukları bu sanata yönlendirilirse hem iş bulma konusunda hem de geleceklerini planlama açısından büyük avantaj elde ediyorlar. Aileler de çocuklarının hangi okula gideceği ya da üniversiteyi kazanıp kazanamayacağı gibi kaygılar yaşamıyor." dedi.

BÜTÜN ERKEK ÇOCUKLARI DENEMELİ
Konservatuvara girişte tek kriterin yetenek olduğunun altını çizen Gürcan, sözlerini şöyle tamamladı: "Burası tamamen yetenek sınavıyla öğrenci kabul ediyor. Ben bütün erkek çocuklarının bunu denemesini istiyorum. Bizim gerçekten erkek dansçılara ihtiyacımız var. Sonuçta biz insanların hobi olarak yaptığı bir işi meslek edinmiş insanlarız. Sevdiğimiz işi yaparak hayatımızı kazanıyoruz. Bence bu Tanrı'nın bize verdiği en büyük hediyelerden biri. Eğer aileler çocuklarında böyle bir yetenek görüyorlarsa mutlaka bu alana yönlendirmelerini tavsiye ediyorum."