Ana içeriğe geç

750 bin konutluk açık sonrası 'ulusal acil durum' çağrısı

İspanya Merkez Bankası, ülkede arz ile talep arasında yaklaşık 750 bin konutluk açık bulunduğunu açıkladı. Málaga, Alicante, Valencia, Barcelona, Madrid ve Murcia gibi yoğun bölgelerde kiracılar, alıcılar ve yabancı yerleşikler daha yüksek kira ve fiyat baskısıyla karşı karşıya kalabilir.

750 bin konutluk açık sonrası 'ulusal acil durum' çağrısı
Dünya Gazetesi
16

İspanya'da uzun süredir gündemde olan konut krizi artık yalnızca yüksek kira şikâyeti olmaktan çıktı. İspanya Merkez Bankası Başkanı José Luis Escrivá, konuta erişimin ekonomik gerekçelerle "ulusal acil durum" olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Merkez Bankası'na göre ülkede 2021-2025 döneminde biriken konut açığı yaklaşık 750 bin eve ulaştı.

İspanya Merkez Bankası'nın analizine göre ülkede yeni hane sayısı ile inşa edilen konut sayısı arasında ciddi bir uyumsuzluk oluştu.

Bu tablo, kiracıların daha az seçenekle karşı karşıya kalmasına, ev arayanların daha fazla rekabet yaşamasına ve alıcıların tercih ettikleri bölgelerden uzaklaşmasına neden olabilir.

2008 krizinden farklı bir tablo var

Merkez Bankası, mevcut durumun 2008'deki emlak balonunun tekrarı anlamına gelmediğini vurguluyor.

Bugünkü risk daha çok bankacılık sisteminden değil, günlük yaşamı doğrudan etkileyen arz sıkıntısından kaynaklanıyor. Yani sorun, finansal çöküşten çok, yeterli sayıda uygun konutun bulunamaması.

Baskı en çok hangi bölgelerde hissediliyor?

Konut açığı ülke geneline eşit dağılmış değil. Madrid, Barcelona, Alicante, Valencia, Murcia ve Málaga gibi bölgelerde nüfus artışı, istihdam, turizm, yabancı alıcı ilgisi ve sınırlı konut arzı aynı anda baskı yaratıyor.

Bu nedenle özellikle sahil kentleri, büyük şehirler, banliyö bölgeleri ve yabancıların yoğun ilgi gösterdiği yerlerde kira ve satış fiyatlarının daha fazla zorlanabileceği belirtiliyor.

Yeni konut üretimi talebi karşılamıyor

İspanya'da 2025 yılında yaklaşık 95 bin yeni konut üretildi. Buna karşılık aynı yıl yaklaşık 239 bin yeni hane oluştu. Bu da yeni konut arzının, yıllık yeni hane talebinin yalnızca yüzde 40'ını karşılayabildiğini gösteriyor.

İnşaatlar neden hızlanamıyor?

Konut arzındaki yavaşlığın arkasında birden fazla neden bulunuyor. İnşaata hazır arsa eksikliği, uzun idari süreçler, inşaat sektöründeki kapasite sorunları, sınırlı sosyal konut üretimi ve boş evlerin ihtiyaç duyulan bölgelerde kullanıma kazandırılamaması sorunun başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.

Kiracılar ve ev alacaklar neyle karşılaşabilir?

Kiracılar için bu tablo daha az kiralık ev, daha yoğun başvuru süreci ve sözleşme yenileme dönemlerinde daha fazla fiyat baskısı anlamına gelebilir.

Ev almak isteyenler açısından ise daha yüksek fiyatlar, daralan bütçeler, krediye erişimde zorluk ve tercih edilen bölgelerden uzaklaşma riski öne çıkıyor.

Yabancı alıcılar tek neden değil

Yabancı yerleşikler ve ikinci konut alıcılarının bu tablonun bir parçası olduğu ancak krizin tek nedeni olmadığı vurgulanıyor. Sorunun temelinde nüfus artışı, yeni hane oluşumu, yavaş inşaat, sınırlı uygun fiyatlı konut arzı, turistik kiralamalar, sezonluk kiralar, boş evler ve yoğun talep gören şehirlerdeki arz sıkıntısı birlikte yer alıyor.

İşgal korkusu da piyasayı etkiliyor

Konut piyasasındaki bir diğer başlık ise yasa dışı işgal korkusu. Málaga'da yılda 450'den fazla yeni işgal vakası yaşandığı belirtilirken, bazı mülk sahiplerinin bu nedenle evlerini kiraya vermekten kaçındığı ifade ediliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler