ABD dolarının uluslararası ticaretteki hakimiyeti onlarca yıldır sürüyor. Petrol ticaretinden merkez bankalarının rezerv tercihlerine kadar birçok alanda dolar belirleyici konumunu korurken, son yıllarda yaşanan jeopolitik gelişmeler ve ekonomik kırılmalar yeni arayışları beraberinde getirdi. Özellikle pandemi sonrası dönemde ülkelerin rezerv politikalarında ve ticaret tercihlerinde yaşanan değişim dikkat çekiyor.
Ekonomist Muhammet Bayram, dünyanın yeni bir ekonomik dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, doların hakimiyetinin sonsuza kadar sürmeyeceğini savundu.
“DOLARIN DEVRİ BİR GÜN BİTECEK”
Doların küresel hakimiyetinin aynı zamanda bir güç mücadelesi anlamına geldiğini ifade eden Bayram, ABD’nin Bretton Woods sisteminin sona ermesinden sonra sınırsız para basabilme imkanına kavuştuğunu söyledi.
ABD’nin yüksek borç yüküne dikkat çeken Bayram, “ABD’nin borcu yıllık gayrisafi yurt içi hasılasını aşmış durumda. Bu nedenle ABD dolarının devri bir gün bitecek. Ülkeler de bunu gördüğü ve hissettiği için Amerikan dolarının yerine alternatif olabilecek başka ülke para birimlerine ya da değerli madenlere yöneliyorlar. Bu dönüşüm kısa sürede gerçekleşmeyebilir ancak dolar yavaş yavaş tahtını ya başka bir ülke para birimine ya da değerli bir madene bırakacak” dedi.

“TARİH KİTAPLARI PANDEMİ SONRASINI YAZACAK”
Dünyada “de-dolarizasyon” olarak adlandırılan süreç yaşandığını savunan Bayram, bunun etkilerinin ilerleyen yıllarda daha net görüleceğini ifade etti.
Bayram, “Şu an içinde bulunduğumuz için tam olarak farkına varamasak da bundan 50 yıl sonra tarih kitapları özellikle pandemi sonrasında başlayan de-dolarizasyon sürecini net şekilde yazacak. Devletler artık etraflarına bakabiliyor ve Amerika’ya ya da İngiliz ekonomisine bağımlı olmadıklarını düşünmeye başlıyorlar. Bu noktada Çin önemli bir örnek olarak öne çıkıyor” diye konuştu.
ALTIN REZERVLERİNDEKİ YÜKSELİŞİN NEDENİ NE?
Son yıllarda merkez bankalarının altın alımlarını artırmasının tesadüf olmadığını belirten Bayram, rezerv yönetiminde güvenli liman arayışının öne çıktığını söyledi.
Merkez bankalarının ticaret yaptıkları ülkelerin para birimlerini rezervlerinde tutmaya çalıştığını ifade eden Bayram, “En kısa yoldan paraya çevrilebilecek imkanın altın olması nedeniyle merkez bankaları altın rezervlerini artırmaya devam ediyor. ABD’nin dünya jandarmalığının sona erebileceği, doların tahtının sallanabileceği ve yeni çatışma risklerinin bulunduğu bir ortamda ülkeler kasalarında altın biriktirmeyi sürdürecek” değerlendirmesinde bulundu.
YEREL PARA İLE TİCARET ARAYIŞI GÜÇLENİYOR
Küresel ticarette yerel para birimlerinin kullanımına yönelik girişimlerin son yıllarda hız kazandığını belirten Bayram, bunun temelinde ülkelerin dolar bağımlılığını azaltma isteğinin bulunduğunu söyledi.
İki ülkenin yoğun ticaret ilişkisine sahip olması halinde yerel para birimleriyle ticaretin mümkün olabileceğini ifade eden Bayram, Rusya ile Çin arasındaki ticari ilişkileri örnek gösterdi.
Ancak bu dönüşümün kısa sürede gerçekleşmeyeceğini belirten Bayram, ABD Başkanı Donald Trump’ın dolar kullanımını azaltan ülkelere yönelik ek yaptırım ve vergi açıklamalarını hatırlatarak, “Şu an yerel para birimiyle ticaretin çok daha fazla olduğunu düşünmüyorum ama önümüzdeki yıllarda ülkelerin dolar yerine kendi para birimlerini tercih ettiğini göreceğiz” dedi.

ÇİN FAKTÖRÜ
Küresel ekonomide Çin’in ağırlığının her geçen yıl arttığını vurgulayan Bayram, Pekin yönetiminin doların hakimiyetini azaltmaya yönelik hamleler yaptığını ancak bunun doğrudan bir meydan okuma şeklinde gerçekleşmediğini söyledi.
Çin’in ekonomik gücünü artırmaya devam ettiğini belirten Bayram, “Çin doların hakimiyetini sonlandırmak için hamleler yapıyor ve yapmaya devam edecek. Ancak doların hakimiyetinin yalnızca Çin tarafından sona erdirilebileceğini düşünmüyorum. ABD ile Çin arasında üretici ve tüketici ilişkisine dayalı çok farklı bir ekonomik yapı bulunuyor” ifadelerini kullandı.
DİJİTAL PARALAR YENİ BİR DÖNEM BAŞLATIR MI?
Merkez bankalarının dijital para projelerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bayram, dijital para uygulamalarının mevcut para sisteminin yerine geçmeyeceğini söyledi.
Bayram, “Merkez bankası dijital paraları uluslararası rezerv para haline gelmeyecek. Bugün basılı para hangi işlevi görüyorsa dijital para da aynı işlevi görecek. Buradaki temel değişiklik kullanım kolaylığı olacak. Kağıt para devrinin sona ermesi gündeme gelebilir ancak dijital paralar mevcut para sisteminin alternatifi olmayacak” dedi.
TÜRKİYE’YE ETKİSİ NE OLUR?
Bayram’a göre doların küresel sistemdeki ağırlığının azalması Türkiye açısından olumsuz değil, aksine fırsatlar barındırabilecek bir gelişme.
Türkiye’nin yakın coğrafyası ve ticaret ortaklarıyla yerel para birimleri üzerinden daha fazla işlem yapabilmesi halinde döviz ihtiyacının azalabileceğini belirten Bayram, “Doların tahttan inmesi Türkiye açısından çok büyük bir problem teşkil etmez. Tam tersine döviz açığımız ve cari açığımız azalabilir. Türkiye’nin en büyük sorunu döviz sorunudur. Döviz açığımız olmasa enflasyon ve faiz başta olmak üzere birçok ekonomik problem çok daha farklı bir noktada olurdu” değerlendirmesinde bulundu.
Küresel ekonomide doların hakimiyetinin ne kadar süreceği tartışılmaya devam ederken, merkez bankalarının altın rezervlerini artırması, yerel para birimleriyle ticaret arayışları ve alternatif finansal sistemlere yönelik çalışmalar, dünyanın yeni bir ekonomik denge arayışında olduğuna işaret ediyor.