ABD’de açıklanan son tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin oldukça altında kalması, piyasalarda ciddi bir fiyatlama hareketini beraberinde getirdi. Veriyi yorumlayan Dr. Sevgen, istihdamdaki artışın yavaşlamasının enflasyonist baskıyı azalttığını ifade etti. Normal şartlarda istihdam artışının tüketimi ve dolayısıyla enflasyonu tetiklediğini belirten Dr. Sevgen, mevcut verilerin ABD’de enflasyonu azdıracak bir istihdam artışının olmadığını kanıtladığını vurguladı.
Bu tablonun Fed’in politika faizi üzerindeki etkilerine değinen Dr. Sevgen, artık faiz artırımı ihtimalinin tamamen ortadan kalktığını savundu. Hatta ağustos sonunda gerçekleşecek Jackson Hole toplantısından sonra ABD’de faiz indirimlerinin yüksek sesle konuşulmaya başlanacağını öngördü. ABD Hazine Bakanı Bessent'ın büyümenin enflasyonu tetikleyecek noktada olmadığına dair açıklamalarının da bu süreci desteklediğini ve piyasalar için bir ‘tetik’ işlevi gördüğünü belirtti.
Borsalarda sektörel dönüşüm: Yapay zekadan sanayiye
Piyasalardaki sektörel hareketliliğe dikkat çeken Dr. Sevgen, Nasdaq teknoloji endeksinde satışlar görülürken Dow Jones sanayi endeksinin yükseldiğini ifade etti. Bu durumun, yatırımcıların yapay zeka (AI) odaklı hisselerden sanayi ve sağlık sektörü gibi alanlara kaymaya başladığının bir işareti olduğunu belirtti. Yatırımcılara 'haberi önceden görmeleri' tavsiyesinde bulunan Dr. Sevgen, piyasa algısının bir parçası olmak yerine öngörü oluşturmanın önemini vurguladı.
Emtia piyasasında altın ve gümüşün seyri
Altın ve gümüş tarafındaki hareketliliği de analiz eden Dr. Sevgen, altının 21 günlük üssel ortalaması olan 4.200 dolar seviyelerine yakın seyrettiğini belirtti. Altının bu seviyenin üzerinde kalması durumunda 4.350 dolardaki 200 günlük ortalamasına doğru bir ivme kazanabileceğini, ancak kısa vadede 4.100-4.200 dolar arasında bir sıkışma yaşanabileceğini ifade etti. Gümüşte ise 67,5 dolar seviyesinin ana trend değişimi için kritik bir direnç olduğunu söyledi.
Uzun vadeli perspektifte altın ve gümüşün yükseliş eğilimini koruyacağını öngören Dr. Sevgen, özellikle gümüşün sanayideki (güneş panelleri, elektrikli araçlar, uydular) stratejik önemine ve geri dönüştürülemez yapısına dikkat çekti. Dünyada Amerikan dolarından kaçış eğiliminin sürdüğünü ve merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaya devam ettiğini belirterek, bu durumun kıymetli metalleri desteklediğini ifade etti.
Borsa İstanbul’da 14.300 puan eşiği ve bankacılık sektörü
Borsa İstanbul (BIST 100) endeksi için teknik analizlerini paylaşan Dr. Sevgen, 14.300 seviyesinin kritik bir trend değişim noktası olduğunu vurguladı. Endeksin bu seviyenin üzerinde tutunması halinde yukarı yönlü potansiyelin korunacağını ve 14.700-14.800 bandına doğru bir hareketin görülebileceğini belirtti. Özellikle 14.300 puanın üzerinde kalındığı sürece, enflasyon verisi ve faiz indirimi beklentileriyle bankacılık sektörü başta olmak üzere endeks üzerinde etkili senetlerde alımların değerlendirilebileceğini ifade etti.
Jeopolitik riskler ve yabancı yatırımcı girişi
Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gerilimlerin petrol fiyatları ve küresel likidite üzerindeki etkilerine değinen Dr. Sevgen, jeopolitik risklerin yeniden gündemin üst sıralarına tırmanabileceği konusunda uyardı. Ankara’da gerçekleşecek NATO Zirvesi'nden çıkacak mesajların hem siyasi hem de ekonomik anlamda Türkiye’nin geleceği için belirleyici olacağını söyledi.
Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisine dair de değerlendirmelerde bulunan Dr. Sevgen, yatırımcıların öncelikle hukuki güvence ve stabilizasyon aradığını belirtti. Türkiye’nin ekonomik ve siyasi şartlarının iyileşmesi durumunda yabancı sermayenin önce yüksek faiz avantajı sunan tahvillere, ardından ise borsaya yöneleceğini öngördü. Fed’in likidite politikasının da bu akışın boyutunda kritik rol oynayacağını sözlerine ekledi