Ana içeriğe geç

Bakırhan: NATO müzeye kaldırılmalı... 'Çerçeve yasa gecikmeden Meclis'e gelmeli'

NATO'nun "müzeye kaldırılması" gerektiğini belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, NATO Zirvesi için "Yaklaşık 12 milyar TL harcandığı ifade ediliyor" dedi. Bakırhan, "Terörsüz Türkiye" kapsamında çıkarılması plânlanan çerçeve yasanın ertelenmesinin ise hata olacağını söyledi.

Bakırhan: NATO müzeye kaldırılmalı... 'Çerçeve yasa gecikmeden Meclis'e gelmeli'
Odatv
16

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında konuştu. Bakırhan'ın açıklamalarından satır başları şunlar oldu:

"Herkesin uyacağını söylediği kurallar çöküyor. Bunun yerini dünyada 'gücü yeten yener' anlayışı alıyor. Kuralsızlık büyüdükçe diplomasi geri çekiliyor, savaş dili normalleşiyor. Öyle bir tabloyla karşı karşıyayız ki, savaş çığırtkanlığı yapanlara bile insanlar neredeyse normalmiş gibi bakmaya başladı. İşte tam da böyle bir kırılma anında NATO’nun ne işe yaradığını sormamız gerekiyor. Bir zamanlar savunma ittifakı olarak kurulan NATO, bugün artık bir savaş ve hegemonya aygıtına dönüşmüş durumda"

'DÜNYA SAVAŞ DÜZENİNE SOKULUYOR'

"Üye ülkelere ağır askeri, mali ve sanayi yükümlülükleri dayatılıyor. Bunun ne anlama geldiğini hepimiz biliyor ve yaşıyoruz. Halkların bütçesi, güvenlik gerekçesiyle silaha aktarılıyor. Hepsinden önemlisi, bütün bunlar halkların gözünden uzakta, hiçbir denetime tabi olmadan kararlaştırılıyor. Şeffaflık yok, hesap verme yok. Bunu daha iyi anlamak için NATO’nun son yıllarda attığı adımlara bakmak yeterlidir. Çünkü her zirve, güvenlik başlığı altında dünyanın biraz daha savaş düzenine nasıl sokulduğunu gösteriyor."

'ANKARA AÇIK CEZAEVİNE ÇEVRİLDİ'

"İşte tam da böyle bir konjonktürde 2026 NATO Zirvesi Ankara’da toplanıyor. Ankara’da toplanıyor olması tesadüf değildir. Çünkü küresel siyasetin hayati düğümü Orta Doğu’dur."
"Ankara’ya bakın; kent adeta açık cezaevine çevrildi. Bir zirveye mi hazırlanılıyor, savaşa mı hazırlanılıyor belli değil. Ellerinden gelse 'Evinizin penceresini bile açmayın' diyecekler. Koca başkent, birkaç protokol aracının rahat geçişi için resmen kapatılıyor. Bazı liderlerin sabah koşusu için parkların kapatılacağı konuşuluyor. Ankara’da yaşayanlar, kendi kentlerinde neredeyse fazlalık gibi görülüyor."
"Zirve başlamadan yüzlerce arkadaşımız gözaltına alındı, 175 kişi tutuklandı. Bu tutuklamaların tamamı haksız, hukuksuz ve keyfidir. Gözaltında arkadaşlarımıza sorulan soruları okudum. Böyle bir saçmalık olamaz, böyle bir absürtlük olamaz. Ne yapalım, dünyada yeni savaş kararları alınırken alkış mı tutalım? Yok böyle bir dünya."

'ANKARA'YI SUSTURARAK DÜNYAYA DEMOKRASİ GÖSTERİSİ YAPAMAZSINIZ'

"Ankara’yı susturarak dünyaya demokrasi gösterisi yapamazsınız. Basına dönük tablo da aynı karanlığı gösteriyor. Üç bine yakın medya mensubu davet ediliyor ama Ankara’da yıllardır gazetecilik yapanların ve muhalif medyanın neredeyse tamamının katılımı engelleniyor. Bin bir türlü engel çıkarılıyor."

'NATO ZİRVESİ İÇİN 12 MİLYAR TL'

"Gelelim bu zirvenin asıl meselesine... İki günlük bir etkinlik için şimdiye kadar yaklaşık 12 milyar TL harcandığı ifade ediliyor. Mesela yolların yapımına 9,5 milyar lira harcanmış. Protokol yolundaki göz zevki için ise 69 milyon TL’lik dikey bahçeler yapılmış. Alçılar sıvalar boyanıp üzerine NATO ve barış afişleri yapıştırılmış. Yolların yapılması, çiçeklerin ekilmesi için bu memlekete illa bir askeri zirve mi gerekiyor? Hakkâri’nin yolu ne olacak? Halkın yıllardır beklediği hizmetler ne olacak?
Geçen yıl NATO’nun Hollanda zirvesinde, üye ülkelerin askeri harcamalarını yüzde 5’e çıkarma kararı alındı. Bunun Türkiye’ye faturası yılda 40 milyar dolar. Bu da bütçenin yaklaşık yüzde 11,5’ine denk geliyor. Yani bu 40 milyar dolarlık dayatma; eğitimden kısılan, sağlıktan kısılan, çocuğun kitabından, işçinin ücretinden, hastanın ilacından kısılan para demektir. İktidarın derdinin ne olduğu işte bu rakamlarda gizlidir."

'YOKSULLUK SINIRI 114 BİN 576 LİRAYA DAYANDI'

"Bakın bugün Türkiye’de yoksulluk sınırı 114 bin 576 liraya dayanmış durumda. Allah’tan korkun! İnsanlar kirayı, faturayı, pazarı, okul masrafını düşünerek yaşıyor. NATO Genel Sekreteri Rutte, “Ankara’daki zirvede on milyarlarca dolarlık savunma anlaşmaları duyurulacak” diyor. Biz de buradan bazı gerçekleri tekrar duyuralım. Türkiye’de her 10 kişiden 6’sı borçlu. Hanelerin yüzde 51,8’i yoksullukla mücadele ediyor. Sosyal yardıma muhtaç insan sayısı 30 milyona yaklaştı. Türkiye’nin neredeyse üçte biri sosyal yardıma muhtaç hale geldi."

'NATO MÜZEYE KALDIRILMALI'

"NATO, dünyayı güvenliğe değil, savaşın gölgesine alıştıran eski bir korku mimarisidir. Bu yüzden halkların geleceği adına artık tarihin müzesine kaldırılmalı; yerini eşitlikçi, demokratik ve barışçıl bir uluslararası düzen almalıdır. Biz, Ankara’dan yükselen bu militarist vitrinin karşısına halkın sofrasını, barışın sesini ve demokratik yaşam hakkını koyuyoruz. Bunları savunmaya da devam edeceğiz. Bu vesileyle, 4-5 Temmuz’da Amed’de Ekonomi Konferansımızın yapılacağını da ifade etmek istiyorum."

ÇERÇEVE YASA ÇAĞRISI

"Barış ve Demokratik Toplum süreci ikinci yılına girmek üzere. Bu süreçte çok önemli adımlar atıldı. Silahlar yakıldı, Meclis komisyonu kuruldu, komisyonun İmralı ziyareti gerçekleşti. Bunların hiçbirini küçümsemiyoruz. Tam aksine, bu adımların üzerine inşa etmek istiyoruz. Peki bu tarihi fırsatı kalıcı barışa, onurlu yaşama ve demokratik geleceğe nasıl çevireceğiz? Bunun yolu çerçeve yasadır."
"Dağdan dönmeyi bekleyenlerin de haksız, hukuksuz şekilde cezaevinde olanların da sürgünde yaşayanların da evladını bekleyen annelerin de gözü bu yasadadır."
"Gecikilen her gün, barışı boğmak isteyenlere verilmiş bir fırsattır. Hukuki düzenleme yapılmadıkça eski ezberler, güvenlikçi normlar ve çözüm karşıtı odaklar kendilerine zemin bulur. Bu nedenle çerçeve yasa ertelenemez. Sonbahara bırakılamaz. Bırakılan her adım, barışın önüne konulmuş yeni bir taş, yeni bir engel olur. Tarihin kapısı bugün açıktır. O kapı açıkken içeri girmek gerekir. Çerçeve yasa gecikmeden, korkmadan, açık ve güven veren bir içerikle artık Meclis’e gelmelidir. Bu ülkenin umudu daha fazla yorulmayı, çatışmayı, acı biriktirmeyi değil; artık hukuka kavuşmayı bekliyor. Bir kez daha diyoruz: Yasa hemen şimdi. Barış hemen şimdi."

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler