İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile beraber 68’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’na yönelik tartışmalar sürüyor. Üçüncü ayına giren davada, son olarak tutuklulara yapılan kötü muameleler mahkemedeki savunmalara yansırken davanın tutuklularından İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek ve ailesine yönelik yeni arama ve el koyma tedbirleri uygulandığı ortaya çıktı.
İBB Davası’nın yanında Ekrem İmamoğlu, kampanya danışmanı Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve iş insanı Hüseyin Gün’ün yargılandığı “casusluk davasında” ifadesi alınan ancak tutuklanmayan Geçek’in bağlantılı olduğu iddia edilen dört adreste geçtiğimiz Cuma günü arama yapıldı. 30 Nisan 2025’te İBB’ye yönelik 2.dalga operasyonlarda tutuklanan Geçek’in üç sene önce boşandığı eşinin, kız kardeşinin ve babasının eviyle birlikte genel müdürü olduğu İSTTELKOM binasında arama yapıldığı öğrenildi.
Cuma gecesi arama yapılan her yerde 12’şer kişilik polis ekiplerinin yaptığı aramalar kapsamında, Geçek’in anne ve babasıyla birlikte eski eşinin ve kız kardeşinin telefonlarına el koyulduğu öğrenildi. Öte yandan Geçek’in 14 yaşındaki kızının ve 7 yaşındaki yeğeninin de oyun oynadıkları tabletlere polis tarafından el konulduğu belirtildi.
“POLİSLER GELDİ HER ŞEYİMİZİ ALDI”
Geçek’in 14 yaşındaki kızı Nehir’in yaşanan olaydan etkilendiği için psikoloğa gideceği, okuldaki arkadaşlarına “Polisler geldi, her şeyimizi aldı” dediği öğrenildi.
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da pazartesi günü İBB Davası’na verilen arada izleyicilere dönerek “Casusluk davası gibi diğer davalar gibi, adaletin çöp olduğu süreçte kardeşimin 7 yaşindaki yeğeninin oyun oynadığı iPadini alacak seviyeye, 14 yaşındaki kızının 12 tane terörle mücadele polisiyle cep telefonunu alacak seviyeye düşmüşlerdir” ifadelerini kullanarak Geçek’in ailesine yönelik arama ve el koyma uygulamasına dikkat çekmişti.
TUTANAK TESLİM EDİLMEDİ
Öte yandan Geçek’in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu, tutanakları talep ettiği kolluk personelinin ‘dosyada kısıtlılık olduğu’ gerekçesiyle tutanakların bir kopyasının tarafına tespit edilmediğini söyledi. Konu ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir dilekçe veren Koçoğlu, tutanak teslim edilmediği için hangi dijital materyallere el konulduğununun bilinmediğini, ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu'nun açık hükmüne rağmen tutanakların verilmeyerek kolluk personelinin görevini kötüye kullandığını aktardı.
CASUSLUK DOSYASINDAN TEFRİK EDİLMİŞTİ
Geçek, tutukluyken 24 Ekim’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan “casusluk soruşturması” kapsamında İmamoğlu, Özkan ve Yanardağ ile birlikte “şüpheli” olarak ifade vermişti. Ancak Geçek, herhangi bir tutuklama ya da adli kontrol tedbiri uygulanmadan cezaevine geri gönderildi ve dosyaya dahil edilmedi. Üç isimle beraber iş insanı Hüseyin Gün’e “casusluk” iddiasıyla dava açılırken Geçek’in dosyası ise tefrik edildi (ana dosyadan ayrıldı).
İlk duruşması 11 Mayıs’ta Silivri’de yapılan “casusluk davasında” İmamoğlu, Özkan, Yanardağ ve Gün savunma yaparken mahkeme tutukluluklarının devamına karar vererek bir sonraki duruşmayı 6 Temmuz’a ertelemişti.