Ana içeriğe geç

Selçuk Özdağ’dan Kayyım uygulamalarına tepki

Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, son yıllarda artan kayyım uygulamalarına ilişkin dikkat çeken bir çıkış yaptı.

Selçuk Özdağ’dan Kayyım uygulamalarına tepki
Kanal 6
16
Özdağ, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yönetilen şirketlerin durumuna ilişkin kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne soru önergesi sundu. Özdağ, kayyım uygulamasının hukuki bir tedbir olmanın ötesine geçtiğine yönelik kamuoyunda ciddi bir algı oluştuğunu belirterek, kayyım atanan şirketlerin mali durumlarının ve sonrasındaki süreçlerin şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini vurguladı. KAYYIM SİSTEMİNE ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI Kayyım atanan şirketlerin ekonomik büyüklüğünün milyarlarca liraya ulaştığına dikkat çeken Özdağ, kamuoyunun bu şirketlerin yönetim süreçleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını ifade etti. Özdağ, "Milletin, kayyım ataması yapılan şirketlerin atama öncesindeki ve sonrasındaki mali tablolarını bilmeye hakkı vardır. Bu şirketlerin sermayesi sonuçta ülkenin ekonomik değerlerinin bir parçasıdır" değerlendirmesinde bulundu. "KÂR MI ETTİLER, ZARAR MI?" Soru önergesinde kayyım yönetimine geçen şirketlerin performansına ilişkin ayrıntılı sorular yönelten Özdağ, kamuoyunun cevabını merak ettiği temel başlıkların açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi. Özdağ, kayyım atanmadan önceki dönemde şirketlerin ne kadar kâr ettiği, kayyım sonrasında mali durumlarının nasıl değiştiği, kaç şirketin büyüdüğü veya küçüldüğü, faaliyetlerini sürdüren ve tasfiye edilen şirket sayılarının açıklanmasını talep etti. SATIŞA ÇIKARILAN ŞİRKETLERİN AKIBETİ SORULDU Özdağ'ın önergesinde son 10 yılda kayyım yönetiminde bulunan şirketlerden kaçının satışa çıkarıldığı da yer aldı. Satış süreçlerinin kamu vicdanını rahatlatacak ölçüde şeffaf yürütülmesi gerektiğini belirten Özdağ, satışların hangi bedellerle gerçekleştirildiği, ihaleleri kimlerin kazandığı ve elde edilen gelirlerin nasıl değerlendirildiği sorularına yanıt istedi. Özdağ, "Satışlardan elde edilen gelirlerin hangi hesaplarda tutulduğu ve nasıl denetlendiği kamuoyuna açıklanmalıdır" ifadelerini kullandı. YATIRIM ORTAMINA ETKİSİ DE GÜNDEMDE Kayyım uygulamalarının yalnızca şirket ortaklarını değil, çalışanları, yatırımcıları ve genel ekonomik iklimi de etkilediğini vurgulayan Özdağ, bu uygulamaların yatırım ortamına etkisinin araştırılıp araştırılmadığını da sordu. Türkiye'nin hukuk güvenliği ve mülkiyet hakkı konularında güçlü bir güven ortamına ihtiyaç duyduğunu belirten Özdağ, kayyım uygulamalarının yerli ve yabancı yatırımcıların kararlarını nasıl etkilediğine yönelik herhangi bir etki analizi yapılıp yapılmadığının açıklanmasını istedi. "MİLLETİN GERÇEKLERİ BİLME HAKKI VAR" Özdağ, soru önergesinde ayrıca son 10 yılda kayyım atanan şirket sayısı, şirketlerin borç durumları, çalışan sayıları, kayyım yöneticilerine yapılan ödemeler, kamu zararına yol açan işlemler olup olmadığı ve eski sahiplerine iade edilen şirketlerin sayısına ilişkin detaylı bilgi talep etti. Şeffaflığın devletin millete karşı sorumluluğu olduğunu vurgulayan Özdağ, "Millet adına yönetilen her kuruşun hesabı verilmelidir. Kamu kaynaklarının ve ekonomik değerlerin nasıl yönetildiğini vatandaşlarımızın bilmesi en doğal hakkıdır" dedi.
Kaynağa Git

İlgili Haberler