Ana içeriğe geç

ABD'den Tel Aviv'e tazminat talebi! "Telsizleri sabote edip cankurtaran botlarımızı bile vurdular"

Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie, meclis kürsüsünden yaptığı şok konuşmada Tel Aviv yönetiminden tazminat talep etti.

ABD'den Tel Aviv'e tazminat talebi! "Telsizleri sabote edip cankurtaran botlarımızı bile vurdular"
Türkiye Gazetesi
16

Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie, meclis kürsüsünden yaptığı şok konuşmada Tel Aviv yönetiminden tazminat talep etti.

ABD Kongresi, 1967 yılında Doğu Akdeniz’deki uluslararası sularda Amerikan donanma gemisi USS Liberty’ye düzenlenen saldırının 59. yıldönümünde tarihi bir hesaplaşmaya sahne oldu.

Kongre'de Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie, Temsilciler Meclisi kürsüsünden yaptığı konuşmada Tel Aviv yönetimini yerden yere vurdu.

Katliamdan sağ kurtulan gazilerin de Kongre sıralarında hazır bulunduğu oturumda Massie, İsrail’in Amerikan askerlerini "kasten ve acımasızca" katletmeye çalıştığını belirterek resmi örtbas iddialarını yeniden Amerikan siyasetinin merkezine taşıdı.

"BAYRAK GÖRÜNÜYORDU, AMAÇ GEMİDEKİ HERKESİ ÖLDÜRMEKTİ"

Geçtiğimiz ay, İsrail lobilerinin ve Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesi’nin (AIPAC) tarihin en pahalı fonlamasıyla karşıt kampanya yürütmesi sonucu Kentucky ön seçimlerini kaybeden Massie, Kongre’deki veda niteliğindeki konuşmasında çok sert ifadeler kullandı.

8 Haziran 1967’deki Altı Gün Savaşı sırasında silahsız bir istihbarat gemisi olan USS Liberty’nin hedef alınmasının asla bir "kaza" olamayacağının altını çizen Cumhuriyetçi Kongre üyesi şöyle konuştu:

"59 yıl önce, görüş mesafesinin tamamen açık olmasına ve üzerindeki Amerikan bayrağının net bir şekilde görünmesine rağmen USS Liberty gemimiz, uluslararası sularda İsrail savaş uçakları ve torpido botları tarafından acımasızca saldırıya uğradı. İsrail güçleri roketler, top ateşleri ve napalm bombaları kullanarak saldırdı. Bu, basit bir 'yanlış kimlik tespiti' veya kaza değil. Gemideki herkesi öldürmeye ve delilleri yok etmeye yönelik kasten yapılmış açık bir katliam girişimidir. 34 Amerikan mürettebatı şehit edildi, 174 askerimiz ise yaralandı. Ordumuz neden o an bu adamlara yardım etmek için tek bir birim bile göndermedi? Beyaz Saray gerçeğin üstünü neden örttü?"

Thomas Massie, katliamdan kurtulan son şahitler henüz hayattayken Kongre bünyesinde derhal resmi ve tarafsız bir soruşturma komisyonu açılması çağrısını yineledi.

PERDE ARKASINDAKİ BÜYÜK ÖRTBAS: JOHNSON VE MCNAMARA KAZA DEMEMİZİ EMRETTİ

Massie'nin çıkışı, Pentagon ve CIA arşivlerindeki tarihi belgeleri ve askeri yetkililerin yeminli itiraflarını da yeniden gündeme getirdi. 2003 yılında, o dönem olayı soruşturan askeri mahkemenin başındaki Donanma Kaptanı Ward Boston, yeminli beyanda bulunmuş ve dönemin ABD Başkanı Lyndon Johnson ile Savunma Bakanı Robert McNamara’nın kendisine "Aksini gösteren tüm kanıtlara rağmen bu olayın bir kaza olduğu sonucuna varacaksınız" talimatı verdiğini itiraf etmişti.

Dönemin CIA Direktörü Richard Helms de anılarında, İsrail güçlerinin ne yaptıklarını, hedef aldıkları geminin bir Amerikan gemisi olduğunu gayet iyi bildiklerini aktararak, "Aksini iddia etmek Amerikan halkının aklıyla alay eden koca bir saçmalıktır" ifadelerini kullanmıştı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Amiral Thomas Moorer ise İsrail ordusunun acil durum telsiz kanallarını kasıtlı olarak sabote ettiğini ve denize indirilen cankurtaran botlarındaki yaralı Amerikan askerlerine dahi makineli tüfeklerle ateş açtığını ifşa etmişti.

Thomas Massie'nin Kongre'de USS Liberty hakkında konuşması her iki partideki İsrail güdümlü siyasilerin de tepkisini çekti. Cumhuriyetçi Dan Crenshaw gibi isimler Massie'yi "komplo teorileri yaymak ve sosyal medyada prim yapmaya çalışmakla" suçladı. Ancak Amerikan Lejyonu ve Yurtdışı Savaş Gazileri gibi ülkenin en köklü askeri organizasyonları, yıllardır resmi olarak Kongre'nin bu katliamı soruşturmasını talep ediyor.

Tarihsel süreçte, İsrail'in ABD üzerindeki bu dokunulmazlığına ve Siyonist ablukaya karşı durmaya çalışan Senatör James Abourezk ve Temsilciler Meclisi üyesi Paul Findley'e kadar pek çok ismin kariyerinin ya suikastlarla ya da İsrail lobilerinin (AIPAC ve ADL) milyonlarca dolarlık finansal operasyonlarıyla bitirildiği biliniyor.

Massie'nin sunduğu, Amerikan meclisindeki yabancı devletlerin çifte vatandaşlarını deşifre etmeyi amaçlayan "Çifte Sadakat Açıklama Yasası" ve AIPAC'ın "yabancı ajan" olarak kaydedilmesi tasarıları da yine aynı lobilerin baskısıyla Kongre'de sümen altı edilmişti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler