Trump yönetiminin Latin Amerika'daki etkisini artırma çabaları tartışmaları beraberinde getirdi. ABD'ye yakın sağcı liderlerin yükselişi dikkat çekerken, Washington'ın güvenlik, ticaret ve stratejik kaynaklar üzerinden Latin Amerika'daki ağırlığını artırmaya çalıştığı öne sürülüyor.
The Telegraph'ın analizine göre Trump yönetimi, Latin Amerika'da Çin'in artan etkisini sınırlandırmayı ve ABD'nin bölgedeki nüfuzunu yeniden güçlendirmeyi hedefliyor. Haberde, son dönemde bölgede yapılan başkanlık seçimlerinde Washington'a yakın isimlerin iktidara gelmesinin dikkat çektiği belirtildi.

Kolombiya'da seçimi kazanan sağcı aday Abelardo De La Espriella'nın göreve gelmesi de bu sürecin son halkası olarak değerlendirildi. Yeni Devlet Başkanı, organize suçla "demir yumrukla" mücadele edeceğini, yüksek güvenlikli hapishaneler inşa edeceğini ve askeri harcamaları artıracağını açıkladı.

Haberde, Peru, Ekvador, Kosta Rika, Arjantin ve diğer bazı Latin Amerika ülkelerinde de ABD'ye yakın politikalar izleyen liderlerin güç kazandığına dikkat çekildi. Özellikle petrol, doğal gaz ve kritik madenlerin bulunduğu ülkelerin Washington için stratejik önem taşıdığı vurgulandı.
ABD'nin eski Panama Büyükelçisi John Geeley ise Trump'ın gözünün Latin Amerika'nın petrol ve maden kaynaklarına çevirdiğini savundu. Feeley, Trump yönetiminin uyuşturucu kartelleriyle mücadele gerekçesiyle bölgeye asker gönderme seçeneğini de değerlendirdiğini iddia etti.

Haberde, ABD'nin Venezuela'daki Petrol, Peru, Bolivya ve Şili'deki nadir toprak elementleri ile kritik madenlere erişimini artırmayı hedeflediği de aktarıldı.