2026 yılı itibarıyla küresel merkez bankalarının altın rezervlerine yönelik politikaları belirgin şekilde farklılaşırken, tablo “net alıcılar” ve “net satıcılar” olarak ikiye ayrıldı.
Dünya Altın Konseyi verilerine dayanan sıralama, jeopolitik risklerin ve ekonomik baskıların rezerv yönetiminde belirleyici olduğunu ortaya koydu.
Genel eğilim, gelişmekte olan ülkelerin altın biriktirmeye devam ettiği; buna karşılık bazı büyük ekonomilerin ise likidite ve bütçe baskıları nedeniyle satış yaptığı yönünde şekillendi.
Net alıcı ülkeler
Polonya: +20.23 ton
Özbekistan: +16.48 ton
Kazakistan: +6.51 ton
Malezya: +4.98 ton
Çekya: +3.36 ton
Çin: +2.18 ton
Kamboçya: +1.69 ton
Endonezya: +1.51 ton
Sırbistan: +0.99 ton
Filipinler: +0.46 ton
El Salvador: +0.29 ton
Singapur: +0.20 ton
Malta: +0.12 ton
Moğolistan: +0.08 ton
Mısır: +0.06 ton
Katar: +0.02 ton
Net satıcı ülkeler
Meksika: -0.02 ton
Belarus: -0.05 ton
Kırgızistan: -1.07 ton
Bulgaristan: -1.88 ton
Türkiye: -8.08 ton
Rusya: -15.55 ton
Türkiye neden satış tarafında?
Türkiye’nin 2026’da altın rezervlerinde net satış yapması, küresel listede dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Verilere göre Türkiye, Rusya’nın ardından en büyük ikinci net satıcı konumuna yerleşti.
Ekonomik uzmanlara göre bu tablo beş ana dinamikle açıklanıyor:
Döviz piyasasında dengeleme ihtiyacı
Lira üzerindeki baskıyı azaltma çabası
İç altın talebinin yönetilmesi ve likidite ihtiyacı
Savaş nedeniyle artan ekonomik baskıları azaltma
Siyasi gelişmeler nedeniyle etkilenen piyasalara müdahale
Bu eğilim, Türkiye’nin altını tamamen bir “stratejik rezerv” olarak değil, aynı zamanda “ekonomik denge aracı” olarak da kullandığını gösteriyor.
Küresel resim: Güvenli liman talebi güçleniyor
Genel görünümde ise özellikle Doğu Avrupa ve Asya merkezli ülkelerin altın alımlarını artırdığı görülüyor. Polonya’nın agresif alımları, NATO’nun doğu kanadındaki güvenlik endişelerinin rezerv politikalarına doğrudan yansıdığını ortaya koyuyor.
Öte yandan Çin ve Orta Asya ülkelerinin istikrarlı alımları, dolar bağımlılığını azaltma stratejisinin devam ettiğine işaret ediyor.