Ankara'da yaşayan 32 yaşındaki Sebiha Çakmak, 22 haftalık hamileyken hastaneye başvurduğunda bebeğinde beyin ve omurilik gelişimini olumsuz etkileyen nöral tüp defekti saptandı. Tedavi için Hacettepe Üniversitesi'ne sevk edilen anne adayının 26 haftalık bebeğine anne karnında müdahale edilmesine karar verildi.
Hacettepe Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Deren ve öğretim üyesi Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İlkay Işıkay, Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Banu Kılıçaslan ve endoskopik cerrahi uzmanı Doç. Dr. Derman Başaran’ın da yer aldığı yaklaşık 30 kişilik ekibin katılımıyla gerçekleştirilen ve 6,5 saat süren operasyonla bebeğin omuriliğindeki açıklık fetoskopik (kapalı) yöntemle onarıldı. Milimetrik cerrahi aletler ve kamerayla rahim içine girilerek gerçekleştirilen bu tarihi ameliyat, Türkiye'de kapalı yöntemle yapılan ilk vaka olarak tarihe geçti.

24 SAAT İÇİNDE İKİ BÜYÜK OPERASYON
Prof. Dr. Özgür Deren, iki vakayı 24 saat içerisinde hem açık teknikle hem de kapalı teknikle, tedavi ettiklerini söyleyerek, "Bu tabii ki çok geniş bir ekip ve koordinasyon işi. Beyin cerrahisi, anestezi, perinatoloji, endoskopik cerrahi, birçok branşın birlikte çalışarak, koordine halinde yaptığı cerrahidir. Kapalı cerrahiyi Türkiye’de ilk kez ekibimiz gerçekleştirdi. Bunun için çok gururluyuz. 30 kişilik bir ekiple bu ameliyatları gerçekleştirdik. Bundan sonraki bu hastalıkla gelebilecek hastalarımıza her iki seçeneği de, hem kapalı cerrahi hem açık cerrahi sunabilecek deneyime sahibiz. Kapalı ameliyatta, kamerayla girildiği zaman çok daha küçük bir kesi oluyor. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen başta Hacettepe Üniversitesi Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran olmak üzere üniversitemiz ve hastanemiz idarecilerine de teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.

BEBEĞİNE 'UMUT' ADINI VERECEK
Yedinci çocuğuna hamile olan Sebiha Çakmak, hastalığın öğrenilmesinin ardından çevresinden gelen gebeliği sonlandırma tavsiyelerini reddettiğini dile getirerek "14 Temmuz'da kapalı bir ameliyat gerçekleşti. Anne karnında oluyor, mucize gibi oldu insana. Korkularımız vardı, heyecanlarımız vardı ama Allah’a şükür hocalarımızın sayesinde korkumuzu yendik, girdim ameliyata. Allah’ıma şükürler olsun çocuğum da iyi, ben de iyiyim. Türkiye’de ilk defa böyle bir ameliyat olduğu için, çok büyük bir mucize oldu bizim için. İlk başta herkes 'bu doğumu sonlandır, bu çocuğu aldır, bize engelli bir çocuk lazım değil' dediler. Allah’ıma şükürler olsun aldırmadım. Sonuna kadar devam edeceğim bu doğuma dedim. Çocuğum şu an çok şükür iyi. Erkek olacak. Mutluluk ile bekliyoruz onu. Hatta adını 'Umut' koymayı düşünüyoruz oğlumuzun. Bize umut oldu. Hareketlerini hissediyorum ve onun hareketlerini hissetmek bana büyük bir mucize veriyor. Şimdi hayırlısıyla doğumunu beklemek istiyoruz. Bütün doktorlarımızdan Allah bin kere razı olsun. Allah’tan umut kesilmiyor hiçbir zaman" diye konuştu.
"Anne karnında yapılan ameliyatın en önemli amacı..."
Kapalı yöntemin anne adayının vajinal doğum yapabilmesine imkân tanıması ve doğacak bebeğin gelecekteki yürüme şansını artırması açısından büyük avantajları bulunduğunu belirten Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu, "Bunlar da bu cerrahi tekniğin getirdiği çok önemli avantajlar. Bu çocuklarda gebeliğin başında meydana gelen bir kusur var. Sonrasında bu kusurun ilerleyen zaman içerisinde bebeğin sinirlerine vereceği hasarın önüne geçmeye çalışıyoruz. Anne karnında yapılan ameliyatın en önemli amacı da bu" dedi.

ANNEYE VE BEBEĞE AYNI ANDA ANESTEZİ UYGULANDI
Ameliyatın en dikkat çekici yanlarından biri de cerrahi müdahale sırasında sadece anneye değil, ağrı hissetmemesi ve hareketsiz kalması için anne karnındaki bebeğe de anestezi uygulandığını söyleyen Prof. Dr. Banu Kılıçaslan ise, "Ameliyat sırasında bebeğe de anestezi veriyoruz, onun da kımıldamamasını sağlıyoruz, anestezi altında olmasını sağlıyoruz. Çünkü bu dönemdeki bebeklerin de yapılan çalışmalara göre ağrı duydukları ortaya çıktığı için biz de buna uygun anestezi uyguluyoruz. Dolayısıyla aynı anda iki farklı varlığa anestezi uygulamış oluyoruz. Bu nedenle önceden gerçekten çok ciddi bir hazırlık gerektiren ameliyatlar bunlar" ifadelerini kullandı.