Ana içeriğe geç

İHD, Adana'da Dilvin Ali'yi andı: 'İnsanca yaşamı canı gönülden istedi'

Suriye’deki savaştan kaçıp geldiği Adana’da tekstil atölyesinden sanat dünyasına uzanan bir başarı hikayesi yazan Dilvin Ali, Adana'da anıldı.

İHD, Adana'da Dilvin Ali'yi andı: 'İnsanca yaşamı canı gönülden istedi'
Evrensel
16

İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi, yaşamını yitiren ressam ve insan hakları savunucusu Dilvin Ali için taziye ve anma programı düzenledi. Anma programına Dilvin Ali'nin yakınları, arkadaşları ve insan hakları savunucuları katıldı. Taziyenin ardından Dilvin'in anısına Türkçe, Kürtçe ve Arapça türküler söylendi. Gülleri çok sevmesi nedeniyle salonda güller dağıtıldı. Almanya'da yaşayan kardeşleri ile Suriye'nin Kamışlo kentindeki anne ve babası, Türkiye'deki yakınlarıyla birlikte programa çevrim içi bağlanarak anmaya katıldı.

Anmada konuşan İHD Adana Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker, Dilvin Ali ile 2022 yılında Göçmenler Günü dolayısıyla tanıştıklarını anlattı. İlk buluşmalarında Ali'nin resimlerini sergilediklerini belirten Şeker, daha sonra İHD'nin çalışmalarına katıldığını ve komisyonlarda aktif görev aldığını söyledi.

Şeker, “Mülteci de olsa birlikte insanca yaşamı tercih eden insanlarla yan yana olabiliyoruz. Dilvin de insanca yaşamı canı gönülden isteyen bir insandı. Biz de onunla birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduk” dedi.

Ali’nin resimlerinde en çok kadınları işlediğini vurgulayan Şeker, "Kadınların kuşlar gibi özgür olmasını isteyen bir insandı. 2023 yılında düzenlediğimiz İnsan Hakları Derneği gecesinde bütün resimlerini sergiledik. Resimleriyle insan hakları mücadelesine de katkı sundu. Onu hem sanatıyla hem de dayanışmasıyla hatırlayacağız" diye konuştu.

“Savaşın yıktığı hayatını sanatla yeniden kurdu”

26 yıl önce Suriye'nin Haseki kentinde 5 kardeşin en küçüğü olarak dünyaya gelen Dilvin, savaşın yıkıcı etkileri nedeniyle eğitim hayatı yarıda kalmış bir kadın ressam. Bombardımanlar sonucu evi, okulu ve geçmişi yok olunca ülkesini terk etmek zorunda kalıp, 2013 yılında Türkiye’ye, Adana’ya kadar geldi. Burada uzun süre içine kapanmış, bir dönem evden çıkmakta zorlanmış ancak daha sonra hayatını değiştirmeye karar vermişti.

4 yıl tekstil atölyesinde çalıştıktan sonra kendini gerçekleştirmek için ikinci adımını sanata atan Dilvin, Seyhan Belediyesi Kadın Dayanışma Merkezi’nde resim, seramik ve sabun yapımı kurslarına katılarak üretmeye başladı. “Kendimi ressam olarak hayal ettim” diyerek çıktığı yolda, iç dünyasını ve savaşın yarattığı duyguları resimlerine yansıttı.

Savaşın yarattığı travmalarla da mücadele eden Dilvin Ali, tüm zorluklara rağmen sanatla yeniden bir yaşam kurdu. Atölye kurma hayalini kısmen gerçekleştirdi, bir süre açık kalan atölyesinde küçük öğrenciler yetiştirdi.

Dilvin Ali, sanatı kendisini ifade etme ve toplumsal sorunlara tepki gösterme aracı olarak gördü. Yaşadığı mültecilik deneyimini, özellikle "kadın" temasına büyük önem verdi. Eserlerinde savaşta büyük sıkıntılar çeken annesinden, yüzündeki kırışıklıklarda dertleri barındıran Kobaneli kadınlara kadar gerçek hikayeleri işliyordu. Kadınları zayıf değil, aksine omuzlarındaki hayatın ağır yüklerini (taşlarını) ellerindeki çekiçle parçalayabilecek güçte ve kendi adaletini sağlayabilecek figürler olarak resmetti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler