Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluk durumuna ilişkin başkent kulislerine yeni iddialar yansıdı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kesinleşen kararlarının ardından, gözler olası bir tahliye ihtimaline çevrildi.
ANKARA KULİSLERİNDE 'SONBAHAR' BEKLENTİSİ
Konu etrafındaki tartışmalar sürerken, TGRT Haber ekranlarında değerlendirmelerde bulunan gazeteci Fatih Atik, iktidar kulislerinde konuşulan sarsıcı bir iddiayı gündeme taşıdı. Atik, Ankara'daki siyasi çevrelerde Demirtaş'ın tahliyesi için sonbahar aylarının işaret edildiğini belirtti.
"DEM PARTİ YÖNETİMİNE DAHİL OLUR MU?" SORUSU
Atik'in canlı yayında aktardığı kulis bilgilerine göre; başkentte sadece tahliye ihtimali değil, sonrasındaki siyasi denklemler de tartışılıyor. "Demirtaş'ın tahliye olmasının ardından DEM Parti yönetimine dahil olursa süreç başka bir yere evrilir mi?" sorusunun, Ankara'da karar alıcı mekanizmalar ve siyasi aktörler arasında en çok konuşulan başlıklar arasında yer aldığı ifade edildi.
KILIÇDAROĞLU'NUN "DOKUNULMAZLIK" ÇIKIŞI GÜNDEMDEYDİ
Demirtaş'ın durumu, son günlerde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarıyla da siyasetin sıcak gündem maddelerinden biri haline gelmişti. Kılıçdaroğlu, katıldığı bir televizyon programında geçmiş dönemde milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına "evet" demeleri konusunda herhangi bir pişmanlığı olmadığını ifade etmiş, bu sözler siyaset arenasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemişti.
AİHM KARARLARI VE KESİNLEŞEN SÜREÇ
Siyasi kulislerdeki bu hareketliliğin arka planında ise uluslararası hukuktaki kritik kararlar yatıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Demirtaş hakkında açılan ana davaya ilişkin nihai kararını 22 Aralık 2020'de vererek derhal serbest bırakılması gerektiğine hükmetmişti.
AİHM, hukuki sürecin devamında Demirtaş'ın Kobani davası kapsamındaki tutukluluğuna ilişkin 8 Temmuz 2025'te de hak ihlali kararı vermişti. Türkiye'nin bu karara yaptığı itirazın reddedilmesiyle birlikte söz konusu ihlal kararı Kasım 2025'te kesinleşmişti. Kesinleşen bu kararların ardından, başkent kulislerinde dillendirilen "sonbahar" iddialarının nasıl bir siyasi ve hukuki sonuca evrileceği merakla bekleniyor.