Küresel iklim değişikliğiyle birlikte giderek daha yoğun ve sık yaşanan sıcak hava dalgaları, halk sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Ancak uzmanlar, aşırı sıcakların herkesi aynı ölçüde etkilemediği konusunda hemfikir. İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) bünyesinde görev yapan kadın sağlığı uzmanı Dr. Nighat Arif, sıcak hava dalgalarının kadınların kardiyovasküler sistemleri için bir "stres testi" olduğunu ve onları erkeklerden çok daha fazla olumsuz etkilediğini belirtiyor.
UCL Küresel Sağlık Enstitüsü akademisyeni ve halk sağlığı danışmanı Dr. Cat Pinho-Gomes de mevcut veriler ışığında, kadınların sıcak hava dalgasına bağlı ölüm riskine erkeklere oranla biraz daha yatkın olabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, giderek artan bu iklim krizi karşısında kadınlara yönelik farkındalığın artırılması ve hedefli koruma politikalarının geliştirilmesi çağrısında bulunuyor.
BİYOLOJİK GERÇEKLER: HORMONLAR VE ISI DENGESİ
Uzmanlara göre kadınların sıcağa karşı daha savunmasız olmasının arkasında iki temel biyolojik neden yatıyor: Kadın hormonlarının doğal dalgalanması ve vücudun ısıya verdiği farklı tepkiler.
2025 yılında yapılan bilimsel çalışmalar da dahil olmak üzere pek çok araştırma, kadınların erkeklere kıyasla daha az ter ürettiğini ve ancak daha yüksek bir vücut sıcaklığına ulaşıldığında terlemeye başladığını gösteriyor. Bu durum, fazla ısının vücuttan hızla uzaklaştırılmasını zorlaştırırken, cildin üzerinde yeterince ter görülmediği için vücudun ne derece yük altında olduğunu anlamayı da güçleştiriyor. Öte yandan kadınların ortalama olarak daha yüksek vücut yağı oranına sahip olması ek bir yalıtım katmanı oluşturarak ısıyı içeride tutuyor.
Beynin sıcaklık düzenleme merkezini doğrudan etkileyen östrojen ve progesteron hormonlarının; adet döngüsü, perimenopoz, menopoz, gebelik ve emzirme dönemlerindeki ani değişimleri de vücut ısısını kontrol etme yeteneğini ciddi ölçüde azaltıyor.
ADET DÖNEMİ, MENOPOZ VE HAMİLELİKTE SICAKLIK KABUSU
Hormon seviyelerinin düşüp yükselmesi, kadınların ısı hassasiyetini doğrudan şekillendiriyor:
Adet Döngüsü: Adet öncesi dönemde yükselen progesteron, vücut ısısını artırarak sıcak havanın yarattığı rahatsızlığı ikiye katlıyor. Adet başladığında ise östrojenin en düşük seviyeye inmesi, kalbin vücudu soğutabilmesi için daha fazla baskı altında çalışmasına neden oluyor. Ayrıca yoğun kanama dönemlerinde yaşanan demir kaybı, oksijen iletimini düşürerek kardiyovasküler sisteme ek yük bindiriyor.
Menopoz Dönemi: Östrojen seviyesinin düşmesiyle tetiklenen sıcak basmaları ve gece terlemeleri, sıcak hava dalgalarıyla birleştiğinde kadınlar için süreci adeta bir "iki kat darbe" haline getiriyor. Küresel ısınmanın bu semptomları daha da şiddetlendirdiği gözleniyor.
Hamilelik Süreci: Lancet'te yayımlanan araştırmalara göre hamile kadınlar, artan metabolik ısı ve sıvı ihtiyaçları nedeniyle vücut ısılarını düzenlemekte büyük güçlük çekiyor. Özellikle yüksek riskli gebeliklerde, ısı stresinin anne ve bebek sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurma olasılığı artıyor.
"BİZİ RİSKİ ATAN TEK ŞEY BİYOLOJİ DEĞİL"
Dr. Cat Pinho-Gomes, kadınları hedef alan risklerin yalnızca biyolojik unsurlarla sınırlı olmadığını, sosyoekonomik koşulların da büyük bir etken olduğunu vurguluyor. Düşük ücretli işlerde çalışmak veya bakım sorumluluğunu üstlenmek gibi sosyal faktörler, kadınların sıcak havalarda kendilerine ne kadar iyi bakabileceğini doğrudan etkiliyor.
Ayrıca kadınların ortalama yaşam süresinin erkeklerden daha uzun olması, yaşlılığa bağlı sıcağa karşı savunmasızlığı ve bunama gibi susuzluk algısını sınırlayan sağlık sorunları yaşama riskini de beraberinde getiriyor.
ISI BİTKİNLİĞİ VE ÇARPMASINA KARŞI ÖNLEMLER
Sıcak havalarda kalbe binen ek yük, kan basıncının (tansiyonun) aniden düşmesine yol açabiliyor. Sıvı ve tuz kaybıyla birleşen bu durum, ısı bitkinliğine ve hatta kalp krizlerine zemin hazırlıyor.
Dr. Nighat Arif, kadınların bu dönemi "kardiyovasküler bir stres testi" olarak görmesi gerektiğini belirterek şu hayati tavsiyelerde bulunuyor:
"Bol sıvı tüketin, vantilatör ve soğutucu cihazlardan yararlanın. Ağır egzersizlerinizi gün doğmadan önce ya da gün battıktan sonra yapın. Güneş kremi kullanmayı ihmal etmeyin ve adet döngünüzü yakından takip edin. Vücudunuza iyi bakın ve gerekirse yavaşlayın."
Uzmanlar, işverenlerin ve politika yapıcıların kadınların sıcak havaya karşı hassasiyetleri konusunda daha bilinçli olması gerektiğini ve karar mekanizmalarında kadın ihtiyaçlarını gözetecek daha fazla kadına yer verilmesinin toplumsal bir zorunluluk olduğunu ifade ediyor.