Ana içeriğe geç

Enerji piyasasında alarm: Ülkelerin petrol rezervleri belli oldu

İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine kapanmasıyla tetiklenen küresel petrol krizi derinleşiyor. Stratejik rezervlerin rekor hızla eridiğine dikkat çeken uzmanlar, Haziran sonuna kadar ticari stokların kritik seviyelere ineceğini söylüyor.

Enerji piyasasında alarm: Ülkelerin petrol rezervleri belli oldu
Yeniçağ
16

İran savaşı ve küresel petrol ticaretinin yüzde 20'sine ev sahipliği yapan Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla tetiklenen arz şoku, dünya genelindeki acil durum stoklarını rekor hızda tüketiyor. Uzmanlar, tedarik zincirindeki bu tarihi kopuşun haziran sonuna kadar ticari stokları kritik seviyelere indirebileceğini ve petrol fiyatlarının 2008 yılındaki rekor seviyeleri test edebileceğini öngörüyor.

Küresel emtia piyasaları, Ortadoğu'da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine kapanmasının ardından son yılların en büyük arz şokuyla mücadele ediyor. Özellikle Ortadoğu petrolüne bağımlı olan Asya ekonomilerini derinden sarsan bu kriz, hükümetleri acil eylem planlarını devreye sokmaya zorladı.

DW'den Srinivas Mazumdaru'nun haberine göre; Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), piyasayı dengelemek ve fiyat istikrarını sağlamak amacıyla mart ayında sanayileşmiş ülkelerin stratejik rezervlerinden toplam 400 milyon varil petrolün piyasaya sürülmesine öncülük etti. Ancak devam eden kriz, bu tamponların ne kadar süre daha dayanabileceği sorusunu gündeme getiriyor.

Enerji piyasasında alarm: Ülkelerin petrol rezervleri belli oldu - Resim : 1

STRATEJİK REZERVLERDE SON DURUM

Savaş öncesinde küresel ham petrol piyasalarında gözlemlenen arz fazlası, büyük ekonomilerin güçlü stoklar oluşturmasına olanak tanımıştı. Kriz patlak verdiğinde dünyadaki en büyük petrol rezervleri Çin, ticari ve devlet rezervleri dahil toplam 1,4 milyar varil. ABD 413 milyon varil Stratejik Petrol Rezervi ve 411 milyon varil ticari stok ve Japonya devlet kontrolünde 263 milyon varillik stratejik rezerv olduğu belirtildi.

Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerin yasal olarak 90 günlük net ithalatı karşılayacak stoku bulunuyor. IEA'nın 400 milyon varillik müdahalesinde Almanya (19,5 milyon), Fransa (14,6 milyon), İspanya (11,6 milyon) ve İtalya (10 milyon) varil ile destek sağladı.

Hindistan 21 milyon varillik acil durum stoku, devlet şirketleriyle birlikte yaklaşık 74 günlük tüketimi karşılıyor.

Ayrıca, ABD'nin küresel arzı desteklemek amacıyla uyguladığı geçici yaptırım muafiyeti sayesinde, denizde bekleyen milyonlarca varil Rus petrolü de Asya pazarı için erişilebilir hale getirildi.

REZERVLER REKOR HIZLA ERİYOR: HAZİRAN SONUNA DİKKAT

Washington ile Tahran arasında diplomatik bir çözüme varılabileceği umutlarına rağmen, boğazdaki trafiğin hâlâ kapalı olması stokları hızla eritiyor. IEA verilerine göre, küresel petrol stokları mart ve nisan aylarında toplam 246 milyon varil azalarak rekor bir düşüş kaydetti.

IEA Başkanı Fatih Birol, petrol stoklarının "sonsuz olmadığını" ve üretim kapasitesinin eski seviyelerine dönmesinin uzun zaman alacağını vurguladı. Benzer bir uyarı ABD'li yatırım bankası Goldman Sachs'tan da geldi. Capital Economics Başekonomisti Neil Shearing ise yayımladığı raporda, mevcut tüketim hızının devam etmesi durumunda ticari petrol stoklarının haziran sonuna kadar kritik seviyelere inebileceği ve fiyatların sert bir şekilde yükselebileceği uyarısında bulundu.

FİYATLAR 2008 ZİRVESİNİ GÖREBİLİR

Arz endişeleri ve artan jeopolitik risk primi, ham petrol fiyatlarını halihazırda yüksek seviyelerde tutuyor. Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi'nden Antoine Halff, krizin sürmesi durumunda en büyük darbeyi Asya ülkelerinin ve havacılık sektörünün alacağını; fiyat artışlarının ABD gibi güçlü üretici ülkelerde bile hissedileceğini belirtti.

RBC Capital Markets Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Helima Croft ise piyasanın krizin boyutunu hafife aldığını belirterek çarpıcı bir tespitte bulundu:

"Mevcut arz kaybı hızı sürerse haziran ayında toplam kayıp 1,5 milyar varile yaklaşabilir. Bu durum petrol fiyatlarını 2008'de görülen zirve seviyelere taşıyabilir. Bu aşamada piyasayı dengeleyecek tek unsur, yüksek fiyatlar nedeniyle talepte yaşanacak mecburi düşüş olacaktır."

Filipinler'in çalışma haftasını kısaltması ve Pakistan'ın ulaşım kullanımını kısıtlaması, talebi kısmaya yönelik ilk adımlar olarak öne çıkıyor.

İKİNCİ BİR REZERV MÜDAHALESİ BEKLENMİYOR

Stoklardaki hızlı erimeye rağmen, hükümetler ikinci bir ortak müdahaleye sıcak bakmıyor. G7 ülkeleri adına konuşan Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, stokların sınırlı olduğuna dikkat çekerek, çatışmanın seyri netleşmeden yeni bir rezerv salımının pek olası olmadığını ifade etti. Analistler, boğazın daha uzun süre kapalı kalması senaryosunda hükümetlerin fiyatları kontrol etme araçlarının tükeneceği konusunda hemfikir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler