Ana içeriğe geç

Kulak sağlığını korumanın altın kuralları

Yazın serin sularında geçirilen keyifli saatler, kulak sağlığı ihmal edildiğinde ağrı, enfeksiyon ve işitme sorunlarına dönüşebiliyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. İrfan Eker, 'Kulağın doğal koruma mekanizmasını bozacak her yanlış uygulama enfeksiyon riskini artırır' dedi

Kulak sağlığını korumanın altın kuralları
Aydınlık
16

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte kendimizi serin sulara bırakmanın keyfi paha biçilemez. Ancak deniz ve havuz keyfi, bazen can sıkıcı kulak rahatsızlıklarıyla bölünebiliyor. Nem, sıcaklık ve suyla uzun süre temas, kulaklarımızı mikroplara karşı savunmasız bırakıyor. Peki, tatilimizi hastanede değil de plajda geçirmek için nelere dikkat etmeliyiz? İşte yaz aylarında kulak sağlığımızı korumanın yolları ve en çok merak edilen soruların yanıtlarını Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. İrfan Eker verdi.

Kulak sağlığını korumanın altın kuralları - Resim : 1

Yaz aylarında deniz ve havuz kullanımının artması kulak sağlığımızı nasıl etkiliyor? Bu dönemde en sık karşılaşılan riskler nelerdir?

Yaz aylarında kulaklarımızın en büyük düşmanı aşırı nem ve uzun süre suyla temas etmektir. Kulak kanalımız normalde asidik, kuru ve “buşon” adı verilen salgıyla korunan bir yapıya sahiptir; bu yapı mikropların üremesini engeller. Ancak sudan çıkmadığımızda bu koruyucu tabaka zayıflar ve kulak kanalı savunmasız kalır. Bu dönemde polikliniklerde en sık yol açılan durum, kulağın enfeksiyona tamamen hazır hale gelmesi ve bunun sonucunda gelişen akut dış kulak yolu enfeksiyonlarıdır.

Bunun yanı sıra, kulağında zaten var olan ama fark edilmeyen kulak kirlerinin su alıp şişmesi sonucu ani işitme azlığı ve tıkanıklık şikayetleriyle de çok sık karşılaşıyoruz.

‘YÜZÜCÜ KULAĞI’ ENFEKSİYON DEĞİL, ENFEKSİYONA AÇILAN KAPI

Halk arasında sıkça duyduğumuz “Yüzücü Kulağı” tam olarak nedir? Bir enfeksiyon mudur, yoksa enfeksiyona davetiye mi çıkarır?

Halk arasında genellikle enfeksiyonun kendisiyle karıştırılsa da “yüzücü kulağı”, aslında dış kulak yolunun enfeksiyona tamamen hazır ve açık hale gelmiş durumunu tanımlar. Dış kulak yolu, sıcak ve nemli bir tünel gibidir. Havuz veya deniz suyu bu tünelde uzun süre kaldığında, derinin asidik koruyucu bariyeri çözülür ve cilt yumuşayarak masere olur. Yani savunma kalkanı çöker. İşte bu “savunmasız ve neme doymuş” kulak yapısına yüzücü kulağı diyoruz. Bu aşamada kulakta hafif bir kaşıntı ve dolgunluk hissi başlar. Eğer önlem alınmazsa, bakteriler ve mantarlar bu harika zemin üzerine kolayca yerleşerek şiddetli bir dış kulak yolu enfeksiyonuna dönüşür.

BU BELİRTİLER VARSA ZAMAN KAYBETMEYİN

Hangi durumlarda mutlaka doktora başvurulmalı?

Kulakta kaşıntı ve tıkanıklık hissine ek olarak; kulağa dokunulduğunda veya kulak kepçesi geriye doğru çekildiğinde şiddetli ağrı, işitme azlığı veya sarı-yeşil renkli akıntı başladıysa, enfeksiyon yerleşmiş demektir. Bu durumda kendi kendinize damla kullanmadan mutlaka bir Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanına başvurmalısınız.

HAVUZ MU, DENİZ Mİ?

Havuz suyu ile deniz suyu arasında kulak sağlığı açısından bir fark var mı? Hangisi daha riskli?

Kesinlikle fark var ve bu konuda havuz suyu kulak savunmasını bozma açısından bir adım önde (olumsuz anlamda). Deniz suyu tuzlu yapısıyla mikroorganizmaların üremesi için daha az elverişlidir ve genellikle daha güvenlidir (tabii ki temizliğinden emin olunan denizler için). Havuzlar ise ne kadar iyi klorlanırsa klorlansın, durağan su olmaları nedeniyle mikrop barındırmaya daha müsaittir. Üstelik havuz suyunu dezenfekte etmek için kullanılan klor ve diğer kimyasallar, dış kulak yolunun hassas cildini tahriş ederek koruyucu yağ tabakasını eritir ve kulağı enfeksiyona çok daha hızlı hazır hale getirir.

Kulak sağlığını korumanın altın kuralları - Resim : 3

‘KESİNLİKLE PAMUKLU ÇUBUKLARI KULAĞIN İÇİNE SOKMAYIN’

Denizden veya havuzdan çıktıktan sonra kulak temizliği nasıl yapılmalı? Şu meşhur pamuklu çubukları kullanmalı mıyız?

Burada çok net ve kesin bir kuralımız var: Kulak temizleme çubuklarını asla ama asla kulağımızın içine sokmamalıyız! Yüzücü kulağı durumunda, yani kulak cildi suyla yumuşamış ve hassaslaşmışken bu çubukları kullanmak tam bir felakettir. Çubuklar kulak kanalındaki o hassas cildi kolayca çizer ve mikropların canlı dokunun içine sızmasına doğrudan yardım eder. Ayrıca varsa kulak kirini daha da geriye, kulak zarına doğru iter. Doğru temizlik çok basittir: Denizden veya havuzdan çıktıktan sonra başınızı her iki yana eğerek suyun kendiliğinden akmasını sağlayın. Ardından temiz, yumuşak bir havlu veya peçeteyi parmağınızın ucuna dolayarak sadece kulak kepçesini ve kulak girişini kurulayın. İçeride kalan nemi uzaklaştırmak için ise saç kurutma makinesini en düşük ısı ve en uzak mesafede tutarak kulak içine doğru tutabilirsiniz.

Kulak sağlığını korumanın altın kuralları - Resim : 4

ÇOCUKLAR VE RİSKLİ HASTALAR İÇİN ÖZEL ÖNLEMLER

Çocuklar, kulak zarı delik olanlar veya kulağına tüp takılmış hastalar denize/havuza girerken nelere dikkat etmeli?

Bu grup, kulak yapısı gereği “özel koruma” gerektiren gruptur. Kulak zarı delik olan veya kulak tüpü (ventilasyon tüpü) bulunan kişilerin orta kulak boşluğu dış ortama açıktır. Dış kulağın suyla yumuşaması bir yana, bu suyun içeri kaçması çok daha ciddi ve ağrılı bir orta kulak enfeksiyonuna yol açar. Bu kişilerin suyla temas ederken mutlaka kulağa tam oturan, kişiye özel yapılmış silikon tıkaçlar veya vazelinli pamuk kullanması gerekir. Üzerine koruyucu bir yüzücü bandajı (bonesi) takılması güvenliği artırır. Bu hastalarımızın havuz yerine temiz denizleri tercih etmesi ve kesinlikle suya dalmaması, baş üstü atlayışlar yapmaması hayati önem taşır.

KULAK AĞRISI BAŞLADIĞINDA EVDE NELER YAPILMALI?

Kulak sağlığını korumanın altın kuralları - Resim : 6

Kulak ağrısı, akıntı veya işitme azlığı başladığında evde ne yapabiliriz, nasıl bir yol izlemeliyiz?

Kulakta bu tür şikayetler başladığında yapılan en büyük hata, evde kulaktan dolma bilgileri uygulamaktır. Öncelikle halk arasında sıkça yapılan bir yanlışı düzeltelim; Kulak ağrısında kesinlikle sıcak uygulama yapılmamalıdır. Sıcak, o bölgedeki ödemi ve enfeksiyon riskini daha da artırabilir. Ayrıca kulağa zeytinyağı veya alkol gibi sıvılar damlatmak, koruyucu bariyeri çökmüş kulak yapısına geri dönülmez zararlar verebilir. Eğer şiddetli bir ağrınız varsa ve o an doktora hemen ulaşma imkanınız yoksa, bir damla seçmek zorunda kalırsanız; bu ancak eczacınıza danışarak alacağınız antibiyotikli bir damla veya kulak ağrısını hafifleten özel bir damla olabilir. Ancak burada hayati bir uyarı yapmak gerekiyor: Bu damlaları kullanmak kesinlikle tedavi olmak anlamına gelmez! Bu yöntemler, sadece doktora muayene oluncaya kadar geçecek süreçte size geçici bir rahatlama sağlamak içindir. Kulak zarının delik olup olmadığını bilmeden rastgele damla kullanmaya devam etmek çok büyük risk taşır. Yapılması gereken tek doğru şey; kulağı kesinlikle sudan koruyarak, geçici rahatlama için gerekirse bir ağrı kesici hap alıp en kısa sürede bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurmaktır. Unutmayın, kulak henüz enfeksiyona hazır hale gelmişken (yüzücü kulağı aşamasında) uzman eliyle yapılacak küçük bir müdahale, tatilinizin kabusa dönmesini engelleyecektir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler