ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO toplantısı kapsamında Türkiye'ye gerçekleştirdiği ziyarette kullandığı yeni Air Force One uçağı, dönüşün ardından Washington'da büyük bir güvenlik soruşturmasının merkezine yerleşti. Katar'ın ABD'ye hibe ettiği Boeing 747-8 tipi başkanlık uçağının güvenlik sistemlerine ilişkin gizli bilgilerin basına sızdırıldığı iddiaları üzerine FBI geniş kapsamlı inceleme başlattı.
GİZLİ SERVİS İFADE VERECEK
The New York Times'ın haberine göre, soruşturma kapsamında Türkiye ziyaretine katılan çok sayıda hükümet yetkilisinin ifadesine başvuruldu. Yetkililerden bazılarından cep telefonlarını inceleme amacıyla teslim etmeleri istenirken, Trump'a seyahati boyunca eşlik eden Gizli Servis personelinin de ifade vermesi bekleniyor.
Gizli Servis yönetimi ise personeline gönderdiği kurum içi talimatta, soruşturmayla ilgili dışarıdan gelebilecek tüm taleplerin kurum avukatlarına yönlendirilmesini istedi. Böylece yürütülen incelemenin kontrollü ve hukuki çerçevede sürdürülmesi amaçlanıyor.
TARTIŞMALAR TÜRKİYE ZİYARETİ SONRASI ALEVLENDİ

Soruşturmanın fitilini, yeni Air Force One'ın mevcut başkanlık uçağında bulunan bazı kritik savunma ve koruma sistemlerine sahip olmadığı yönündeki haberler ateşledi. Bu iddiaların kamuoyuna yansımasının ardından, güvenlik altyapısına ilişkin hassas bilgilerin kim ya da kimler tarafından medyaya aktarıldığı araştırılmaya başlandı.
Trump, geçen hafta NATO toplantısı için Türkiye'ye Katar'ın hibe ettiği Boeing 747-8 tipi yeni Air Force One ile gelmişti. Ancak dönüş yolculuğunda Gizli Servis'in güvenlik değerlendirmesi doğrultusunda yeni uçak yerine eski Air Force One'ın kullanılması dikkat çekmiş ve güvenlik tartışmalarını daha da alevlendirmişti.
SORUMLULAR YASAL YOLLARLA TESPİT EDİLECEK
Haberde, FBI Direktörü Kash Patel'in soruşturmayı doğrudan Beyaz Saray'dan yönettiği, bu nedenle daha önce planlanan Chicago programını da iptal ettiği aktarıldı. Beyaz Saray ise yaptığı açıklamada, başkanlık uçağının güvenlik sistemlerine ilişkin bilgilerin kamuoyuna sızdırılmasının yalnızca Başkan Trump'ın değil, beraberindeki görevliler ile seyahati takip eden basın mensuplarının güvenliğini de riske attığını belirterek, sorumluların yasal yollarla tespit edileceğini vurguladı.
NYT MUHABİRLERİNE CELP

Soruşturma yalnızca kamu görevlileriyle sınırlı kalmadı. ABD yönetimi, geçen hafta The New York Times muhabirlerine büyük jüri önünde ifade vermeleri için celp gönderdi. Gazete yönetimi ise gazetecilerin haber kaynaklarını koruma hakkının ihlal edildiğini savunarak söz konusu celplerin iptali için mahkemeye başvurdu.
Vekâleten Adalet Bakanlığı görevini yürüten Todd Blanche, gazetecilere gönderilen celpleri bizzat onayladığını açıklarken, muhabirlerin soruşturmada "maddi tanık" statüsünde değerlendirildiğini söyledi. Blanche, amaçlarının ulusal güvenliği ilgilendiren gizli bilgilerin kim tarafından basına sızdırıldığını ortaya çıkarmak olduğunu ifade etti.
MUHALEFET ELEŞTİRDİ
Soruşturmanın kısa sürede genişletilmesi Washington'da siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi. Demokrat senatörler, gazetecilere evlerinde celp tebliğ edilmesini ve basın mensuplarının soruşturmanın odağına yerleştirilmesini sert şekilde eleştirirken, Manhattan ABD Savcısı Jay Clayton ise yürütülen sürecin ifade özgürlüğüne saygı gösterilerek ve yasal sınırlar içinde sürdürüldüğünü savundu.