Bankaların kredi faizlerinde tarihî zirveleri görmesi ve kredi onay süreçlerinin zorlaşması, vatandaşın konut ve otomobil alımında rotayı alternatif modellere çevirmesine sebep oldu. İhtiyaç, taşıt ve konut kredilerinde bankaların yıllık maliyet oranlarının yüzde 70 ile yüzde 80 bandına dayanması tüketiciyi kilitlerken, bu devasa finansman boşluğunu tasarruf finansman şirketleri doldurdu.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) denetimindeki faizsiz finansman sektörü, bu tablo içerisinde finansal sistemin ana akım oyuncularından biri hâline geldi.
1,3 MİLYON KİŞİYE ULAŞTI
Sektör, büyüme ivmesini 2026 yılının ilk çeyreğinde de rekor seviyelere taşıdı. Finansal Kurumlar Birliği (FKB) verilerine göre, sektörün aktif büyüklüğü geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 198’lik devasa bir artışla 380 milyar TL seviyesine yükseldi. Vatandaşın yoğun ilgisiyle sistemdeki toplam alacak büyüklüğü yıllık bazda yüzde 363 artarak 176 milyar TL’ye ulaştı. Sisteme dâhil olan toplam müşteri sayısı ise yüzde 112’lik artışla 1 milyon 337 bin kişiyi aştı.
Sadece yılın ilk üç ayında gerçekleşen yeni sözleşme büyüklüğü 354 milyar TL seviyesini gördü.

MEMUR VE BEYAZ YAKALI AKINI
Pazardaki bu hacim patlaması, sektörün müşteri profilinde de radikal bir değişimi beraberinde getirdi. Geçmiş yıllarda ağırlıklı olarak faiz hassasiyeti bulunan kesimin tercihi olan sistem bugün memurlar ve beyaz yakalıların da tercihi hâline geldi: Bunda 2021 yılında hayata geçirilen BDDK regülasyonları da etkili oldu.
YÜZDE 60’I KONUT ALIMINA GİDİYOR
Toplanan fonların ve yapılan sözleşmelerin sektörel dağılımına bakıldığında, talebin yüzde 60 oranında konut, yüzde 40 oranında ise taşıt alımlarında yoğunlaştığı görülüyor. Yılın ilk çeyreğinde sektörün elde ettiği
bu finansman hacmi, 26,9 trilyon TL seviyesini aşan toplam nakdi kredi hacmi içindeki payını da her geçen gün daha anlamlı bir noktaya taşıyor.