Ana içeriğe geç

Sağlık-İş’ten Ege Üniversitesi Hastanesinde eylem: 'İşçiler kuralsız çalışma koşullarına mahkum ediliyor'

Sağlık-İş Sendikası, Ege Üniversitesi Hastanesi’nde işçilerin keyfi tutanaklar, TİS’e aykırı uygulamalar ve baskılarla karşı karşıya bırakıldığını açıkladı.

Sağlık-İş’ten Ege Üniversitesi Hastanesinde eylem: 'İşçiler kuralsız çalışma koşullarına mahkum ediliyor'
Evrensel
16

İzmir- Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası (Sağlık-İş), Ege Üniversitesi Hastanesi yönetiminin işçileri keyfi tutanaklarla bastırmasına, sendikanın görüşme talebine yanıt vermemesine, toplu iş sözleşmesine aykırı davranmasına ve çalışma koşullarındaki eksikliklere ilişkin hastane bahçesinde basın açıklaması düzenledi. Başhekimlik önünde bir araya gelen işçiler sık sık “Susma sustukça sıra sana gelecek”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız” ve “Direne direne kazanacağız” sloganlarını attı. Basın metnini Sağlık-İş Sendikası İzmir Şubesi Mali Sekreteri Nazım Özkan okudu.

İşçilerin, haklarını hiçbir zaman lütuf olarak almadıklarını söyleyen Özkan, “Bugüne kadar elde ettiğimiz her kazanımın arkasında birlik, dayanışma ve mücadele vardır. Geçmiş dönemlerde ödenmeyen alacaklarımız için burada defalarca sesimizi yükselttik. Yetkililer tarafından iddialarımız yalanlandı. Ancak zaman, haklı olanın emekçiler olduğunu gösterdi. Yapılan soruşturmalar sonucunda yalnızca işçilerin değil, birçok kişinin hakkının farklı alanlarda kullanıldığı ortaya çıktı” dedi.

“Yönetimler değişiyor, işçinin sorunu değişmiyor”

Yönetimler değişse de işçilerin sorunlarının değişmediğini belirten Özkan, “Toplu İş Sözleşmesi’ne aykırı uygulamalar var diyoruz, İş Kanunu’na aykırı işlemler var diyoruz, yanlış yapılıyor diyoruz. Aldığımız cevap ise ‘dava açabilirsiniz’ oluyor. Evet, dava açacağız. Hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız. Kazanacağımızı siz de biliyorsunuz. Ancak kaybedilen davaların bedelini kurum değil, yanlış kararları alanlar ödemelidir. Kişisel inatlar ve keyfi uygulamalar nedeniyle Ege Üniversitesi’nin zarara uğratılmasını istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Disiplin süreçlerinde savunmalar dikkate alınmadan, yalnızca tutanaklara dayanılarak cezalandırma anlayışının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Özkan, “İşçiyi peşinen suçlu gören bir yaklaşım, çalışma barışına zarar vermektedir. Defalarca dile getirdiğimiz gibi; destek personeli destek hizmetlerini, temizlik personeli ise temizlik hizmetlerini yürütmelidir. Bu konuda yöneticilerle yapılan görüşmelerde mutabakat sağlanmasına rağmen daha sonra farklı talimatlar verilmesi çalışanlar arasında belirsizlik ve huzursuzluk yaratmaktadır” diye konuştu.

“Tehditlere, tutanaklara ve baskılara boyun eğmeyeceğiz”

Tehditlerle, tutanaklarla ve baskılarla yönetilmeyi kabul etmediklerini söyleyen Özkan, bir diğer önemli konunun ise meslek kodları olduğunu ekledi. Özkan, “Geçmiş dönemde yapılan şikayetler sonucunda müfettiş incelemeleriyle çok sayıda çalışanın meslek kodu düzeltilmiş, ancak daha sonra çalışanların bilgisi ve onayı dışında yeniden değiştirilmiştir” diye konuştu.

Buradan tüm emekçilere çağrıda bulunan Özkan, “Meslek kodunuzun hatalı olduğunu düşünüyorsanız Alo 170 üzerinden başvuruda bulunarak müfettiş incelemesi talep edin. Hiç kimse sizin rızanız olmadan meslek kodunuzu keyfi şekilde değiştiremez. Eğer hastane yönetimi bizi yalnızca temizlik personeli olarak görmek istiyorsa bunu açıkça söylesin. Ancak herkes şunu bilmelidir ki destek personeli ile temizlik personelinin görev tanımları farklıdır. Her çalışan kendi işini yapmalıdır. Bu konu bizim açımızdan tartışmaya kapalıdır” dedi.

“Çalışma koşullarına ilişkin ciddi eksikler var”

Çalışma koşullarına ilişkin ciddi eksikliklerin olduğunu belirten Özkan, “Hâlâ personel dinlenme alanı bulunmayan klinikler vardır. Çalışanların temel ihtiyaçlarına yönelik talepleri uzun süre karşılanmamaktadır. Buna karşın emekçilerin izin haklarını kullanmaları dahi sorun haline getirilmektedir” ifadelerini kullandı.

Çalışanına karşı baskıcı değil, çözüm odaklı davranan yöneticiler görmek istediklerini belirten Özkan, “Bizler emeğe saygı gösterilen, hukukun üstünlüğünün esas alındığı, çalışma barışının korunduğu bir kurum istiyoruz. Bugüne kadar mücadele ederek kazandığımız haklarımızın geriye götürülmesine izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

Açıklamanın ardından söz alan Sağlık-İş Sendikası İzmir Şube Başkanı Özgür Arslan, “İşçinin alın terini kim çaldıysa onun karşısında durmaya devam edeceğiz. Bunu da işçinin emeğini yok saymaya çalışan bu hastanede sendika var, toplu sözleşme var. Gelin masada sorunlarımızı çözelim dememize rağmen iş barışını bozan bir anlayışla karşı karşıyayız. Bugün bir arkadaşımız yanımıza ayağı aksayarak geldi. Beden gücümüzü de sömürüyorlar. Biz bunlara izin vermeyeceğiz. Kurallı çalışma olmadığı sürece eylemlerimize devam edeceğiz” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler