TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte Baltık bölgesinde güvenlik endişelerinin zirve yaptığına işaret ederek, Avrupa ülkesinin hava sahası güvenliğinin tamamen Türk F-16'ları ve AWACS uçaklarına emanet edildiğini duyurdu.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Estonya'nın başkenti Tallinn'de Türkiye'nin NATO'nun askeri ve lojistik kapasitesine önemli katkılar sunduğunu açıkladı.
Tallinn Büyükelçiliği'nde TBMM heyeti onuruna verilen davette konuşan Oktay, transatlantik ittifakı içinde yaşanan çatlaklara ve küresel krizlere dikkat çekerken, Türkiye'nin hava ve deniz operasyonlarında müttefiklerine öncülük ettiğini hatırlattı.
"HAVA POLİSLİĞİNDE LİDERLİĞİ ÜSTLENDİK, F-16'LAR ESTONYA'DA"
Türkiye'nin Baltık bölgesindeki güvenlik mimarisinde üstlendiği kritik rolleri detaylandıran Fuat Oktay, şöyle konuştu:
"Türkiye olarak bölgede, bu krizler çerçevesinde 'Hava Polisliği' diye ifade ettiğimiz NATO'nun hava polisliğinde aslında şu anda yine bir liderliği almış durumdayız. Gönüllüler koalisyonu var, orada da yine özellikle deniz boyutunda komutayı alma durumundayız. Aynı zamanda NATO Kosova Gücü’nde (KFOR) ikinci defa komutayı almış durumdayız. F-16'lar dâhil 2026'da Estonya'da, AWACS'lar dahil yine bölgede görevlendirmiş durumdayız. 2027'de yine bu görevlendirme Romanya boyutunda da devam edecek."
"TRANSATLANTİK KRİZİNDEN SONRA TÜRKİYE'DEN BEKLENTİLER YOĞUNLAŞTI"
Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte Baltık ülkelerinde güvenlik endişelerinin zirve yaptığını ve ABD'nin kendi iç sorunları nedeniyle bölgede bir panik havasının hakim olduğunu aktaran Oktay, Türkiye'nin hem Rusya hem de Ukrayna ile güvene dayalı konuşabilen tek aktör olarak öne çıktığını söyledi. Bu çerçevede Türkiye, Litvanya, Letonya ve Estonya arasındaki "Dörtlü Zirve" mekanizmasının kritik bir işlevi olduğunu kaydeden Oktay, müttefiklik ilişkilerini sadece güvenlik değil, ekonomik ve savunma sanayii alanlarına da yaymak istediklerini belirtti. Estonya ile kara araçları anlaşmaları başta olmak üzere 600 milyon doları aşan bir ticaret hacmine ulaşıldığını ifade eden Oktay, Türk savunma firması ARCA’nın Estonya'da 2028'de tamamlanması planlanan 300 milyon dolarlık mühimmat üretim yatırımı için nihai kararın alındığını yineledi.
Türkiye'nin 7-8 Temmuz'da ev sahipliği yapacağı NATO Zirvesi'ne de değinen Oktay, Tallinn'deki görüşmelerin bu zirveye bir ön hazırlık niteliği taşıdığını ifade etti. İttifak içindeki derin çatlaklara dikkat çeken Komisyon Başkanı, şu değerlendirmede bulundu:
"NATO zirvesinde savunma alanındaki hem yeteneklerin hem kabiliyetlerin geliştirilmesi, savunma harcamalarının artırılmasıyla alakalı bir önceki Vilnius toplantısında alınan yüzde 5'e çıkma çerçevesinde bunun nasıl olabileceğiyle alakalı bir altyapının oluşturulması gündemimizde olacak. Ama hepsinin ötesinde İran kriziyle başlayan, İran'daki savaşla başlayan özellikle NATO müttefikleri arasında, ABD ve Avrupa'daki müttefiklere baktığımızda ciddi bir kırılma söz konusu. Türkiye'deki zirve bu anlamda kritik bir dönüm noktasını teşkil edecek, öyle gözüküyor."
Mevcut küresel yönetim mekanizmalarının işlevini yitirdiğini belirten Fuat Oktay, parlamenter diplomasi kanallarıyla yeni bir dünya düzeninin parametrelerini tartışmaya açtıklarını söyledi. Dünyanın uluslararası hukukun ve güvenin tamamen yok olduğu sert bir çatışma döneminden geçtiğini ifade eden Oktay, "Burada yeni bir sistem kurulurken bu yeni sistemin kutup başlarından birisi olma hedefi var diyoruz Türkiye'nin. Ama aslında Türkiye halihazırda kutup başıdır" diyerek Ankara'nın küresel düzendeki ağırlığına işaret etti.
Fuat Oktay başkanlığındaki Meclis heyetinde AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören, CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı ve MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir yer alıyor. Heyet, temasları kapsamında Estonya Dışişleri Komisyonu ile heyetler arası görüşmeler gerçekleştirecek, siber güvenlik şirketi CyberExer'ı ziyaret edecek ve yarın Estonya Dış İstihbarat Birimi'nin güvenlik brifingine katılacak.