Ana içeriğe geç

Acar: Birbirini tanımayan oyuncularla bu kadar futbol!

Spor Ekonomisti Doruk Acar, Avrupa’daki gurbetçilerden oluşturulan milliler ile altyapıdan yetişen ve birbirini tanıyan 2002 kadrosunu kıyasladı. “Birbirini tanımayan futbolcularla takım olamazsınız!

Acar: Birbirini tanımayan oyuncularla bu kadar futbol!
Kanal 6
16
2026 FIFA'nın açıkladığı verilere göre organizasyonun ekonomik büyüklüğü 9 milyar dolara ulaşırken, son dört yılda elde edilen toplam gelir ise 13 milyar doları buldu. Uzmanlar, bu büyümenin arkasında 48 takımlı yeni format ve ABD, Kanada ile Meksika'nın ev sahipliğini gösteriyor. FIFA'NIN DÖRT YILLIK GELİRİ 13 MİLYAR DOLARA ÇIKTI FIFA'nın açıkladığı verilere göre 2023-2026 dönemini kapsayan dört yıllık gelir döngüsü 13 milyar dolara ulaştı. Bir önceki dönemde bu rakam 7,3 milyar dolar seviyesindeydi. Böylece FIFA'nın gelirlerinde yaklaşık yüzde 80'e yaklaşan artış yaşandı. Bu gelirin yaklaşık 9 milyar dolarlık bölümünün ise 2026 FIFA Dünya Kupası organizasyonundan elde edilmesi bekleniyor. 48 TAKIMLI DÜNYA KUPASI FUTBOL EKONOMİSİNİ BÜYÜTTÜ Kanal 6 Dijital’in konuğu ve Spor Ekonomisti Doruk Acar, gelir artışının en önemli nedenleri arasında Dünya Kupası'nın ilk kez 48 takımla oynanmasını ve organizasyonun ABD, Kanada ile Meksika'da düzenlenmiş olmasını gösteriyor. Son 10 yıllık süreçte Dünya Kupası'nın oluşturduğu ekonomik değer yaklaşık 2,5 kat artarken, futbol organizasyonlarının küresel ekonomideki etkisi de her geçen yıl büyüyor. Futbol ekonomisi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyürken, Türk milli takımı, 2002 yılındaki seviyesinden uzakta görünüyor. Acar, bu durumun arkasında aynı futbol kültüründe yetişmiş ve birbirini çok iyi tanıyan 2002 kadrosuna karşın, gurbetçilerden oluşan 2026’nın dağınık futbol takımını gösteriyor. KADRO DEĞERİ BAŞARIYI BELİRLEDİ Acar, turnuvada yarı finale yükselen İngiltere, Fransa, İspanya ve Arjantin'in aynı zamanda piyasa değeri en yüksek milli takımlar arasında bulunmasına dikkat çekti. “Futbol sürprizlere açık bir oyun olsa da, uzun vadede kadro değeri yüksek takımlar başarıya daha yakın.” Acar, genel kaidelere karşın, Yeşil Burun Adaları gibi küçük nüfuslu ülkelerin turnuvada ortaya koyduğu performansı önemli bir sürpriz olarak değerlendirirken, Türkiye ve Uruguay’ı ise kadro değerlerine rağmen beklentilerin altında kalan ülkeler arasında gösteriyor. PORTEKİZ VE NORVEÇ MODELİ ÖRNEK GÖSTERİLİYOR Futbolda sürdürülebilir başarının yalnızca nüfusla açıklanamayacağına dikkat çeken Acar, Portekiz ve Norveç gibi ülkelerin altyapı sistemlerini örnek gösteriyor. “Bu ülkelerde çocuk yaşta başlayan yetenek taramaları, modern futbol akademileri, bilimsel antrenman yöntemleri, beslenme programları ve genç futbolculara erken yaşta profesyonel liglerde forma verilmesi sayesinde sürekli üst düzey oyuncular yetiştiriliyor.” TÜRKİYE NEDEN AYNI BAŞARIYI YAKALAYAMIYOR? Acar’a göre Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri, altyapıdan elit seviyeye oyuncu yetiştirme konusunda sürdürülebilir bir sistem kuramaması. “Yaklaşık 5 milyon Türk'ün yaşadığı Avrupa ülkelerinde milli takım seviyesinde çok sayıda futbolcu yetişirken, 85 milyondan fazla nüfusa sahip Türkiye'nin aynı üretkenliği sağlayamıyor.” Bu durum yalnızca teknik eğitimle değil; altyapı planlaması, oyuncu gelişimi, gençlere fırsat verilmesi, beslenme, spor psikolojisi ve profesyonel futbol kültürüyle de doğrudan bağlantılı nitelendiriliyor. GENÇ FUTBOLCULAR GEÇ KEŞFEDİLİYOR Avrupa'da birçok futbolcu 16-17 yaşında üst düzey liglerde düzenli forma şansı bulurken, Türkiye'de aynı yaş grubundaki oyuncuların hâlâ "gelecek vadeden genç yetenek" olarak değerlendirilmesi gelişim sürecini olumsuz etkiliyor. Doruk Acar, Kerem Aktürkoğlu örneğini de bu sorunun önemli göstergelerinden biri olarak gösteriyor. Milli futbolcunun profesyonel seviyeye geç ulaşması, benzer yetenekte birçok oyuncunun sistem dışında kalmış olabileceği yönündeki tartışmalara kanıt olarak sunuyor. SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ ÇAĞRISI Acar, Türkiye'nin dönemsel başarılar yerine uzun vadeli ve sürdürülebilir bir futbol modeli oluşturması gerektiğinin altını çiziyor. 2002 Dünya Kupası'nda elde edilen üçüncülüğün, yıllarca birlikte oynayan ve aynı futbol kültürü içerisinde yetişen oyuncu grubunun ürünü olduğunu anımsatan Acar, benzer bir altyapı sisteminin yeniden kurulmasının Türk futbolunun geleceği açısından kritik önem taşıdığını kaydediyor.
Kaynağa Git

İlgili Haberler