Ana içeriğe geç

Bodrum’un 7 köyü üçüncü kez kazandı: RES projesi yargıdan bir kez daha döndü

Bodrum’da 7 köyü ve çok sayıda doğal yaşam alanını etkilemesi planlanan Güllük Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesine ilişkin ÇED olumlu kararı Danıştay tarafından bir kez daha iptal edildi.

Bodrum’un 7 köyü üçüncü kez kazandı: RES projesi yargıdan bir kez daha döndü
Evrensel
16

Bodrum’un yedi köyünü ve çok sayıda doğal yaşam alanını etkileyecek Güllük Rüzgar Enerji Santrali (RES) ve Enerji İletim Hattı Projesine ilişkin yürütülen hukuk mücadelesinde köylüler bir kez daha kazandı. Danıştay, Muğla 1. İdare Mahkemesinin proje için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararını iptal eden hükmünü onadı. Böylece aynı proje kapsamında üçüncü kez yargı, köylüler ve yaşam savunucuları lehine karar vermiş oldu.

Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Güvercinlik Mahallesi ile İzin Tepe, Moralinci Tepe, Sivri Tepe, Ardıç Tepe, Yılanlı Tepe, Küçüktırman Tepe, Düz Tepe, Denizgören Tepe ve Kocasarnıç Tepe mevkilerinde yapılması planlanan 8 türbinli, 33 megavat kapasiteli Güllük Rüzgar Enerji Santrali ile 4,5 kilometrelik enerji iletim hattı projesine karşı köylülerin yıllardır sürdürdüğü hukuki mücadele Danıştay kararıyla bir kez daha sonuç verdi.

Danıştay Dördüncü Dairesi, Muğla 1. İdare Mahkemesinin projeye ilişkin “ÇED Olumlu” kararını iptal eden hükmünü onayarak, projenin çevresel etkilerine ilişkin yargının daha önce verdiği iptal kararını hukuka uygun buldu.

“Sekiz yıldır aynı projeye karşı mücadele ediyoruz”

Kararın ardından Muğla Adliyesi önünde açıklama yapan köylülerin avukatı ve çevre aktivisti Av. Remzi Kazmaz, mücadelenin yaklaşık sekiz yıldır sürdüğünü belirtti.

Daha önce de iki kez Muğla İdare Mahkemesinde davayı kazandıklarını hatırlatan Kazmaz, şirketin yeniden “ÇED Olumlu” kararı alarak projeyi hayata geçirmek istediğini söyledi.

Yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını vurgulayan Kazmaz, itirazlarının projelerin konumuna yönelik olduğunu ifade etti. Rüzgar enerji santrallerinin ormanlara, zeytinliklere ve köylülerin yaşam alanlarına kurulmasına karşı çıktıklarını dile getiren Kazmaz, farklı alanların tercih edilmesi halinde buna itiraz etmeyeceklerini söyledi.

Projelerin “kamu yararı” gerekçesiyle yürütüldüğünü ancak uygulamada doğal alanların ve köylülerin topraklarının zarar gördüğünü savunan Kazmaz, “Biz köylüler olarak yaşam alanlarımızın üzerinde RES istemiyoruz. Zeytinliklerimizin üzerinde RES kurulmasını istemiyoruz. Bodrum’un bir RES çöplüğüne dönüşmesini istemiyoruz” dedi.

“Bu yalnızca enerji davası değil”

Danıştay kararının yalnızca bir çevre davasının sonucu olmadığını belirten Kazmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Muğla 1. İdare Mahkemesinin ‘ÇED Olumlu’ kararını iptal eden kararı Danıştay tarafından onandı. Böylece aynı bölgede, aynı anlayışla yürütülmek istenen proje için üçüncü kez hukuk, köylüleri ve yaşam alanlarını savunanları haklı buldu. Bu dava yalnızca bir enerji davası değildir. Bu dava; Bodrum’un ormanlarını, sulak alanlarını, kuşlarını, yarasalarını, köylerini, toprağını ve geleceğini savunma davasıdır.”

“Yenilenebilir enerjiye değil, yaşam alanlarının tahribatına karşıyız”

Kimsenin yenilenebilir enerjiye karşı olmadığını ifade eden Kazmaz, RES projelerinin kamu yararı gözetilmeden doğal yaşam alanlarına yönlendirilmesine itiraz ettiklerini söyledi.

“RES adı altında Bodrum’un en değerli topraklarına göz dikilmesine, kamu yararı taşımayan projelerle rant kapısı açılmasına izin verilemez” diyen Kazmaz, yaklaşık 12 yıldır süren mücadele boyunca köylülerin baskılarla, soruşturmalarla ve yargı süreçleriyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

“Bakanlık dördüncü kez aynı projeye onay verecek mi?”

Kararın ardından yetkililere çağrıda bulunan Kazmaz, “Üç kez kaybeden şirket dördüncü kez yine bakanlığın kapısını çalacak mı? Bakanlık bu projeye bir kez daha izin verecek mi?” diye sordu.

Mücadeleye destek veren yedi köyün muhtarlarına, köylülere, dava sürecinde yer alan yurttaşlara ve geçmiş dönemde destek veren Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’a teşekkür eden Kazmaz, “Bodrum sahipsiz değildir. Muğla sahipsiz değildir. Bu topraklar, bu ormanlar ve bu köyler sahipsiz değildir. Artık Bodrum ve Muğla’da yaşamı savunan herkesin ortak mücadeleyi büyütme zamanıdır” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler