Ana içeriğe geç

Myanmar'da korkunç bilanço: 2025 yılı çocuklar için en ölümcül yıl oldu

BM Myanmar Özel Temsilcisi Julie Bishop, Arakanlı Müslümanların (Rohingya) durumunun hala vahim olduğuna dikkati çekerek, kapsayıcı barış süreci ve siyasi çözüm olmadan Myanmar'ın sosyoekonomik koşullarının kötüleşmeye devam edeceği uyarısında bulundu.

Myanmar'da korkunç bilanço: 2025 yılı çocuklar için en ölümcül yıl oldu
Bengü Türk
16

Bishop, BM Genel Kurulunda Myanmar'la ilgili gayriresmi bilgilendirme toplantısında konuştu.

Bugün, Myanmar genelindeki son derece kutuplaşmış ve giderek daha da karamsarlaşan durumu aktaracağım.” diyen Bishop, 10 yıla yakındır süren çatışma ve kargaşadan muzdarip ülkede Arakanlı Müslümanların durumunun hala vahim olduğunu söyledi.

Bishop, “Myanmar'da ülke içindeki çok katmanlı kriz hız kesmeden devam ederken sonuçları giderek sınırlarının çok ötesine uzanıyor, bölgesel ve küresel etkileri artıyor.” ifadesini kullandı.

Görevde bulunduğu iki yıl içinde Myanmar’daki krizle ilgili BM’de ilgili birimlere ve üye devletlere defalarca bilgilendirme yaptığını anlatan Bishop, “Ne yazık ki gerçekler, Myanmar'daki koşulların kötüleşmeye devam ettiğini gösteriyor. Ülkede rekorlar tamamen yanlış nedenlerle kırılıyor.” diye konuştu.

“2025, ASKERİ DARBEDEN BU YANA MYANMAR'DA ÇOCUKLAR İÇİN EN ÖLÜMCÜL YIL OLDU”

Bishop, Myanmar’da kara mayını kaynaklı ölümlerin dünyadaki en yüksek rakamlardan biri haline geldiğine dikkati çekerek, “2025, askeri darbeden bu yana Myanmar'da çocuklar için en ölümcül yıl oldu ve hava saldırıları sivil kayıpların en büyük nedeni.” bilgisini paylaştı.

Ülkedeki sağlık sisteminin çöküşünün bölgesel salgınları tetikleme riski taşıdığına dikkati çeken Bishop, Myanmar’ın, dünyanın en şiddetli açlık çeken bölgelerinden altısı arasında yer aldığı bilgisini paylaştı.

Bishop, “3,7 milyondan fazla insan ülke içinde yerinden edilmiş, 1,6 milyon kişi de bölge geneline kaçmış durumda. Yalnızca Bangladeş, yaklaşık 1,2 milyon Rohingya mültecisine ev sahipliği yapıyor ve Cox's Bazar şu anda dünyanın en büyük mülteci kampı.” değerlendirmesinde bulundu.

Koşulların daha da kötüleşmesini önlemek için harekete geçilmesi çağrısında bulunan Bishop, “Kapsayıcı bir barış süreci ve müzakere edilmiş bir siyasi çözüm olmadan Myanmar'ın sosyoekonomik koşulları kötüleşmeye devam edecektir.” dedi.

Bishop, zorla yerlerinden edilen Rohingyalıların çoğunun neredeyse 10 yıldır vatansız olduklarını ve güvenli geri dönüşleri için hala büyük engellerin bulunduğuna işaret etti.

“ROHİNGYA KRİZİNİN 9'UNCU YILININ HİÇBİR DEĞİŞİM OLMADAN GEÇMESİNE İZİN VEREMEYİZ”

BM Genel Kurul Başkanı Annalena Baerbock da Myanmar'daki koşullar ve özellikle Rohingya halkı için durumun endişe verici olmayı sürdürdüğüne dikkati çekti.

Baerbock, ülkedeki sivillere yönelik şiddetin yoğunlaştığını belirterek, “Sadece 2025 yılında sivil hedeflere yönelik 1140 hava saldırısı düzenlendi ve çocuklar da dahil olmak üzere insanlar ayrım gözetmeksizin öldürüldü. Bu saldırılar, bu yıl da devam ediyor.” dedi.

Myanmar'ın geleceğinin, Rohingya halkının ve diğer azınlıkların ayrımcılığa, yerinden edilmeye ve güvensizliğe maruz kalmalarıyla inşa edilemeyeceğini vurgulayan Baerbock, “Rohingya krizinin 9'uncu yılının, hiçbir değişim olmadan geçmesine izin veremeyiz. Birçok çocuk, yerinden edilmeden başka bir şey bilmiyor.” diye konuştu.

Baerbock, ayrıca mayıs ayı itibarıyla Myanmar için 2026 yılındaki insani ihtiyaçlar ve müdahale planı kapsamında ihtiyaç duyulan 890 milyon ABD dolarından yalnızca yüzde 38'ine karşılık gelen 340 milyon dolarının finanse edilebildiği bilgisini paylaştı.

MYANMAR'DAKİ ASKERİ DARBE

Myanmar ordusu, 2020'deki genel seçimlerde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilim yaşanmasının ardından 1 Şubat 2021'de yönetime el koymuştu.

Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ile iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve bir yıllığına olağanüstü hal ilan etmişti.

Darbenin ve muhalefetin barışçı protestolarının kanlı şekilde bastırılmasının ardından başlayan silahlı direniş ve ülke genelindeki çatışmalar, 6 bin kişinin ölümüne ve yaklaşık 3 milyon kişinin yerinden edilmesine sebep olmuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler